Memorial Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Gökçe Günbey, Kadın Hastalıkları ve Do?um Uzmanı Op. Dr. Remzi Aydın ve Memorial Ata?ehir T?p Merkezi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. ?efika Aydın, “Do?um Sonrası Kilo Verme” hakkındaki soruları mızı yanıtladı.
HAM?LEL?K DÖNEM?NDE K?LO ALMA ORANI NE OLMALIDIR?
Op. Dr. Remzi Aydın: Klasik olarak “hamilelik dönemi boyunca 8 ila 12 kilo alımı normaldir” dense de, Her kadının hamilelik öncesi kilosu, metabolizması ve risk faktörleri farklı olduğundan standard bir limit koymak doğru de?ildir. Her kadın için bireysel olarak hesaplanmalıdır. Örne?in gebelik öncesi 90 kg olan ve şeker hastalığı riski ta??yan bir gebe için bu 6 – 9 kg olabilece?i gibi, çok zayıf hamile kalan için 15 – 17 kilo bile sorun olmayabilir.
DO?UM SONRASINDA HASTALARIN K?LOLARIYLA ?LG?L? SAPLANTILARI OLUYOR MU?
Op. Dr. Remzi Aydın: Kadınları n tabii ki fiziksel görünümleri ve kiloları ile ilgili kayg?ları her zaman vardır ve olmalıdır da! Bu kendi vücudunu be?enme duygusunu beraberinde getirir. Bununla beraber gebelik döneminin çok özel ve geçici bir dönem olduğu akıldan çıkarı lmamalıdır ve bu dönemde klasik güzellik ölçütlerinin geçerli olamayaca?? bilinmelidir.Unutulmamalıdır ki bu dönem geçicidir ve bu dönemin sonunda çifti büyük bir ödül beklemektedir!
DO?UMUN HEMEN SONRASINDA ZAYIFLAMAYA BA?LAMAK KADINI NASIL ETK?LER?
Op. Dr. Remzi Aydın: Do?umla beraber 4-6 kg arasında kilo kaybedildikten sonra, e?er doğru bir beslenme rejimi uygulanırsa düzenli bir şekilde ayda 1- 2 kg arasında verilebilir. Unutulmamalıdır ki çok az kalori almak hem lo?usa sağlığı için zararlı olabilir, hem de sütün azalmasına yol açabilir.
ANNEN?N DO?UMUN HEMEN SONRASI DÜ?ÜK KALOR?L? D?YETLER YAPMASI DO?RU MUDUR?
Uz. Dr. Gökçe Günbey: Yeterli ve dengeli beslenme ile anne hem kendi fizyolojik gereksinimlerini karşılamakta, hem de bebeğinin fizyolojik ve psikolojik açıdan gereksinimi olan anne sütünün yeterli miktarda üretilmesini sağlamaktadır. Bu dönemde annenin hem kendi sağlığı, hem de bebeğinin sağlığı açısından daha çok enerji, protein, vitamin ve mineral alması gerekmektedir.
Emziren annelerin, emzirme dönemi boyunca günlük enerji gereksinimlerine en az 500 kalori ilave edilmesi gerekmektedir. Gebelik döneminde normalden fazla kilo alan ve gebelik öncesinde de fazla kilolu olan annelerin emzirme döneminde vitamin ve mineral alımına dikkat ederek ayda 2 kilo kadar zayıflamasında bir sakınca olmadığı ve bunun süt üretimini olumsuz etkilemediği bildirilmektedir.
Ancak emzirmenin herhangi bir döneminde günde 1500 kaloriden daha dü?ük diyetler asla uygulanmamalıdır. Bu seviyenin altındaki enerji alımları nın süt üretimini bozmasının yanı sıra di?er besin ö?elerinde de yetersizli?e yol açabilece?i bilinmektedir.
ANNEN?N BESLENMES? SÜTÜN KAL?TES?N? ETK?LER M??
Uz. Dr. Gökçe Günbey: Anne sütünün kalitesi annenin yediği g?dalardan direkt olarak etkilenmemekle birlikte, sütün miktarı annenin aldığı sıvı g?dalarla ilişki gösterebilmektedir. Anne sütünün % 80’den fazlası sudan oluşmaktadır. Bu nedenle süt miktarı nın yeterli olabilmesi için annenin günde en az 3 litre sıvı g?da alması gerekmektedir.
Vejetaryen diyet ile beslenen annelerde protein ve bazı vitamin eksiklikleri görülebilmekte, bu eksiklikler takviye edilmediğinde bebekte de eksikliklere yol açabilmektedir. Ayrı ca annenin diyetinin kalsiyumdan fakir olması durumunda, kalsiyum anne kemişinden alınıp süt üretimine katılmaktadır. Bu durum hem anneyi, hem de bebeğin geliğimini olumsuz olarak etkilemektedir. Emzirme döneminde annenin iyot gereksinimi de normale göre artı? göstermektedir. Özellikle guatr vakaları nın fazla görüldü?ü bölgelerde, bebekte ve annede eksiklik olmaması için iyot gereksinimi mutlaka karşılanmalıdır. Sonuç olarak diyebiliriz ki; vitamin, mineral, protein, yağ ve karbonhidratlardan oluşan yeterli ve dengeli beslenme hem anne, hem de bebek sağlığı açısından vazgeçilmezdir.
DO?UM YAPAN ANNELER FAZLA K?LOLARINI NE ZAMAN VERMEYE BA?LAYAB?L?R?
Dyt. ?efika Aydın: Anne sütü alan çocuk ilk 3-4 ayda normal bir geliğim göstermektedir. Dört aydan sonra büyüme h?zı yavaşlamaya ba?lamaktadır. 6. aydan sonra da ek besin verilmeye ba?lanmaktadır. Ülkemizde annelerin ço?unlukla çocukları nı 1,5- 2 yağ?na kadar emzirdikleri bilinmektedir. Gebeliğinde fazla kilo alan anneler hamileliğin ilk 4 ayını atlattıktan sonra toparlanma dönemi sonrası diyet yapmaya ba?layabilirler.
K?LOLARI NE KADAR SÜREDE VERMEL?LER?
Dyt. ?efika Aydın: Yap?lan çalışmalarda hamilelik sonrasında haftalık 0.5kg kilo kayb? annenin gereksinimlerini azaltmamakta ve süte her hangi bir etkide bulunmamaktadır. Annenin aylık vermesi uygun görülen kilo 2’dir. Toplam süreç annenin fazla kilosuna ba?lıdır. Gebeliğinde 15 kilonun üzerinde alan anne ile gebelik döneminde 9-12 kg alan annenin kalan kilosunu verme süresi ki?iden ki?iye de?i?mektedir. Fakat fazla kilolarda süreci daha uzuna yaymak kiloyu korumanın en önemli adımıdır. H?zlı verilen kilo annede kas kayb?na sebep olur.
Yorgunluk, ba? ağrı sı, kan şekerinin dü?mesi, stres, a??z kokusu kemik minerilizasyonunda azalma gibi birçok saılık problemleri oluşturmaktadır.
“EMZ?RMEK” FORMA G?RMEK ?Ç?N ETK?L? M?D?R?
Op. Dr. Remzi Aydın: Emzirmek eylemi anne için yo?un bir metabolizma artı?? demektir. Bu hem bebe?e verilecek sütün içindeki maddelerin kalorisi, hem de emzirme eylemi için harcanan kalori demektir. Bu kalori harcamaları tabii ki annenin forma girişini h?zlandırabilir. Sadece dikkat edilecek nokta anne sütünü ço?altabilmek için bilinçsizce kalori alığında artı?a yol açmamaktır. Yoksa süt verildiği sürece forma girmek bir yana daha da fazla kilo alımına yol açılabilir.
DO?UMDAN NE KADAR SONRA SPORA BA?LANAB?L?R?
Op. Dr. Remzi Aydın: Normal doğum sonrası e?er diki? yoksa 1. hafta sonrası spora ba?lanabilir.Ama annenin yo?un bir süt üretim ve yeniden yapılanma döneminden geçti?i ve çok yorgun olabilece?i dü?ünüldü?ünde ilk haftalar, günde sadece 15 dk..kadar kısa tutulabilir ve sadece karın ve kaça eklemleri ile ilgili egzersizlerle sınırlı tutulmalıdır. Çok güncel olan “Pilates” türü egzersizlerin hafif ve zorlamasız türleri özellikle faydalı olabilir. Buradaki asıl amaç bel ve kalça etrafındaki kasları n forma sokulmasıdır. Sezaryen sonrası ise egzersizlere 3. haftanın sonrası ba?lanılmalı,6.haftanın sonrası aerobik, kalori harcamasını h?zlandıracak egzersizlerle desteklenmelidir.
EMZ?REN ANNELERE BESLENME AÇISINDAN ÖNER?LER?N?Z NELERD?R?
Dyt: Sefika Aydın: Emziren anneler aşağıdaki önerilerimizi dikkate almalıdırlar.
• Do?umdan sonra bebek emzirilirken gebelik öncesi döneme göre daha fazla sıvı besin alınmalıdır. Emziklilikte su metabolizmasında artı? vardır. Alınan su süt salg?lanmasıyla, metabolik su ise artan yiyecek alımıyla artmaktadır. Süt miktarı nın de?i?memesi için annenin sıvı alımını arttırmak gerekir. Günlük alınan toplam sıvı miktarı yakla??k 3000 ml olmalıdır. Bu miktar pratik ölçüler ile 12 su barda?? su, süt, ayran, ho?af, komposto, limonata, ?erbet, meyve suları ?eklinde önerilmelidir. Çay, kahve gibi içeceklerin süt verimini azalttı?? bilinmektedir
• Kalsiyum yönünden zengin olan süt, yo?urt ve peynir belirtilen miktarlarda düzenli olarak tüketilmelidir.
• Her gün 1 adet yumurta ve 1 porsiyon etli sebze yemeği veya kuru baklagil yenilmelidir.
• Kuru fasulye, nohut, mercimek ve bulgur karşımı yemekleri, portakal, mandalina, domates, maydanoz, ye?il biber, taze so?an gibi C vitamini yönünden zengin sebze ve meyvelerle birlikte tüketilmelidir. Bireysel özelliklere göre gaz yapıcı besinler çıkartılabilir.
• Vitaminlerden zengin sebze ve meyveler diyette her ö?ün olmalıdır.
• Salam, sosis, sucuk gibi katk? maddesi içeren di?er hazır besinler mümkün olduğu kadar tüketilmemelidir.
• D vitamini besinlerde bulunmaz. Ancak güne? ???nları nın doğrudan cilde yansıması ile sağlanır. Bu nedenle emzikli anne güne?lenmeye özen göstermelidir.
• Yemeklerde mutlaka iyotlu tuz kullanılmalıdır. Do?al besinlerde yeterince alınmayan iyot, ancak iyotlu tuzun kullanılması ile anne sütünden bebe?e geçer.
• Kuru meyveler ve kuru yemişler yo?un enerjileri yanında, demir ve kalsiyum gibi minerallerden de zengindir. Ağırlık kontrolü de yapılarak bu besinler tüketilebilir.
• Kansızlığa neden olduğundan yemeklerle birlikte çay içilmemelidir. Çayı ku?luk, ikindi gibi ö?ün araları nda, yani yemek yendikten 1-2 saat sonra açık olarak içilmeli, çaylara limon suyu eklenmelidir. İçecek olarak ?hlamur, nane, papatya, ku?burnu gibi bitki çayları tercih edilmelidir.
• Hazır meyve suları , gazoz ve kolalı içecekler yerine taze sıkılmış meyve suları , ayran, limonata tercih edilmelidir.
• Pekmez kan yapıcıdır, şeker bo? enerji kayna??dır. şeker yerine tatlı olarak pekmez yenmesi kansızlığa karşı alınacak önlemlerden birisidir.