<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Medikal Bilgiler ve Hastalıklar &#187; Gebelik</title>
	<atom:link href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/gebelik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.medikal-hastaliklar.com</link>
	<description>hastalıklar, medikal hastalıklar, hastalık ansiklopedisi, medikal blogunuz.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 08 Apr 2010 20:53:37 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Hamilelikte ideal kilo</title>
		<link>http://www.medikal-hastaliklar.com/hamilelikte-ideal-kilo.html</link>
		<comments>http://www.medikal-hastaliklar.com/hamilelikte-ideal-kilo.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Feb 2010 18:56:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medikal-hastaliklar.com/?p=1490</guid>
		<description><![CDATA[Çocuk sahibi olmaya karar vermeden önce ideal kilonuza gelmeniz, bebeğin sağlığı açısından önemli.Her kadın “Hamile kaldığımda çok kilo alacak mıyım, daha sonra bu kiloları verebilecek miyim?” sorusuna odaklanır. Ancak hamile kaldıklarında ideal kilolarında olup olmadıklarını pek önemsemezler. Aslında anne adayının da doğacak bebeğin de sağlığı açısından önemli unsurlardan biridir, anne adayının ideal kilosunda olmasıdır.
Hamileliğe İdeal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/wp-content/uploads/248_hamile_kilo.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1491" style="margin: 5px;" title="248_hamile_kilo" src="http://www.medikal-hastaliklar.com/wp-content/uploads/248_hamile_kilo-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Çocuk sahibi olmaya karar vermeden önce ideal kilonuza gelmeniz, bebeğin sağlığı açısından önemli.<span id="more-1490"></span>Her kadın “Hamile kaldığımda çok kilo alacak mıyım, daha sonra bu kiloları verebilecek miyim?” sorusuna odaklanır. Ancak hamile kaldıklarında ideal kilolarında olup olmadıklarını pek önemsemezler. Aslında anne adayının da doğacak bebeğin de sağlığı açısından önemli unsurlardan biridir, anne adayının ideal kilosunda olmasıdır.</p>
<p><strong>Hamileliğe İdeal Kilonuzla Başlayın, Hem Bebeğiniz Hem Siz Daha Sağlıklı Olun</strong></p>
<p>Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Asena Ayar hamileliğe kilolu ya da normal kilosunun altında başlayan anne adayları ve hamilelik döneminde normalin üzerinde kilo alan annelere bazı önerilerde bulunuyor.</p>
<p><strong>Fazla Kilo, Çocuk Sahibi Olmayı Olumsuz Etkiliyor</strong></p>
<p>Fazla kilo ile yumurtlama problemleri, kıllanma ve insülin resistansı arasında yakın bir ilişki olduğu ve bunların çocuk sahibi olmayı olumsuz etkilediği ispatlanmıştır. Öyle ki, kadında adet düzensizliği ya da yumurtlama problemleri var ise, sadece kilo vererek ve egzersiz yaparak, adetler düzenlenebilir, kiloya bağlı kan metabolizması değişiklikleri geriye döndürülebilir.</p>
<p>Hamilelik Öncesi Fazla Kilolarınızdan Kurtulun<br />
Fazla kilolu olarak hamile kalırsanız;</p>
<p>• Hamileliğiniz sırasında kronik hipertansiyona yakalanma oranınız yükselir.</p>
<p>• Preeklampsiye (hamilelik zehirlenmesi) yakalanabilirsiniz.</p>
<p>• Hamilelik şekeri riskiniz artabilir.</p>
<p>• Kilolu bebek doğurabilirsiniz.</p>
<p>• Ölü doğum gerçekleştirebilirsiniz.</p>
<p>• Yüksek olasılıkla sezaryenle doğum yapmanız gerekir.</p>
<p>• Doğum sonrası kanamalarınız, alt karın, idrar yolu, yara yeri enfeksiyonlarınızın olma olasılığı fazladır.</p>
<p>• Bebeğinizde beyin-omur-omurilik bozuklukları, karın duvarı, kalp anormallikleri ve birçok başka anormalliklerin görülme olasılıkları artabilir.</p>
<p>Bu sebeple fazla kilolu anne adaylarına, hamilelik öncesinde anne adaylarının yağdan fakir, liftten zengin diyet uygulayarak ve egzersiz yaparak kilo vermesi önerilir. Bu diyeti yaparken anne adayının doktorundan ya da bir beslenme-diyet uzmanından bilgi alması çok önemlidir. Çünkü bilinçsizce yapılan diyetler gebe kalma şansınızı azaltabilir.</p>
<p><strong>Çok Zayıf Anne Adayları da Dikkatli Olmalı</strong></p>
<p>Hamilelik döneminde kilo artışına dikkat edilmesi gerektiği gibi, hamilelikten önce de anne adayının ideal kilosunda olması oldukça önemli. Ancak sadece fazla kilolu anne adayları değil, normalin altında kiloda olan anne adayları da dikkatli olmalı. “Aşırı zayıflık da hamilelik şansını tehlikeye atıyor” bunu unutmayın! Ayrıca zayıf kadınlarda, yetersiz beslenmeye bağlı olarak vitamin ve mineral eksiklikleri sıklıkla görülür. Bu sebeple, hamile kalmaya karar vermeden 3 ay ile 1 yıl önce uygun bir beslenme programı ile ideal kilonuza ulaşın. Anne adaylarına önerimiz vücut kitle indeksleri 18,5–24,9 kg/m2 arası, yani normal kilolu olarak hamileliğe başlamalarıdır.</p>
<p><strong>Hamilelik Döneminde İki Kişilik Yemek YEME!</strong></p>
<p>Hamilelik öncesinde anne adayının ideal kilosunda olması kadar hamilelik sırasında da kontrollü yemek yemesi ve beslenmesine dikkat etmesi de çok önemlidir. Hamilelik sırasında çok ve tek taraflı beslenmekten uzak durup temel besin gruplarından gün içerisinde yeterli ve dengeli almak gerekiyor. Üstelik sanılanın aksine ‘iki kişilik’ yemek de gerekmiyor. Hamilelik sürecinde fazla kilo almayı engellemek için yapılması gereken ilk şey; hangi besinlerden ne kadar tüketeceğinizi öğrenmek.</p>
<p>Hamilelik döneminde önerilen; tüm temel besin maddelerinden yeterli ve düzenli olarak alarak ideal beslenme şeklini oluşturmaktır. Proteinler, yağlar, karbonhidratlar, vitaminler ve mineraller olarak tanımlanan temel gıdalardan dengeli bir şekilde almak hamilelik sürecinden önemlidir. Besin değeri düşük gıdaları fazlaca tüketmek, gereksiz kilo almaktan başka bir işe yaramaz. Uygun beslenme planı için doktorunuzun ya da bu konuda uzman bir diyetisyenin önerilerinden yararlanmanızda fayda var.</p>
<p>Hamilelik döneminde kişiden kişiye değişse de normal kilo alımı oranı 10 – 12 kilo arasında değişir. Ancak bu, anne adayının hamilelik öncesi kilosu ve boyu, yaşı, daha önce sahip olunan bebek sayısı, iştahı, metabolik bir hastalığının (diyabet vs.) olup olmadığı, sosyo-ekonomik ve kültürel özellikleri, günlük fiziksel aktivitesine göre değişebilir.</p>
<p><strong>“Zayıf Hamilelik” Modasını da Takip Etmemeli</strong></p>
<p>Hamilelik döneminde bilinçsizce besin değeri düşük gıdaları, aşırı şekilde tüketerek fazla kilo almak kadar, formunu kaybetmemk için az beslenmek de zararlıdır. Son yıllarda giderek yayılan zayıflama trendi, anne adaylarını da etkisi altına almaya başladı. Hamilelik sürecinde fazla kilolardan korkan anne adayları, formlarını kaybetmemek için bilinçsiz diyetler yaparak zaman zaman bebeklerinin hayatlarını tehlikeye sokabiliyor. Bebeğin büyümesi, sağlıklı olması, ruhsal, fiziksel yönden iyi gelişmesinin anne adayını sağlığı ve beslenmesiyle doğru orantılı olduğu unutulmamalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medikal-hastaliklar.com/hamilelikte-ideal-kilo.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum sonrası kilo vermeye ne zaman başlanabilir?</title>
		<link>http://www.medikal-hastaliklar.com/dogum-sonrasi-kilo-vermeye-ne-zaman-baslanabilir.html</link>
		<comments>http://www.medikal-hastaliklar.com/dogum-sonrasi-kilo-vermeye-ne-zaman-baslanabilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Feb 2010 15:20:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Soru-Cevap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medikal-hastaliklar.com/?p=1455</guid>
		<description><![CDATA[Memorial Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Gökçe Günbey, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Remzi Aydın ve Memorial Ataşehir Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Şefika Aydın, “Doğum Sonrası Kilo Verme” hakkındaki sorularımızı yanıtladı.
HAMİLELİK DÖNEMİNDE KİLO ALMA ORANI NE OLMALIDIR?
Op. Dr. Remzi Aydın: Klasik olarak &#8220;hamilelik dönemi boyunca 8 ila [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/wp-content/uploads/248_hamile_bebe.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1456" style="margin: 5px;" title="248_hamile_bebe" src="http://www.medikal-hastaliklar.com/wp-content/uploads/248_hamile_bebe.jpg" alt="" width="150" /></a>Memorial Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Gökçe Günbey, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Remzi Aydın ve Memorial Ataşehir Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Şefika Aydın, “Doğum Sonrası Kilo Verme” hakkındaki sorularımızı yanıtladı.<span id="more-1455"></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>HAMİLELİK DÖNEMİNDE KİLO ALMA ORANI NE OLMALIDIR?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Op. Dr. Remzi Aydın: </strong>Klasik olarak &#8220;hamilelik dönemi boyunca 8 ila 12 kilo alımı normaldir&#8221; dense de, Her kadının hamilelik öncesi kilosu, metabolizması ve risk faktörleri farklı olduğundan standard bir limit koymak doğru değildir. Her kadın için bireysel olarak hesaplanmalıdır. Örneğin gebelik öncesi 90 kg olan ve şeker hastalığı riski taşıyan bir gebe için bu 6 &#8211; 9 kg olabileceği gibi, çok zayıf hamile kalan için 15 &#8211; 17 kilo bile sorun olmayabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>DOĞUM SONRASINDA HASTALARIN KİLOLARIYLA İLGİLİ SAPLANTILARI OLUYOR MU?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Op. Dr. Remzi Aydın: Kadınların tabii ki fiziksel görünümleri ve kiloları ile ilgili kaygıları her zaman vardır ve olmalıdır da! Bu kendi vücudunu beğenme duygusunu beraberinde getirir. Bununla beraber gebelik döneminin çok özel ve geçici bir dönem olduğu akıldan çıkarılmamalıdır ve bu dönemde klasik güzellik ölçütlerinin geçerli olamayacağı bilinmelidir.Unutulmamalıdır ki bu dönem geçicidir ve bu dönemin sonunda çifti büyük bir ödül beklemektedir!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>DOĞUMUN HEMEN SONRASINDA ZAYIFLAMAYA BAŞLAMAK KADINI NASIL ETKİLER?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Op. Dr. Remzi Aydın: Doğumla beraber 4-6 kg arasında kilo kaybedildikten sonra, eğer doğru bir beslenme rejimi uygulanırsa düzenli bir şekilde ayda 1- 2 kg arasında verilebilir. Unutulmamalıdır ki çok az kalori almak hem loğusa sağlığı için zararlı olabilir, hem de sütün azalmasına yol açabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>ANNENİN DOĞUMUN HEMEN SONRASI DÜŞÜK KALORİLİ DİYETLER YAPMASI DOĞRU MUDUR?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Uz. Dr. Gökçe Günbey: Yeterli ve dengeli beslenme ile anne hem kendi fizyolojik gereksinimlerini karşılamakta, hem de bebeğinin fizyolojik ve psikolojik açıdan gereksinimi olan anne sütünün yeterli miktarda üretilmesini sağlamaktadır. Bu dönemde annenin hem kendi sağlığı, hem de bebeğinin sağlığı açısından daha çok enerji, protein, vitamin ve mineral alması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Emziren annelerin, emzirme dönemi boyunca günlük enerji gereksinimlerine en az 500 kalori ilave edilmesi gerekmektedir. <a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/gebelik">Gebelik</a> döneminde normalden fazla kilo alan ve gebelik öncesinde de fazla kilolu olan annelerin emzirme döneminde vitamin ve mineral alımına dikkat ederek ayda 2 kilo kadar zayıflamasında bir sakınca olmadığı ve bunun süt üretimini olumsuz etkilemediği bildirilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak emzirmenin herhangi bir döneminde günde 1500 kaloriden daha düşük diyetler asla uygulanmamalıdır. Bu seviyenin altındaki enerji alımlarının süt üretimini bozmasının yanı sıra diğer besin öğelerinde de yetersizliğe yol açabileceği bilinmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>ANNENİN BESLENMESİ SÜTÜN KALİTESİNİ ETKİLER Mİ?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Uz. Dr. Gökçe Günbey: Anne sütünün kalitesi annenin yediği gıdalardan direkt olarak etkilenmemekle birlikte, sütün miktarı annenin aldığı sıvı gıdalarla ilişki gösterebilmektedir. Anne sütünün % 80’den fazlası sudan oluşmaktadır. Bu nedenle süt miktarının yeterli olabilmesi için annenin günde en az 3 litre sıvı gıda alması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Vejetaryen diyet ile beslenen annelerde protein ve bazı vitamin eksiklikleri görülebilmekte, bu eksiklikler takviye edilmediğinde bebekte de eksikliklere yol açabilmektedir. Ayrıca annenin diyetinin kalsiyumdan fakir olması durumunda, kalsiyum anne kemiğinden alınıp süt üretimine katılmaktadır. Bu durum hem anneyi, hem de bebeğin gelişimini olumsuz olarak etkilemektedir. Emzirme döneminde annenin iyot gereksinimi de normale göre artış göstermektedir. Özellikle guatr vakalarının fazla görüldüğü bölgelerde, bebekte ve annede eksiklik olmaması için iyot gereksinimi mutlaka karşılanmalıdır. Sonuç olarak diyebiliriz ki; vitamin, mineral, protein, yağ ve karbonhidratlardan oluşan yeterli ve dengeli beslenme hem anne, hem de bebek sağlığı açısından vazgeçilmezdir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>DOĞUM YAPAN ANNELER FAZLA KİLOLARINI NE ZAMAN VERMEYE BAŞLAYABİLİR?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Dyt. Şefika Aydın: Anne sütü alan çocuk ilk 3-4 ayda normal bir gelişim göstermektedir. Dört aydan sonra büyüme hızı yavaşlamaya başlamaktadır. 6. aydan sonra da ek besin verilmeye başlanmaktadır. Ülkemizde annelerin çoğunlukla çocuklarını 1,5- 2 yaşına kadar emzirdikleri bilinmektedir. Gebeliğinde fazla kilo alan anneler hamileliğin ilk 4 ayını atlattıktan sonra toparlanma dönemi sonrası diyet yapmaya başlayabilirler.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>KİLOLARI NE KADAR SÜREDE VERMELİLER?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Dyt. Şefika Aydın: Yapılan çalışmalarda hamilelik sonrasında haftalık 0.5kg kilo kaybı annenin gereksinimlerini azaltmamakta ve süte her hangi bir etkide bulunmamaktadır. Annenin aylık vermesi uygun görülen kilo 2’dir. Toplam süreç annenin fazla kilosuna bağlıdır. Gebeliğinde 15 kilonun üzerinde alan anne ile gebelik döneminde 9-12 kg alan annenin kalan kilosunu verme süresi kişiden kişiye değişmektedir. Fakat fazla kilolarda süreci daha uzuna yaymak kiloyu korumanın en önemli adımıdır. Hızlı verilen kilo annede kas kaybına sebep olur.</p>
<p style="text-align: justify;">Yorgunluk, baş ağrısı, kan şekerinin düşmesi, stres, ağız kokusu kemik minerilizasyonunda azalma gibi birçok sağlık problemleri oluşturmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“EMZİRMEK” FORMA GİRMEK İÇİN ETKİLİ MİDİR?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Op. Dr. Remzi Aydın: Emzirmek eylemi anne için yoğun bir metabolizma artışı demektir. Bu hem bebeğe verilecek sütün içindeki maddelerin kalorisi, hem de emzirme eylemi için harcanan kalori demektir. Bu kalori harcamaları tabii ki annenin forma girişini hızlandırabilir. Sadece dikkat edilecek nokta anne sütünü çoğaltabilmek için bilinçsizce kalori alışında artışa yol açmamaktır. Yoksa süt verildiği sürece forma girmek bir yana daha da fazla kilo alımına yol açılabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>DOĞUMDAN NE KADAR SONRA SPORA BAŞLANABİLİR?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Op. Dr. Remzi Aydın: Normal doğum sonrası eğer dikiş yoksa 1. hafta sonrası spora başlanabilir.Ama annenin yoğun bir süt üretim ve yeniden yapılanma döneminden geçtiği ve çok yorgun olabileceği düşünüldüğünde ilk haftalar, günde sadece 15 dk..kadar kısa tutulabilir ve sadece karın ve kaça eklemleri ile ilgili egzersizlerle sınırlı tutulmalıdır. Çok güncel olan &#8220;Pilates&#8221; türü egzersizlerin hafif ve zorlamasız türleri özellikle faydalı olabilir. Buradaki asıl amaç bel ve kalça etrafındaki kasların forma sokulmasıdır. Sezaryen sonrası ise egzersizlere 3. haftanın sonrası başlanılmalı,6.haftanın sonrası aerobik, kalori harcamasını hızlandıracak egzersizlerle desteklenmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>EMZİREN ANNELERE BESLENME AÇISINDAN ÖNERİLERİNİZ NELERDİR?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Dyt: Sefika Aydın: Emziren anneler aşağıdaki önerilerimizi dikkate almalıdırlar.</p>
<p style="text-align: justify;">• Doğumdan sonra bebek emzirilirken gebelik öncesi döneme göre daha fazla sıvı besin alınmalıdır. Emziklilikte su metabolizmasında artış vardır. Alınan su süt salgılanmasıyla, metabolik su ise artan yiyecek alımıyla artmaktadır. Süt miktarının değişmemesi için annenin sıvı alımını arttırmak gerekir. Günlük alınan toplam sıvı miktarı yaklaşık 3000 ml olmalıdır. Bu miktar pratik ölçüler ile 12 su bardağı su, süt, ayran, hoşaf, komposto, limonata, şerbet, meyve suları şeklinde önerilmelidir. Çay, kahve gibi içeceklerin süt verimini azalttığı bilinmektedir</p>
<p style="text-align: justify;">• Kalsiyum yönünden zengin olan süt, yoğurt ve peynir belirtilen miktarlarda düzenli olarak tüketilmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">• Her gün 1 adet yumurta ve 1 porsiyon etli sebze yemeği veya kuru baklagil yenilmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">• Kuru fasulye, nohut, mercimek ve bulgur karışımı yemekleri, portakal, mandalina, domates, maydanoz, yeşil biber, taze soğan gibi C vitamini yönünden zengin sebze ve meyvelerle birlikte tüketilmelidir. Bireysel özelliklere göre gaz yapıcı besinler çıkartılabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">• Vitaminlerden zengin sebze ve meyveler diyette her öğün olmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">• Salam, sosis, sucuk gibi katkı maddesi içeren diğer hazır besinler mümkün olduğu kadar tüketilmemelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">• D vitamini besinlerde bulunmaz. Ancak güneş ışınlarının doğrudan cilde yansıması ile sağlanır. Bu nedenle emzikli anne güneşlenmeye özen göstermelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">• Yemeklerde mutlaka iyotlu tuz kullanılmalıdır. Doğal besinlerde yeterince alınmayan iyot, ancak iyotlu tuzun kullanılması ile anne sütünden bebeğe geçer.</p>
<p style="text-align: justify;">• Kuru meyveler ve kuru yemişler yoğun enerjileri yanında, demir ve kalsiyum gibi minerallerden de zengindir. Ağırlık kontrolü de yapılarak bu besinler tüketilebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">• Kansızlığa neden olduğundan yemeklerle birlikte çay içilmemelidir. Çayı kuşluk, ikindi gibi öğün aralarında, yani yemek yendikten 1-2 saat sonra açık olarak içilmeli, çaylara limon suyu eklenmelidir. İçecek olarak ıhlamur, nane, papatya, kuşburnu gibi bitki çayları tercih edilmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">• Hazır meyve suları, gazoz ve kolalı içecekler yerine taze sıkılmış meyve suları, ayran, limonata tercih edilmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">• Pekmez kan yapıcıdır, şeker boş enerji kaynağıdır. Şeker yerine tatlı olarak pekmez yenmesi kansızlığa karşı alınacak önlemlerden birisidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medikal-hastaliklar.com/dogum-sonrasi-kilo-vermeye-ne-zaman-baslanabilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelikteki ilaç kullanımı ve zararları</title>
		<link>http://www.medikal-hastaliklar.com/gebelikteki-ilac-kullanimi-ve-zararlari.html</link>
		<comments>http://www.medikal-hastaliklar.com/gebelikteki-ilac-kullanimi-ve-zararlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 2009 11:12:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medikal-hastaliklar.com/?p=1359</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, hamilelikte bilinçsizce kullanılan ilaçların bebeğin işitmesine zarar verebileceği uyarısında bulundu. Özellikle bebeklerin işitme yollarında problemlere neden olan hatalar:Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Gürkan Ünal, Gebelerin yüzde 90&#8242;ının hamilelik süresince reçeteli veya reçetesiz ilaç kullandığını, bunun da özellikle işitme yollarında problemlere neden olduğunu söyledi. Özel bir sağlık merkezinde çalışan Dr. Ünal, hamilenin bu ilaçların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 1px solid black; margin: 5px;" src="http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/669520081213091645750.jpg" alt="" width="150" />Uzmanlar, hamilelikte bilinçsizce kullanılan ilaçların bebeğin işitmesine zarar verebileceği uyarısında bulundu. Özellikle bebeklerin işitme yollarında problemlere neden olan hatalar:<span id="more-1359"></span>Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Gürkan Ünal, Gebelerin yüzde 90&#8242;ının hamilelik süresince reçeteli veya reçetesiz ilaç kullandığını, bunun da özellikle işitme yollarında problemlere neden olduğunu söyledi. Özel bir sağlık merkezinde çalışan Dr. Ünal, hamilenin bu ilaçların bir kısmını hekim takibinde, bir kısmını ise gebe olduğunu bilmediği bir zaman süresince kullandığı ağrı kesici, ateş düşürücü ve benzeri ilaçlar olduğunu kaydetti.<br />
<a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/gebelik">Gebelik</a>te ilaç alımı sorgulanırken ilaç kavramına da açıklık getirilmesi gerektiğini belirten Op. Dr. Gürkan Ünal, ilacın dozu, alınış yolu, metabolizması ve ilaçların annenin gebeliğinin hangi döneminde kullanıldığı, yapacağı zararlar açısından çok önemli olduğuna dikkat çekti. Ünal, hangi ilaçların hamilelikte sakıncalı olduğunu ise şöyle anlattı: &#8220;<a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/gebelik">Gebelik</a> sırasında kullanılan ilaçlar, taşıdıkları risklere göre kategorilere ayrılıyor. C kategorisinde biraz daha risk taşımaya başlayan, hayvan deneylerinde risk gözlenen ilaçlar yer alıyor. Bu ilaçların yaşamsal kâr-zarar hesabı yapılarak kullanılması gerek. Bilim adamlarına göre annenin hayatı ciddi tehlike arz ediyorsa, o anki hastalığı tedavi edilmediği taktirde zarar görecekse kullanılabilir. D grubunda yine risk yapacağı kanıtlanan bazı ilaçlar var. Bir de X grubu var. Yani gebelikte asla kullanılmaması gereken ilaçlar. Veya kullanıldığı dönemde asla gebe kalınmaması gereken ilaçlar.&#8221;<br />
Dr. Ünal, X grubunda yer alan ilaçların neden olduğu yan etkilerle ilgili olarak şunları dile getirdi: &#8220;Genellikle immün spesif denen bazı romatizmal hastalıklarda, kanser hastalıklarında veya immün sistemi baskılayan, kronik hastalıklara maruz kalan hastaların bu ilaçları kullanırken farkında olmadan gebe kalması durumunda, özellikle gebeliğin ilk 70 gününde (organların gelişme dönemi) kullandıysa mutlaka gebeliğin sona erdirilmesi gerekiyor. Alkol kullanımı (Fetal alkol sendromu), Talidomid, Radyoaktif iyot (Tiroit fonksiyon testlerinde), CT (Bilgisayarlı tomografi) çekilmesi, Radyasyon (Yüksek doz), Diazepam (Anksiyete ilacı) gebeliğin geç döneminde kullanılırsa, bebekte yorgunluk, aşırı tepki, titreme ve artan yeni doğan refleksleri görülür. Kanamisin, streptomisin / Sağırlığa yol açabilecek kulak anomalileri hamilelik döneminde sıkıntıya yol açacak ilaçlardır.&#8221;<br />
İŞİTME KAYIPLARI NASIL GİDERİLİR?<br />
Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Gürkan Ünal, kulağın vücutta hem işitme, hem de dengeyi sağlamakla görevli bir organ olduğunu, işitmenin olabilmesi için seslerin varlığının anlaşılması ve kelimelerin tanımlanması gerektiğine dikkat çekti.<br />
İşitme kayıplarıın kalıtımsal nedenler, annenin hamileliğinde kullandığı ilaçlar ve anne karnında alınan radyasyona bağlı olarak bebekte iç kulak hasarıyla ortaya çıkabildiğini belirten Op. Dr. Gürkan Ünal, yaşlılardaki işitme kayıplarında genellikle klasik işitme cihazlarının işe yaradığını söyledi. Erişkinlerde ani gelişimli çift taraflı sinir tipi işitme kaybı ve yeni doğmuş işitme kayıplı bebeklerde iç kulak tipi işitme kaybı tedavisinde daha farklı yöntemler benimsemek gerektiğini kaydeden Ünal, bunun da biyonik kulak uygulaması olduğunu dile getirdi. Biyonik kulağın, bir mikrofon ve kulak arkasından gelen sinyalleri dijital sinyallere çeviren bir işlemciden oluştuğunu anlatan Op. Dr. Ünal, işlemcinin bu dijital sinyalleri, bir kablo ve mıknatıs yardımıyla kafa derisi altında kemiğe açılan yuva içine yerleştirilen bilgisayar çipine ulaştırdığına işaret etti.<br />
Ameliyatla biyonik kulak yerleştirilmesinden önce ve sonra odyoloji (işitme ve konuşma bozuklukları) uzmanına ihtiyaç bulunduğunu ifade eden Ünal, &#8220;Daha sonra da hastanın konuşma gelişimi ve eğitimi için konuşma terapisti gereksinimi vardır. O güne kadar sesleri duymayan çocuğa yeni seslerin tanıtılıp, konuşmanın öğretilmesi lazımdır. Bu uzun bir süreç. Ayrıca çocuğun ve ailenin psikolojik destek görmesi için, pedagog ve psikoloğa ihtiyaç vardır&#8221; diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medikal-hastaliklar.com/gebelikteki-ilac-kullanimi-ve-zararlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
