<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Medikal Bilgiler ve Hastalıklar &#187; kadın hastalıkları</title>
	<atom:link href="http://www.medikal-hastaliklar.com/kategori/hastaliklar/kadin-hastaliklari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.medikal-hastaliklar.com</link>
	<description>hastalıklar, medikal hastalıklar, hastalık ansiklopedisi, medikal blogunuz.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 08 Apr 2010 20:53:37 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Doğum kontrol haplarına dikkat edilmeli</title>
		<link>http://www.medikal-hastaliklar.com/dogum-kontrol-haplarina-dikkat-edilmeli.html</link>
		<comments>http://www.medikal-hastaliklar.com/dogum-kontrol-haplarina-dikkat-edilmeli.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Apr 2010 20:53:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Medikal]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[MEMEDER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medikal-hastaliklar.com/?p=1533</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye Meme Dernekleri Federasyonu Başkanı ve Meme Sağlığı Derneği (MEMEDER) Tarama Merkezi Proje Koordinatörü de olan İstanbul Üniversitesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahit Özmen, kanserin en ciddi ölüm nedeni olan, görülme sıklığı hızla artan bir hastalık olduğunu söyledi.
Nükleer atıklar, genetik yapısı değiştirilmiş gıdalar ve stresin kanserin artışında önemli rol oynadığını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/wp-content/uploads/gogus.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1534" style="margin: 5px;" title="gogus" src="http://www.medikal-hastaliklar.com/wp-content/uploads/gogus.jpg" alt="" width="220" height="220" /></a>Türkiye Meme Dernekleri Federasyonu Başkanı ve Meme Sağlığı Derneği (<a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/memeder">MEMEDER</a>) Tarama Merkezi Proje Koordinatörü de olan İstanbul Üniversitesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahit Özmen, kanserin en ciddi ölüm nedeni olan, görülme sıklığı hızla artan bir hastalık olduğunu söyledi.<span id="more-1533"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Nükleer atıklar, genetik yapısı değiştirilmiş gıdalar ve stresin kanserin artışında önemli rol oynadığını ifade eden Özmen, dünyada her yıl 10 milyon insanın kanser olduğunu, bunlardan 5 milyonunun öldüğünü belirtti.</p>
<p>Özmen, ‘Kadınların uzun süre doğum kontrol hapı kullanması <a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/meme">meme</a> kanseri riskini artırmaktadır. Hiç doğurmamak, erken adet görmeye başlamış olmak, süt vermeme gibi nedenler de bu kanserin oluşumunda önemli bir faktördür. Meme kanserinden korunulması için dengeli beslenmeli ve düzenli egzersiz yapılmalıdır. Kadınlar en sık, <a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/meme">meme</a>lerinde ağrısız kitle şikayetiyle doktora gelmektedirler ama <a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/meme">meme</a> kanserinde amaç henüz hastalık belirtileri ortaya çıkmadan mamografiyle tanı koymaktır. Ülkemizde meme kanseri sıklığı hızla artarken bu konuda farkındalık oluşturulamaması hastalığın geç teşhis edilmesine, memenin alınmasına, ölüme neden olmaktadır” dedi.</p>
<p>BAHÇEŞEHİR MEME KANSERİ ERKEN TANI VE TARAMA PROJESİ</p>
<p>Prof. Dr. Özmen, Bahçeşehir Meme Kanseri Erken Tanı ve Tarama Projesi’nin Türkiye’de toplum tabanlı, 10 yıllık sürede uygulanması gereken bir proje olduğunu bildirdi.</p>
<p>Hedefin bu bölgede oturan 40-69 yaşlarındaki yaklaşık 5 bin kadını evlerinde ziyaret ederek ücretsiz dijital mamografi ve muayene yapılan <a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/memeder">MEMEDER</a>’e davet etmek olduğunu bildiren Özmen, piyasa değeri yaklaşık bin TL’yi bulan bu hizmetin ücretsiz yapılacağını ifade etti.</p>
<p><a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/memeder">MEMEDER</a>’in Başakşehir Belediyesinin arkasındaki Gelişim Akademisinde yer aldığını bildiren Özmen, burada geçen yıl bin 600 kadına dijital mamografi, bin kadına doppler ultrasonografi, 35 kadına vakumlu biyopsi, 6 kadına erken meme kanseri tanısı konularak tedavilerinin yapıldığını söyledi.</p>
<p>Yıl içinde 3 bin kadına ulaşmayı hedeflediklerini ifade eden Özmen, Başakşehir’de gerçekleştirilecek projenin Türkiye’ye örnek olacağını ve yaygınlaştırılacağını kaydetti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medikal-hastaliklar.com/dogum-kontrol-haplarina-dikkat-edilmeli.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çatlaklardan Kurtulun</title>
		<link>http://www.medikal-hastaliklar.com/catlaklardan-kurtulun.html</link>
		<comments>http://www.medikal-hastaliklar.com/catlaklardan-kurtulun.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Apr 2010 21:25:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[kadın hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[selülit]]></category>
		<category><![CDATA[slülit]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medikal-hastaliklar.com/?p=1524</guid>
		<description><![CDATA[Selülit için birçok krem ve tedavi yöntemi söz konusuyken, beyaz yol yol görünen çatlaklara hiçbir çözüm yoktu. Ta ki bugüne kadar…
Çok kilo alıp vermekten ya da doğum sonrası vücudumuzda hayatımız boyunca taşınacak izler, çatlaklar oluşur. Aynaya bakmanın kabusa dönüştüğü çatlakları artık yok etmek mümkün. Nasıl mı? Sorumuzun cevabını Epibeauty’nin sahibi Estetisyen Figen Yaşar Şen’den alacağız.
Vücut [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/wp-content/uploads/çatlaklar_200.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1525" style="margin: 5px;" title="çatlaklar_200" src="http://www.medikal-hastaliklar.com/wp-content/uploads/çatlaklar_200.jpg" alt="" width="200" height="150" /></a>Selülit için birçok krem ve tedavi yöntemi söz konusuyken, beyaz yol yol görünen çatlaklara hiçbir çözüm yoktu. Ta ki bugüne kadar…</p>
<p>Çok kilo alıp vermekten ya da doğum sonrası vücudumuzda hayatımız boyunca taşınacak izler, çatlaklar oluşur. Aynaya bakmanın kabusa dönüştüğü çatlakları artık yok etmek mümkün. Nasıl mı? Sorumuzun cevabını Epibeauty’nin sahibi Estetisyen Figen Yaşar Şen’den alacağız.<span id="more-1524"></span></p>
<p>Vücut çatlakları (striae) çatlakları nedir? Nasıl oluşur?</p>
<p>Dr. Figen Yaşar Şen: Cilt üst üste sıralanmış olan epidermis, dermis ve hipodermisten oluşur. Dermis; cildin çatışıdır, koruyucusudur. Kolajen lifler; cildin dayanıklılığını, derinliğini ve yapısal bütünlüğünü sağlar. Elastin liflerse daha incedir. Birlikte bir ağ oluşturur ve cildin elastikiyetinde önemli bir rol oynarlar. Kolajen ağlar düzensizleşir ve elastin lifler koparsa, cildi sıklaştıran tüm yapı yıkılır ve cilt yaraya benzer çizgili bir hal alır. Basit bir anlatımla, deri altındaki yağ miktarının normalden fazla artıp azalmasıyla, aynı hızda ve oranda esnemeyi başaramayan cilt yıpranır, yırtılır, ayrılır. Daha sonra bu bölgeyi vücut, onarım dokusuyla doldurmaya çalışır ve yara izi gibi (sönmüş balona benzer) izler oluşur. Bu izlere striae (çatlak) denir. Bunlar yeni oluştuklarında, derecelerine göre açık pembeden morumsu tonlara kadar değişik renklerde olup, uzun vadede beyaza yakın bir renk alırlar. Aşırı kilo alıp verme, hamilelik, ağırlık çalışan sporcularda omuz bölgesine aşırı yük binmesi, ergenlik çağında hızlı büyüme/ kortizon kullanımı, glükokortikoid hormonlar, yanlış beslenme ve bazı hastalıklar (Cushing sendromu, Marfon sendromu vb.) çatlakların oluşmasına neden olur.</p>
<p>Çatlaklar tıbbi bir sorun oluşturur mu?</p>
<p>Dr. Figen Yaşar Şen: Tıbbi bir sorun oluşturmazlar fakat kozmetik ve estetik olarak rahatsız edici bir durumdur.</p>
<p>Fazla kilo alıp vermekle oluşan çatlaklarla, hamilelik çatlaklıkları arasında bir fark var mıdır?</p>
<p>Dr. Figen Yaşar Şen: Hamilelikte genellikle beşinci aydan sonra görülmeye başlayan çatlaklar daha çok karnın alt bölgesine yerleşirler. Zamanla ve orantısız kilo alımı devam ederse bacaklarda, göğüslerde, bel çevresinde ve kollarda da oluşabilirler. Fazla kilo alıp vermedeyse durum çok farklı değildir, sadece bacak ve bel çevresindeki çatlaklar daha sık olarak görülebilir.</p>
<p>Çatlaklar kendiliğinden iyileşir mi? Güneşlenmek bir tedavi yöntemi midir?</p>
<p>Dr. Figen Yaşar Şen: Çatlaklar kendiliğinden iyileşmez, bronzlaşmakla görünürlüğü kaybolmaz; aksine açık renk kalacağı için görsel olarak daha belirgin bir hal kazanır. Ayrıca zayıflamakla da kaybolmazlar. Kalıcı çözümleri ancak tıbbi tedavi sağlayabilir.</p>
<p>Çatlakları tedavi ettiği iddiasındaki kremler ne kadar etkilidirler?</p>
<p>Dr. Figen Yaşar Şen: Kremler ancak çatlaklar oluşmadan önce kullanıldıklarında büyük ölçüde faydalı olabilirler. Çatlaklar oluştuktan sonraki dönemdeyse bu tür kremlerin çok faydası olmaz.</p>
<p>Çatlaklar nasıl tedavi edilir?</p>
<p>Dr. Figen Yaşar Şen: Hekimler tarafından uygulanan değişik tedavi yöntemleri vardır. Biz Epibeauty Güzellik Merkezi’nde yeni ve etkili bir tedavi yöntemi olan Derma-Terapi uygulayarak çok başarılı sonuçlar alıyoruz.<br />
Derma-Terapi, üzerinde 192 adet mikro iğne olan bir aparatla ciltte 1 santimetrekarede yaklaşık 300 adet mikro kanal açıp, cildin onarım mekanizmasını uyararak bu kanallar aracılığıyla büyüme faktörü, PRP plazma, biyomimetik peptitler içeren formülleri cilde zerk etme esasına dayanan bir tedavi yöntemidir. Bu maddeler hücrelerin ciltte çoğalmasını sağlamanın yanı sıra, fibroblast, kretinosit gibi hücrelerin ihtiyaç duyulan kolajen, hyalüronik asit ve elastin lifler gibi oluşumların daha fazla üretimini tetikler. Tedavi sonunda çatlakların belirginliği büyük ölçüde kaybolur. Hastada estetik kaygı oluşturmayacak düzeye gelinir. Bu tedavi yöntemi mutlaka hekim tarafından uygulanmalıdır.</p>
<p>Tedavi, çatlak sorunu olan herkese uygulanabilir mi?</p>
<p>Dr. Figen Yaşar Şen: Öncelikle tedavinin uygulanacağı hasta, uygulamayı yapacak olan hekim tarafından muayene edilir. Gebelik, diyabet ve habis hastalıklarda prensip olarak tedavi uygulanmamaktadır. Hekimin tıbbi kanaati tedavinin uygun olduğu yönündeyse, 18 yaş üstü tüm yaş gruplarına, cinsiyet ayrımı yapmaksızın uygulanabilir.</p>
<p>Bu tedavi herkeste aynı sonucu verir mi?</p>
<p>Dr. Figen Yaşar Şen: Tıpta hiçbir tedavi herkeste aynı sonucu vermez. Kişinin yaşı, kilosu, cilt tipi, genetik yapısı, kullandığı ilaçlar, beslenme şekli, yaşam tarzı ve en önemlisi çatlak oluşumundan sonra ne kadar zaman geçtiği tedavinin sonucunu doğrudan etkileyen faktörlerdir. Buna rağmen Derma-Terapi, tedavi sonucunda hemen her hastayı mutlu eden bir yöntemdir.</p>
<p>Uzun zaman önce oluşan çatlaklarla, daha yeni oluşmuş olan çatlaklar arasında uygulanan tedavi arasında bir fark var mı?</p>
<p>Dr. Figen Yaşar Şen: Yeni oluşmuş çatlakların tedavi süreci daha kısa ve hasta açısından daha az zahmetlidir. Kullanılan ilaç türleri, miktarları farklıdır ve uygulamanın seans sayısı da değişmektedir.</p>
<p>En etkili sonuç için bu seanslar ne kadar süre uygulanmalıdır?</p>
<p>Dr. Figen Yaşar Şen: Her seans 30-45 dakika sürmektedir. Hekimin muayene sonucu değerlendirmesine göre 1-2 hafta aralıklarla, 8-10 seans tedavi, çatlak tedavisinde etkilidir. Kür bittikten sonra hekimin önerisiyle 2-3 ayda, 1-2 kez yapılacak olan tedaviyle devamlılık sağlanır.</p>
<p>Seanslar sonrasında kişinin yapması ya da yapmaması gereken şeyler nelerdir?</p>
<p>Dr. Figen Yaşar Şen: Tedavi sonrasında özel bir bakım gerekmez, hasta sosyal hayatına devam edebilir. Güneş hassasiyeti yoktur. Hekimin kişiye özel önerileri olabilir.</p>
<p>Derma-Terapi’yi sadece çatlak tedavisinde mi kullanıyorsunuz?</p>
<p>Dr. Figen Yaşar Şen: Anti-aging, derin akne ve yanık izleri, göz altı morlukları, cilt lekeleri, bölgesel incelme, <a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/selulit">selülit</a> ve saç dökülmesi tedavilerinde de etkin bir şekilde kullanıyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medikal-hastaliklar.com/catlaklardan-kurtulun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İbrahim saraçoğlu vajinal akıntı için önerileri</title>
		<link>http://www.medikal-hastaliklar.com/ibrahim-saracoglu-vajinal-akinti-icin-onerileri.html</link>
		<comments>http://www.medikal-hastaliklar.com/ibrahim-saracoglu-vajinal-akinti-icin-onerileri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 10:58:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[kadın hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim saraçoğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medikal-hastaliklar.com/?p=1476</guid>
		<description><![CDATA[Prof. Dr. İbrahim saraçoğlu kadınlardaki vaginal akıntıya karşı uygulanacak soğan suyu kürünü anlattı:
Vajinal akıntıyı gidermek için soğan suyu kürü :
1 orta boy beyaz soğanı ( kırmızı ve mor soğan olmaz ) dörde bölün. önceden kaynatılmış 2 su bardağı klorsuz suya koyarak 5 dakika kaynattıktan sonra içine başka bir şey katmadan öğle ve akşam yemeklerinden önce [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. İbrahim saraçoğlu kadınlardaki vaginal akıntıya karşı uygulanacak soğan suyu kürünü anlattı:</p>
<p><strong>Vajinal akıntıyı gidermek için soğan suyu kürü :</strong></p>
<p>1 orta boy beyaz soğanı ( kırmızı ve mor soğan olmaz ) dörde bölün. önceden kaynatılmış 2 su bardağı klorsuz suya koyarak 5 dakika kaynattıktan sonra içine başka bir şey katmadan öğle ve akşam yemeklerinden önce 1 er bardak suyunu için. Kürü 15 gün uygulayıp sonlandırın.<span id="more-1476"></span></p>
<p>Soğan kürünü adet döneminde uygulamanın bir sakıncası yoktur. Ancak etki bakımından en uygun zaman adet bitiminden en erken 7 gün sonra başlamaktır.</p>
<p>Kür uygulandıktan sonra 2. adetinizi görmeden 10 gün önce tekrar 5 gün veya 7 gün bu soğan suyu kürünü uygulamalısınız. Hamile kalmak için bu soğan suyu kürünü uyguladıktan sonra kuru incir kürünü uygulamalısınız. Her iki kürü aynı anda uygulamayınız.</p>
<p><strong>Uyarı: Bu soğan suyu kürünü 15 günden fazla uygulamayın.</strong></p>
<p>Bu kürü uygulamaya başladığınızda 2. – 3. günden itibaren akıntılarınızın çözüldüğünü ve ne kadar fazlalaştığını hayretle göreceksiniz.</p>
<p>Bu kür erken menopoz , çikolata kisti, 3 cm. den küçük miyomlar, adet düzensizliği ve polikistik over şikayeti olan olan bayanlar için de mükemmel bir çözümdür. Yumurtalıklardaki kisti tamamen ortadan kaldırmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medikal-hastaliklar.com/ibrahim-saracoglu-vajinal-akinti-icin-onerileri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşırı Kıllanma</title>
		<link>http://www.medikal-hastaliklar.com/asiri-killanma.html</link>
		<comments>http://www.medikal-hastaliklar.com/asiri-killanma.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Aug 2008 10:53:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Hormon Dengesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medikal-hastaliklar.com/wordpress/?p=14</guid>
		<description><![CDATA[Aşırı kıllanma yüz, göğüs, karın, sırt, kol ve bacakların üst kısmında uzun kalın ve sert kılların çıkmasıdır. Bu durum kozmetik bir problemin yanında, aynı zamanda hormonal bir düzensizliğide gösterir. Normal Kıl Büyümesi 
Kıllar soğuk ve tahriş edici maddelere karşı koruyucudur. Her kıl derinin altında folikül adı verilen kökten büyür, ve kıl derinin üzerinde kalan kısmı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Aşırı kıllanma yüz, göğüs, karın, sırt, kol ve bacakların üst kısmında uzun kalın ve sert kılların çıkmasıdır. Bu durum kozmetik bir problemin yanında, aynı zamanda hormonal bir düzensizliğide gösterir. Normal Kıl Büyümesi <span id="more-14"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Kıllar soğuk ve tahriş edici maddelere karşı koruyucudur. Her kıl derinin altında folikül adı verilen kökten büyür, ve kıl derinin üzerinde kalan kısmı alınsada kökü durduğu sürece büyümeye devam eder. insanda doğduğunda yaklaşık 50 milyon kıl kökü vardır, ve bunların sayısı 40 yaşından sonra azalmaya başlar. Erişkinlerde iki tip kıl vardır, bunlardan birincisi ince, renksiz ve kısa olan kıllardır. Birçok kadının yüzünde, göğüslerinde ve sırtında bu tip kıllar bulunur. ikinci tür ise hem kadın hem de erkeklerin başında, koltuk altında ve genital (cinsel) bögelerinde bulunan, sert uzun ve koyu renkli kıllardır. Erkeklerin yüz ve vücutlarında bulunan kıllarda bu ikinci türdendir. Ön kol (dirseklerin altı) ve bacakların dizden aşağısındaki kılların sayısı kişilerin hormonal durumundan bağımsızdır. Bu bölgelerdeki aşırı kıllanma hastalık değildir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/hormon-dengesi">Hormon Dengesi</a> ve Tüylenmenin Belirmesi</p>
<p style="text-align: justify;">Menarş&#8217;ın (adet kanamaları) başlaması ile genç bir kızın vücudunda bir kadına özgü değişikler olur. Bunlardan en önemlisi erkeklerden farklı ve az olan tüy dağılımıdır. Bu durum büyük oranda kadına özgü hormonal denge ile kontrol edilir. Sağlıklı bir hormonal yapı için beyindeki merkezler, yumurtalıklar, tiroid ve böbrek üstü bezlerinin uyum içinde çalışması gerekir. Beyindeki hipofiz bezi salgıladığı hormonlar yolu ile yumurtalıkların, memelerin, tiroid ve böbrek üstü bezlerinin fonksiyonlarını kontrol eder. Hipofizden salgılanan iki önemli hormon vardır.</p>
<p style="text-align: justify;">FSH: (Follikül Uyarıcı Hormon) yumurtalıklarda folikül olarak adlandırılan ve içinde yumurta bulunan sıvı dolu keseciklerin gelişmesini sağlar.<br />
LH: (Luteinize Edici Hormon) gelişmiş foliküllerin çatlamasını ve yumurtaların serbestleşmesini uyarır. Bu iki hormonun uyumlu çalışması ile sağlıklı yumurta gelişimi sağlanır. Yumurtalıkların salgıladığı en önemli hormon östrojendir (kadınlık hormonu). Östrojenin kadın vücudunun gelişiminde ve fonksiyonlarının devamında yeri çok önemlidir. Östrojenin en önemli fonksiyonlarından biri vücutda kadınsı bir tüy dağılımı sağlamaktır. Menapoza yaklaşıldığında yumurtalıklardaki yumurta deposu azalmıştır. Sağlıklı yumurta gelişimi olmaz ve östrojen Salınımı azalır. Hormonların bir orkestra gibi ahenk içinde çalışması ile kadının kendine öz fonksiyonları sağlıklı ve uyum içinde devam eder. Eğer kadında kalıtsal bir problem yoksa yumurta gelişimi, adet dönemleri, kılların vücutta dağılımı, üreme, kadınsı vücut ve ses gelişimi sağlıklı olacak ve aksamayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Yüzde ve vücutta aşırı kıllanmaya neler yol açar?</p>
<p style="text-align: justify;">Genellikle aşırı kıllanma kandaki androjenlerin (erkeklik hormonları) artmasına bağlıdır. Androjenler erkeklerde daha yüksek düzeylerde olmak üzere hem erkek hemde kadında bulunan hormonlardır. Androjenler ince, zayıf ve kısa olan kılların sert, uzun kıllara dönüşmesine neden olur. Androjen düzeylerinin yükselmesine ve bunun sonucu olarak da kıllanmaya neden olan durumlar;</p>
<p style="text-align: justify;">Menapoz<br />
Bu dönemde yumurtalıklardan östrojen (kadınlık hormonu) sentezi azaldığı halde androjen sentezi devam eder, buna bağlı olarak kıllanma görülebilir.<br />
Genetik<br />
Annesinde veya büyükannesinde aşırı kıllanma olan kişilerde aynı hastalığın görülme olasılığı fazladır.<br />
İlaç yan etkileri<br />
Erkek hormonları veya androjenik özellikler gösteren ilaçlar alan kişilerde aşırı kıllanma görülebilir.<br />
Polikistik over hastalığı<br />
Overlerde birçok kist oluşur ve erkek hormonları fazla olarak üretilir. Hastalarda aşırı kıllanma, düzensiz yumurtlama, adet düzensizlikleri, kısırlık ve şişmanlık görülür.<br />
Yumurtalık Tümörleri<br />
Nadir olarakda androjen salgılayan hormonlar aşırı kıllanmaya neden olur.<br />
Adrenal (Böbreküstü Bezi) Bozuklukları<br />
Androjenler adrenal bezlerinde de üretilir. Adrenal hiperplazi (bezlerin büyümesi) durumunda fazla androjen üretilmesine ve aşırı kıllanmaya neden olur.</p>
<p style="text-align: justify;">Aşırı kıllanmanın nedeninin belirlenmesi<br />
Yapılan hormon testleri ile kandaki androjen ve diğer hormonların seviyeleri belirlenir. Ayrıca yapılan ultrason incelemesi ve özel radyolojik incelemeler ile yumurtalık veya böbrek üstü bezlerinde ki tümörler tespit edilebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Aşırı kıllanma nasıl tedavi edilebilir?</p>
<p style="text-align: justify;">Kozmetik Tedavi<br />
Tüy dökücü kimyasalların kullanımı, ağda, traş vs gibi yöntemler ile geçici olarak bu kıllardan kurtulmak mümkündür. Epilasyon kalıcı sonuç veren yöntemlerden biridir. ince elektroliz iğneleri ile kıl köküne hafif bir elektrik akımı verilir ve kıl kökü öldürülür. Hormon tedavisi görecek kişilerin epilasyonu en az altı ay sonra yaptırması uygun olur.</p>
<p style="text-align: justify;">Tıbbi Tedavi<br />
Aşırı kıllanmanın tedavisinde en sık kullanılan ilaçlar doğum kontrol haplarıdır. Bu haplardaki östrojenler karaciğerde androjenlere bağlanarak onların etkisini azaltan proteinlerin üretilmesini sağlar. Diğer bir ilaç olan Spiranolakton androjenlerin ciltteki etkisini engeller. Böbrek üstü bezlerinin hastalıklarına bağlı aşırı kıllanmanın tedavisinde kortizon kullanılır. Son yıllarda GnRH anologları denilen bir grup ilaç ile yumurtalıklardan androjen salınımı engellenerek aşırı kıllanma tedavi edilmektedir. Hormon tedavisi ile yeni kıl çıkması engellenir. Önceden çıkan kıllar hormon tedavisi ile dökülmez, tedavinin bitiminden en az altı ay sonra epilasyon uygulanarak yok edilebilir. Hormon tedavisine başlandıktan ortalama bir ila iki yıl sonra ilacın dozu azaltılarak kıllanmanın tekrarlayıp tekrarlamadığı tespit edilir ve gerekirse ilaca daha uzun süre devam edilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medikal-hastaliklar.com/asiri-killanma.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Menopoz</title>
		<link>http://www.medikal-hastaliklar.com/menopoz.html</link>
		<comments>http://www.medikal-hastaliklar.com/menopoz.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Aug 2008 10:51:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Menopoz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medikal-hastaliklar.com/wordpress/?p=13</guid>
		<description><![CDATA[Menopoz kadınlarda adetlerin kesilmesi ile başlayan dönemdir.
Menopoz öncesi dönemde yumurtalıkların fonksiyonu yavaşlayarak yumurtlama düzensizleşir ve yumurtalıklardan daha az östrojen (kadınlık hormonu) salınır. Bu değişiklik sadece üreme organlarını değil aynı zamanda tüm vücudu etkiler. Aylık adetleriniz vücudunuzu gebeliğe hazırlayan karmaşık fonksiyonların sonucudur. 
Beyniniz ve yumurtalıklarınız birlikte hareket ederek salgıladıkları hormonlar ile yumurta gelişimini sağlar. Bu hormonlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/menopoz">Menopoz</a> kadınlarda adetlerin kesilmesi ile başlayan dönemdir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/menopoz">Menopoz</a> öncesi dönemde yumurtalıkların fonksiyonu yavaşlayarak yumurtlama düzensizleşir ve yumurtalıklardan daha az östrojen (kadınlık hormonu) salınır. Bu değişiklik sadece üreme organlarını değil aynı zamanda tüm vücudu etkiler. Aylık adetleriniz vücudunuzu gebeliğe hazırlayan karmaşık fonksiyonların sonucudur. <span id="more-13"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Beyniniz ve yumurtalıklarınız birlikte hareket ederek salgıladıkları hormonlar ile yumurta gelişimini sağlar. Bu hormonlar aynı zamanda yumurtlamaya, yani yumurtanın içinde geliştiği folikülden (keseden) salınımına neden olur.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu hormonların etkisi ile gebeliğe hazırlanan ve kalınlaşan rahmin iç tabakası, gebelik oluşmadığında adet kanaması olarak dökülür.</p>
<p style="text-align: justify;">Yaş ilerledikçe yumurtalıklarda yaşlanır, 40 yaş civarında yumurtalıklar beyinden gelen hormonal sinyallere daha az cevap verir, ve daha az östrojen salgılar.</p>
<p style="text-align: justify;">Adetler düzensizleşir, ve menopoz öncesindeki bu dönemde östrojen seviyesi hızlı bir düşüş gösterir. Sonunda yumurtalıklardan yumurta gelişimi ve östrojen üretiminin durması ile adetler kesilir ve menopoz başlar.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/menopoz">Menopoz</a> başladığında artık gebelik mümkün değildir. Ortalama menopoz yaşı 51 dir ve çoğunlukla 42-56 yaşları arasında gerçekleşir. Eğer yumurtalıklar herhangi bir nedenden dolayı alınırlarsa menopoz başlar. Menopozdan sonrada östrojen seviyesi 10-15 yıl boyunca düşmeye devam eder.</p>
<p style="text-align: justify;">Östrojen seviyesi azaldığında neler olur?<br />
Östrojen vücutta birçok organ sistemini etkileyen bir hormondur. Menopozda östrojen üretiminin azalmasına bağlı olarak vücudunuzda bir çok değişiklik meydana gelir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu da çeşitli yakınmalara neden olur. Bununla birlikte uygun östrojen tamamlama tedavisi ile yakınmaların çoğu engellenebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Menopoza bağlı sık görülen yakınmalar şunlardır:</p>
<p style="text-align: justify;">Cilt ve vajendeki değişikler<br />
Menopozda eğer östrojen tedavisi uygulanmazsa cildin elastikiyeti bozulur.</p>
<p style="text-align: justify;">Östrojen eksikliği vajinal kuruluğuda yol açar. Buda cinsel aktiviteyi zorlaştırır. Vajinal kuruluk yakınması olan kadınlarda cinsel ilişki sırasında zedelenen dokulardan kanamalar olabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Mesane ve uretra (idrar kanalı ağzının) östrojen azlığından etkilenerek, sık enfeksiyon ve idrar kaçırmaya neden olabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Sıcak basmaları<br />
Sıcak basması kendini baş boyun ve göğüs cildinin kızarmasıyla belli eder. Bazen çarpıntı ve terleme bunu takip eder. Hergün birkaç kez görülebilen bu yakınmalar birkaç dakika sürer. Çoğunlukla gece görülen bu yakınmalar uykusuzluğa neden olur.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu durum gün boyunca huzursuzluk oluşturabilir. Çoğunlukla bir yıldan fazla süren sıcak basmaları beş yıldan fazla devam etmez. Östrojen tamamlama tedavisi ile bu yakınmalardan tamami ile kurtulmak mümkündür.</p>
<p style="text-align: justify;">Birçok kadın menopozda panik hali, depresyon, huzursuzluk, yorgunluk, unutkanlık ve uykusuzlukla karşılaşabilir. Çalışmalar östrojen alan kadınlarda bu bulgulara daha az rastlandığını göstermiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kalp hastalıkları<br />
Menopozdan sonra kalp hastalığı riski artar. Bunun en önemli nedeni azalmış östrojene bağlı kolesterol (özellikle düşük ağırlıklı kolesterol) seviyesinin yükselmesidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Düşük ağırlıklı kolesterol kalp hastalıkları ile ilişkilidir. Kan damarlarında yağ plakları oluşturarak tıkanıklara neden olur. Östrojen tamamlama tedavisi bunuortadan kaldırarak damar tıkanıklıklarını önler ve menopozda kalp hastalığı görülme riskini %50 azaltır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bunun yanısıra kalp hastalığı için diğer risk faktörleride araştırılmalıdır. Aile bireylerinde kalp hastalığı olması, sigara, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, şişmanlık, aşırı alkol tüketimi ve stres kalp hastalığı riskini arttırır.</p>
<p style="text-align: justify;">Kalp hastalığından korunmak için bazı öneriler şunlardır;</p>
<p style="text-align: justify;">- Tansiyonunuza düzenli olarak ölçtürün<br />
- Sigara içmeyin<br />
- Kolesterol ve doymuş yağlar içeren gıdalardan uzak durun<br />
- Kilonuza dikkat edin<br />
- Düzenli egzersiz yapın<br />
- Düzenli sağlık kontrölü yaptırın<br />
- Osteoporoz (kemik erimesi)</p>
<p style="text-align: justify;">Östrojen kalsiyum kaybını engelleyerek kemiklerin yapısını korur. 30 yaşından sonra kemiklerden kalsiyum kaybı başlar, kemikler incelir ve zayıflar.</p>
<p style="text-align: justify;">Osteoporoz denen bu süreç menopozdan sonra belirgin bir şekilde hızlanır. İleri yaşlarda kemikler zayıflar ve kolaylıkla kırılır. Kadınların hepsi menopoza girmesine rağmen bazılarında osteoporoz gelişir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ülkemizde osteoporoz gelişme riski yüksektir. Ailesinde osteoporoz olanlarda, ileri yaşda, vücut ağırlığı düşük olan kişilerde vey menopoza erken giren kadınlarda osteoporoz riski artar.</p>
<p style="text-align: justify;">Bunun yanısıra yaşam stiliniz, egzersiz yapmamak, sigara içmek, fazla kahve ve alkol almak, kalsiyumdan düşük dietle beslenmek osteoporozu arttırır. Hızlı kemik kaybı riskini belirlemek için özel bir test olmamasına rağmen kemik yoğunluğu ölçülerek kemiklerin kırılmaya ne kadar dayanıklı olduğu anlaşılabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Menopozdan sonra erken dönemde kemik kaybı hızlıdır ve östrojen tedavisi ile kemik kitlesi korunabilir. Eğer menopozdan sonra östrojen tedavisine başlamak için bir veya iki yıl beklerseniz kaybedilen kemik kitlesini yerine koymak mümkün olmaz.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu nedenle kemik kaybı bu aşamaya gelmeden östrojen tedavisine başlanması gerekir. Kemik kitlesini korumakta iki önemli faktör ise kalsiyum ve egzersizdir.</p>
<p style="text-align: justify;">45 yaş öncesinde günlük kalsiyum ihtiyacı 1 mg iken 45 yaş sonrasında bu ihtiyaç 1.5 mg&#8217;a çıkar ,östrojen alan menopozdaki kadınlarda kalsiyum ihtiyacı 1.2 mg dır.</p>
<p style="text-align: justify;">Süt ürünleri kalsiyumdan zengindir. Menopozda sadece kalsiyum alımı kemik kaybını engellemez, fakat kalsiyum östrojenle birlikte alınırsa kemik kaybı azalır. Düzenli egzersiz kemik yoğunluğunun korunmasına yardımcı olur.</p>
<p style="text-align: justify;">Yürüyüşü, jogging ve aerobik kas ve eklem hareketliliğini arttıracak ve kişinin kendini zinde hissetmesini sağlayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Östrojen tamamlama tedavisi<br />
Östrojen tamamlama tedavisinin özellikle menopozdan hemen sonra başlandığında kemik kaybını durdurduğu bilinkektedir. Östrojen aynı zamanda kalp hastalığı riskini ve menopoza bağlı diğer bulguları azaltır.</p>
<p style="text-align: justify;">Doktorunuz sizin için uygun olan östrojen dozunu ve kullanım şeklini belirler. Östrojen kullanımını sınırlayan bazı durumlar vardır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bunlar:</p>
<p style="text-align: justify;">- Meme kanseri<br />
- Rahim kanseri<br />
- Karaciğer hastalığı<br />
- Safra kesesi hastalığı<br />
- Kanın pıhtılaşma bozuklukları<br />
- Nedeni bilinmeyen vajinal kanama</p>
<p style="text-align: justify;">Bu durumlardan herhangi birisi mevcut ise menopoza bağlı bulguları tedavi etmek için doktorunuza alternatif metodları danışınız.</p>
<p style="text-align: justify;">Östrojenin yan etkileri<br />
Östrojene bağlı bulantı görülebilir. Östrojen uykudan önce alındığında veya cilde yapıştırılan tipleri kullanıldığında bu sorunla karşılaşılmaz. Östrojen kullanımı sırasında görülen diğer bir yakınma ise memelerde ki gerginliktir.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medikal-hastaliklar.com/menopoz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Myomlar</title>
		<link>http://www.medikal-hastaliklar.com/myomlar.html</link>
		<comments>http://www.medikal-hastaliklar.com/myomlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Aug 2008 10:47:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Anormal Kanama]]></category>
		<category><![CDATA[Myom tipleri]]></category>
		<category><![CDATA[Myomlar]]></category>
		<category><![CDATA[Myomlar tanı]]></category>
		<category><![CDATA[Myomlar ve düşük]]></category>
		<category><![CDATA[Myomlar ve kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Myomlar ve kısırlık]]></category>
		<category><![CDATA[Myomların dondurulması: Krioterapi]]></category>
		<category><![CDATA[Myomların Tıbbi Tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medikal-hastaliklar.com/wordpress/?p=11</guid>
		<description><![CDATA[Myomlar rahim ve rahim ağzında görülen normal dışı düz kas dokusu büyümeleridir. Myomlar rahimde, myometriumda (kas tabakası) bulunan düz kas hücrelerinin anormal büyümesi ile oluşur. Çoğu zaman birden fazla sayıda myom olur.
Myomlar her dört ila beş kadından bir tanesinde görülür. Genellikle 30-40 yaşlarında görülen myomlar, menapoz sonrasında küçülür. Myomlar çoğunlukla tedavi gerektirmez.
Bazen aşırı kanama, ağrı, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/myomlar">Myomlar</a> rahim ve rahim ağzında görülen normal dışı düz kas dokusu büyümeleridir. <a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/myomlar">Myomlar</a> rahimde, myometriumda (kas tabakası) bulunan düz kas hücrelerinin anormal büyümesi ile oluşur. Çoğu zaman birden fazla sayıda myom olur.<br />
<a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/myomlar">Myomlar</a> her dört ila beş kadından bir tanesinde görülür. Genellikle 30-40 yaşlarında görülen myomlar, menapoz sonrasında küçülür. Myomlar çoğunlukla tedavi gerektirmez.</p>
<p style="text-align: justify;">Bazen aşırı kanama, ağrı, basınç hissi, kısırlık, düşük ve erken doğuma yol açabilir. Myomların cerrahi yolla giderilmesi bu problemleri ortadan kaldırır.<span id="more-11"></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nedenleri</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Artmış östrojen düzeyi<br />
Myomların kesin nedeni bilinmemekle beraber, östrojenin (kadınlık hormonu) myomların büyümesine yol açtığı düşünülmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Gebelik sırasında daha fazla östrojen salındığından myomlarda büyüme görülür. Menapoz döneminde ise östrojen düzeyi azalır ve myomlarda küçülme görülür.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kalıtım<br />
</strong>Ailesinde özellikle anne ve anneannesinde myom olan kişilerde myom gelişme şansı fazladır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/myom-tipleri">Myom tipleri</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Myomlar genellikle rahimde, nadirende rahim boynunda görülür. Myomlar subseröz (rahimin dış tabakasında), intramural (rahimin orta tabakasında) ve submüköz (rahimin iç tabakasında) olabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bulgular<br />
</strong>Birçok myom hiç bulgu vermez. Hastaların üçte birinde anormal vajinal kanama, basınç hissi, kasık ağrısı yakınmaları vardır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/anormal-kanama">Anormal Kanama</a></strong><br />
Anormal kanama myomu olan hastalarda en çok görülen yakınmadır. Büyük myomlar rahim içinde adet döneminde dökülen yüzeyi arttırdıkları için fazla ve uzun süren adet kanamasına neden olurlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Myomların endometriuma (rahimin iç tabakasına) bası yapmasından dolayıda kanamalar görülür. Anormal kanama rahim kanseri gibi nedenlerden de oluşabileceği için hastalara detaylı inceleme yapılmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ağrı</strong><br />
Myomlar hızla büyümeye başladığında, kan akımı yetersiz kalır ve dejenere olarak yok olurlar. Bu gelişme kramp tarzında hissedilen ağrıya neden olur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Baskıya bağlı yakınmalar</strong><br />
Büyük myomlar mesane (idrar torbası), üreter (idrar yolu) ve rektum (makat) gibi organlara bası yaparak çeşitli yakınmalara neden olur. Azalan mesane kapasitesine bağlı olarak idrara sık gitme yakınması olur.</p>
<p style="text-align: justify;">Eğer myoma bağlı bası düzeltilmezse böbrekler zarar görebilir. Rahimin alt bölgesindeki myomlar kalın barsaklar ve rektuma bası yapar. Böylelikle barsak hareketleri güçleşir, kabızlık ve hemoroidler (basur) oluşabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/myomlar-ve-kisirlik">Myomlar ve kısırlık</a></strong><br />
Rahim içinde bulunan myomlar kısırlığa neden olabilir. Kısır hastaların yüzde 2-3 ünde kısırlık nedeni myomlardır.</p>
<p style="text-align: justify;">Myomlar endometriumda (rahimin iç tabakası) değişikliklere neden olduğundan, döllenen yumurtaların rahme tutunmasını engelleyebilir. Bunun ötesinde Fallop tüplerine bası yaparak, spermin yumurtaya erişmesini ve dolayısı ile döllenmeyi engeller.</p>
<p style="text-align: justify;">Myomlar çıkarıldıktan sonra elde edilen gebelik oranları hasta yaşı, gebeliğe engel olan diğer nedenlerin bulunmasına, yumurtlama durumuna ve tüplerin durumuna bağlı olmasına rağmen genellikle yüksektir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/myomlar-ve-dusuk">Myomlar ve düşük</a></strong><br />
Myomu olan kadınlarda düşük oranları %40 gibi yüksek oranlarda olabilir. Döllenme ve döllenen embryoların rahme tutunması gerçekleşse dahi gebelikte artan östrojene (kadınlık hormonu) bağlı olarak dahada büyüyen myomlar düşüklere yol açar.</p>
<p style="text-align: justify;">Endometrial doku ve rahmin kanlanmasındaki değişikliklerde erken düşüklere neden olur. Myomlar ayrıca erken doğumada neden olabilir. Myomların cerrahi ile çıkarılmasından sonra, önceden myoma bağlı düşük yapan hastaların yüzde 80&#8242;i sağlıklı çocuk sahibi olur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/myomlar-ve-kanser">Myomlar ve kanser</a></strong><br />
Myomu olan hastarda kanser gelişme riski (1/10000) onbinde birdir. Özellikle menapozdan sonra myomlarda ani büyüme görülmesi kanser şüphesini doğurur. Böyle durumlarda rahim çıkarılmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Tanı</strong><br />
Basit jinekolojik muayene ile myomların tanısı konulabilir. Myomlar erken gebelik, yumurtalık tümörleri ve barsak tümörleri ile karışabildiğinden hastalara mutlaka detaylı inceleme yapılmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Myomların tanısında aşağıdaki yöntemler kullanılır. Ultrason yüksek frekanstaki ses dalgalarını kullanarak üreme organlarının görüntülenmesini sağlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Fakat myomlar 1 cm&#8217;den küçük veya çok büyük ise ultrason ile inceleme sağlıklı sonuç vermeyebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bilgisayarlı Tomografi ile rahmin üç boyutlu görüntüsü elde edilir, myomların tanısında bu yönteme genellikle gerek duyulmaz.</p>
<p style="text-align: justify;">Magnetik Rezonans myomların tanısında nadiren başvurulan bu yöntem myomun büyüklüğü ve yeri hakkında fikir verir.</p>
<p style="text-align: justify;">Histerosalpingografi (HSG-rahim filmi) adı verilen inceleme ile rahim ve fallop tüplerine verilen özel bir boya ile bu yapılar değerlendirilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Rahim ve tüplerdeki anormalliklerin tanısına imkan veren bu yöntem ile myomlarında tanısı konur.</p>
<p style="text-align: justify;">Diagnostik Histeroskopi incelemesinde histeroskop denen teleskopik cihaz ile rahim içi değerlendirilir. Lokal anestezi altında uygulanabilen bu yöntem ile aynı zamanda myomlar çıkartılabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Diagnostik Laparoskopi ile myomların tanısı konur, ve tedavisi yapılabilir. Karından laporoskop denilen teleskopik cihaz ile girilerek pelvik yapılar değerlendirilir. Genel anestezi altında yapılan işlem esnasında histeroskopide uygulanabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Tedavi</p>
<p style="text-align: justify;">Düzenli Takip<br />
Tüm myomların cerrahi ile çıkarılmasına gerek yoktur. Ağrı, basınç hissi, düzensiz ve aşırı kanama yakınmaları olmayan hastaların düzenli kontrolleri yapılarak myom boyutları takip edilir. İleride gebelik düşünen hastalar veya menapoza girecek hastalar bu şekilde takip edilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Cerrahi<br />
Yakınmalara yol açan ve hızla büyüyen myomlar cerrahi olarak çıkarılmalıdır. Rahim bırakılarak sadece myomların çıkarıldığı ameliyatlara myomektomi denir. Myomun yeri ve büyüklüğü cerrahi işlemin tipini belirler.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Cerrahi Histeroskopi</strong><br />
Rahimde yerleşen myomlar cerrahi histeroskopi ilede çıkarılabilir. Rahme yerleştirilen histeroskop ile sadece rahim içinde yerleşen myomlar çıkarılır. İşlem basittir ve komplikasyon nadir görülür.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Cerrahi Laparoskopi</strong><br />
Cerrahi laparoskopi rahimin dış duvarında yerleşen myomların çıkarılması için uygulanabilir. İnce bir kesiden laporoskop ile karın içine girilir, ve myomlar çıkarılır. Hastalar genellikle iki gün içinde iyileşir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Laparatomi</strong><br />
Myomlar çok büyük veya çok sayıda ise diğer yöntemelere göre daha büyük bir girişim olan laparatomi uygulanabilir. Hastanın cerrahiden sonra iyileşmesi dört ila altı haftayı bulur. Laparotomi geçiren hastalar ileride doğum yaparlarsa sezeryan yapılması gerekebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Myomların çikarılması için uygulanan işlemlerin riskleri</p>
<p style="text-align: justify;">Myomektomi sırasında dikkat edilmesi gerekenler; kanamanın minimal düzeyde olması ve ileride kısırlığa yol açabilecek yapışıklıkların oluşmamasıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Myomektomi sonrasında bazı hastalarda tekrar myom oluşabilir ve ileriki yıllarda histerektomi (rahimin alınması) gerekebilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Histerektomi</strong><br />
Hızla büyüyen ve yakınmalara yol açan myomları olan, ileride gebelik düşünmeyen hastalara histerektomi (rahmin alınması) uygulanabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/myomlarin-tibbi-tedavisi">Myomların Tıbbi Tedavisi</a></strong><br />
GnRH analogları diye adlandırılan bir grup ilaç myomların boyutlarını küçültmek için kullanılabilir. Bu ilaçlar uzun süreli kullanıldığında kemik kaybına yol açar.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu ilaçlar cerrahi öncesinde myomları küçültmek için kullanılabilir. Menapoz benzeri yan etkiler oluşturan bu ilaçlar sıcak basması, vajinal kuruluk ve kemik kaybına neden olur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/myomlarin-dondurulmasi-krioterapi">Myomların dondurulması: Krioterapi</a></strong><br />
Yale Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü&#8217;nün yaptıkları bir çalışmada myomların artık ameliyatla alınmasının gerekli olmadığı, dondurularak tedavi edilebilecekleri gösterildi. Amerikan Üreme Sağlığının 1996 yılında Bostonda yapılan toplantısında bu calışmanın ilk sonuçları tebliğ edildi.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu tedavide myom üzerine özel bir prob ile ulaşılarak -196 C soğukluktaki bir sıvı nitrojen kaynağı ile myomlar dondurulabiliyor ve canlılıklarına son verilerek ufalmaları sağlanabiliyor. Bu tedavi sayesinde myomların ameliyatla alınmalarına gerek kalmıyor, kan kaybı ve ciddi ameliyat riskleri ve ameliyat sonrası yapışıklıklar gibi komplikasyonlardan kaçınılmış oluyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu çalışma halen devam etmekte. Aynı hekimler ile Cincinati&#8217;de düzenlenen 1997&#8242;deki yıllık kongrede tekrar bu konuyu tartışma imkanı bulduk ve çalışmalararının devam etmekte olduğunu, bir süre sonra tamamlanacağını ve sonuçlarının çok başarılı olduğunu öğrendik. Bakarsınız yakın bir gelecekte myomlarım ameliyatla nasıl alınacağından çok, nasıl dondurulabileceğini tartışacağız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medikal-hastaliklar.com/myomlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
