<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Medikal Bilgiler ve Hastalıklar &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.medikal-hastaliklar.com/kategori/saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.medikal-hastaliklar.com</link>
	<description>hastalıklar, medikal hastalıklar, hastalık ansiklopedisi, medikal blogunuz.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 08 Apr 2010 20:53:37 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Erken boşalma sorunu</title>
		<link>http://www.medikal-hastaliklar.com/erken-bosalma-sorunu.html</link>
		<comments>http://www.medikal-hastaliklar.com/erken-bosalma-sorunu.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Feb 2010 08:54:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[ereksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[erken boşalma]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Boşalma Sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medikal-hastaliklar.com/?p=1509</guid>
		<description><![CDATA[Erkeklerde erken boşalma sorunu yaşanlar için uzmandan bilgi. Videolu anlatımda erken boşalma sorunu yaşayan çiftler için gerekli tedavi ve bu tedavi aşamaları hakkında bilgiler veriliyor.

Alternatif:
Erken Boşalma Sorunu
Cinsel ilişkilerin en az yarısında her iki tarafın da tatmin olmasını engelleyecek kadar kısa sürede boşalmanın meydana gelmesidir. En şiddetli durumunda, ki bu nadir rastlanan bir durumdur, herhangi bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/wp-content/uploads/erken_bosalma.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1510" style="margin: 5px;" title="erken_bosalma" src="http://www.medikal-hastaliklar.com/wp-content/uploads/erken_bosalma-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Erkeklerde erken boşalma sorunu yaşanlar için uzmandan bilgi. Videolu anlatımda erken boşalma sorunu yaşayan çiftler için gerekli <a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/tedavi">tedavi</a> ve bu <a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/tedavi">tedavi</a> aşamaları hakkında bilgiler veriliyor.<span id="more-1509"></span><br />
<object id="uzmanEmbedPlayererP0QMPmIGb" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="450" height="404" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="WMode" value="Transparent" /><param name="allowNetworking" value="all" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.uzmantv.com/getswf/erP0QMPmIGb" /><param name="name" value="uzmanPlayererP0QMPmIGb" /><param name="wmode" value="transparent" /><embed id="uzmanEmbedPlayererP0QMPmIGb" type="application/x-shockwave-flash" width="450" height="404" src="http://www.uzmantv.com/getswf/erP0QMPmIGb" name="uzmanPlayererP0QMPmIGb" allowscriptaccess="always" allownetworking="all" wmode="transparent"></embed></object><br />
<strong>Alternatif:</strong><br />
<strong><a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/erken-bosalma-sorunu">Erken Boşalma Sorunu</a></strong><br />
Cinsel ilişkilerin en az yarısında her iki tarafın da tatmin olmasını engelleyecek kadar kısa sürede boşalmanın meydana gelmesidir. En şiddetli durumunda, ki bu nadir rastlanan bir durumdur, herhangi bir penil uyarı olmadan, yalnızca seksüel uyarıları düşünmek dahi ejakulasyonu tetikler. Ancak daha sık olanı vajinaya penetrasyon sırasında ya da hemen vajinaya girer girmez olanıdır.<br />
Erken boşalmadaki önemli kriter ejakulasyonun erkeğin ve partnerinin isteklerinden önce olması ve bunu seksüel ilişkilerinde sıkıntıya yol açmasıdır. Boşalmanın küçük cinsel uyarılarla ve neredeyse kontrolsüz bir şekilde meydana gelmesi, Cinsel tatminde azalma,Suçluluk, utanç ve hayal kırıklığı hissi erkekleri etkileyen en sık görülen seksüel problemdir.</p>
<p>Bazen ilk ilişkiden itibaren ortaya çıkabileceği gibi bazı durumlarda da daha önce problemi olmayan bir kişide daha sonra gelişebilmektedir.</p>
<p>Düzensiz cinsel ilişki, kişinin düzenli boşalamıyor olması burada önemli bir faktördür.Ayrıca ilişkiye verilen önem ve gerginlik yani performansın çok önemli olarak algılandığı durumlarda da ortaya çıktığı görülmektedir.</p>
<p>Kişinin ilişkiyi algılayış şekli önemlidir: İlk cinsel deneyimlerin sağlıklı olmayan ortamlarda yaşandığı durumlarda kişinin aşırı gergin ve bir performans gösterme gereği içerisinde ilişkiye yaklaştığı durumlarda erken boşlamanın sık görüldüğünü görmekteyiz.</p>
<p>Kişinin olaya verdiği değer, önemin fazla olması, yani performans anksiyetesinin yoğunluğu, düzensiz cinsel ilişki ya da nörojenik hassasiyetin varlığı <a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/erken-bosalma">erken boşalma</a>yı yaratmada önemli faktörler olarak görülmektedir.</p>
<p>Genellikle altta yatan neden psikolojik olsa da nadiren fiziksel bir neden (prostat bezi inflamasyonu veya sinir sistemi fonksiyon bozukluğu gibi) de etken olabilir:<br />
- Sempatik sinir sistemi hasarı (örneğin abdominal ameliyat sonrası) &#8211; Prostat hipertrofisi ve prostatitis &#8211; Üretrit &#8211; Diabetes Mellitus (şeker hastalığı) &#8211; Bölgesel genito-üriner hastalık &#8211; Bölgesel duyu hasarı &#8211; Polisitemi &#8211; Polinörit vb. gibi organik faktörler etkili olabilir.</p>
<p>Her yaşta olmakla beraber en çok genç erkeklerde görülür. Erken boşalma erkeğin yaşından çok seksüel deneyiminin yeni olmasından (yeni bir partner , vb) kaynaklanmaktadır.<br />
Ancak yaş ilerledikçe ikincil <a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/ereksiyon">ereksiyon</a> için gereken sürenin uzaması, tam <a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/ereksiyon">ereksiyon</a>a ulaşamamadan dolayı başvurular sıkça olmaktadır. Ereksiyon tam olamayınca <a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/erken-bosalma">erken boşalma</a> kaçınılmaz olmaktadır.<br />
Çoğu zaman evliliklerde eşler bu sorunu kabullenmiş görünür, oysa evlilik dışı bir ilişkiye girildiğinde yeni partner için bu sorun büyük paniğe yol açabilir.</p>
<p><strong>Tedavisi Nedir</strong></p>
<p>Öncelikle erkeğin psikolojik yapısını inceleyip psikosomatik bir durum var mı, yoksa uyarıyı arttıran özel bir sebep var mı, araştırılır. Önemli olan bir uzmana başvurulmasıdır. Kişinin boşalmanın kontrolünü elde etmesi için bazı ev ödevleri verilir.</p>
<p>Bu ödevler, kişinin boşalmanın kontrolünü sağlaması için kendisinin ve eşiyle beraberken yapacağı birtakım çalışmalardan, bazı egzersizlerden oluşmaktadır. İlaç <a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/tedavi">tedavi</a>leri de destek olarak verilmekle birlikte ev ödevleriyle kişinin ilaca bağımlı olmaksızın kendi başına kontrolü sağlaması amaçlanmaktadır.</p>
<p>Tedavide, kişinin olayı algılayış biçimi, partnerinin olup olmaması ve onunla beraber terapiye gelmesi çok önemlidir.</p>
<p>Cinsel tedaviler eğer kişinin başka bir kişilik veya ilişki problemi varsa uygun değildir. Öncelikle kişinin diğer problemlerinin ele alınması ve tedavisi gerekir.Çünkü bu problemler cinsel tedavide engel oluştururlar.Örneğin: kişinin depresyonu ya da partner ile bir problemi mevcut ise cinsel tedaviden önce depresyonunun ve ilişki problemlerinin düzenlenmesi gerekmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medikal-hastaliklar.com/erken-bosalma-sorunu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelikte ideal kilo</title>
		<link>http://www.medikal-hastaliklar.com/hamilelikte-ideal-kilo.html</link>
		<comments>http://www.medikal-hastaliklar.com/hamilelikte-ideal-kilo.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Feb 2010 18:56:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medikal-hastaliklar.com/?p=1490</guid>
		<description><![CDATA[Çocuk sahibi olmaya karar vermeden önce ideal kilonuza gelmeniz, bebeğin sağlığı açısından önemli.Her kadın “Hamile kaldığımda çok kilo alacak mıyım, daha sonra bu kiloları verebilecek miyim?” sorusuna odaklanır. Ancak hamile kaldıklarında ideal kilolarında olup olmadıklarını pek önemsemezler. Aslında anne adayının da doğacak bebeğin de sağlığı açısından önemli unsurlardan biridir, anne adayının ideal kilosunda olmasıdır.
Hamileliğe İdeal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/wp-content/uploads/248_hamile_kilo.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1491" style="margin: 5px;" title="248_hamile_kilo" src="http://www.medikal-hastaliklar.com/wp-content/uploads/248_hamile_kilo-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Çocuk sahibi olmaya karar vermeden önce ideal kilonuza gelmeniz, bebeğin sağlığı açısından önemli.<span id="more-1490"></span>Her kadın “Hamile kaldığımda çok kilo alacak mıyım, daha sonra bu kiloları verebilecek miyim?” sorusuna odaklanır. Ancak hamile kaldıklarında ideal kilolarında olup olmadıklarını pek önemsemezler. Aslında anne adayının da doğacak bebeğin de sağlığı açısından önemli unsurlardan biridir, anne adayının ideal kilosunda olmasıdır.</p>
<p><strong>Hamileliğe İdeal Kilonuzla Başlayın, Hem Bebeğiniz Hem Siz Daha Sağlıklı Olun</strong></p>
<p>Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Asena Ayar hamileliğe kilolu ya da normal kilosunun altında başlayan anne adayları ve hamilelik döneminde normalin üzerinde kilo alan annelere bazı önerilerde bulunuyor.</p>
<p><strong>Fazla Kilo, Çocuk Sahibi Olmayı Olumsuz Etkiliyor</strong></p>
<p>Fazla kilo ile yumurtlama problemleri, kıllanma ve insülin resistansı arasında yakın bir ilişki olduğu ve bunların çocuk sahibi olmayı olumsuz etkilediği ispatlanmıştır. Öyle ki, kadında adet düzensizliği ya da yumurtlama problemleri var ise, sadece kilo vererek ve egzersiz yaparak, adetler düzenlenebilir, kiloya bağlı kan metabolizması değişiklikleri geriye döndürülebilir.</p>
<p>Hamilelik Öncesi Fazla Kilolarınızdan Kurtulun<br />
Fazla kilolu olarak hamile kalırsanız;</p>
<p>• Hamileliğiniz sırasında kronik hipertansiyona yakalanma oranınız yükselir.</p>
<p>• Preeklampsiye (hamilelik zehirlenmesi) yakalanabilirsiniz.</p>
<p>• Hamilelik şekeri riskiniz artabilir.</p>
<p>• Kilolu bebek doğurabilirsiniz.</p>
<p>• Ölü doğum gerçekleştirebilirsiniz.</p>
<p>• Yüksek olasılıkla sezaryenle doğum yapmanız gerekir.</p>
<p>• Doğum sonrası kanamalarınız, alt karın, idrar yolu, yara yeri enfeksiyonlarınızın olma olasılığı fazladır.</p>
<p>• Bebeğinizde beyin-omur-omurilik bozuklukları, karın duvarı, kalp anormallikleri ve birçok başka anormalliklerin görülme olasılıkları artabilir.</p>
<p>Bu sebeple fazla kilolu anne adaylarına, hamilelik öncesinde anne adaylarının yağdan fakir, liftten zengin diyet uygulayarak ve egzersiz yaparak kilo vermesi önerilir. Bu diyeti yaparken anne adayının doktorundan ya da bir beslenme-diyet uzmanından bilgi alması çok önemlidir. Çünkü bilinçsizce yapılan diyetler gebe kalma şansınızı azaltabilir.</p>
<p><strong>Çok Zayıf Anne Adayları da Dikkatli Olmalı</strong></p>
<p>Hamilelik döneminde kilo artışına dikkat edilmesi gerektiği gibi, hamilelikten önce de anne adayının ideal kilosunda olması oldukça önemli. Ancak sadece fazla kilolu anne adayları değil, normalin altında kiloda olan anne adayları da dikkatli olmalı. “Aşırı zayıflık da hamilelik şansını tehlikeye atıyor” bunu unutmayın! Ayrıca zayıf kadınlarda, yetersiz beslenmeye bağlı olarak vitamin ve mineral eksiklikleri sıklıkla görülür. Bu sebeple, hamile kalmaya karar vermeden 3 ay ile 1 yıl önce uygun bir beslenme programı ile ideal kilonuza ulaşın. Anne adaylarına önerimiz vücut kitle indeksleri 18,5–24,9 kg/m2 arası, yani normal kilolu olarak hamileliğe başlamalarıdır.</p>
<p><strong>Hamilelik Döneminde İki Kişilik Yemek YEME!</strong></p>
<p>Hamilelik öncesinde anne adayının ideal kilosunda olması kadar hamilelik sırasında da kontrollü yemek yemesi ve beslenmesine dikkat etmesi de çok önemlidir. Hamilelik sırasında çok ve tek taraflı beslenmekten uzak durup temel besin gruplarından gün içerisinde yeterli ve dengeli almak gerekiyor. Üstelik sanılanın aksine ‘iki kişilik’ yemek de gerekmiyor. Hamilelik sürecinde fazla kilo almayı engellemek için yapılması gereken ilk şey; hangi besinlerden ne kadar tüketeceğinizi öğrenmek.</p>
<p>Hamilelik döneminde önerilen; tüm temel besin maddelerinden yeterli ve düzenli olarak alarak ideal beslenme şeklini oluşturmaktır. Proteinler, yağlar, karbonhidratlar, vitaminler ve mineraller olarak tanımlanan temel gıdalardan dengeli bir şekilde almak hamilelik sürecinden önemlidir. Besin değeri düşük gıdaları fazlaca tüketmek, gereksiz kilo almaktan başka bir işe yaramaz. Uygun beslenme planı için doktorunuzun ya da bu konuda uzman bir diyetisyenin önerilerinden yararlanmanızda fayda var.</p>
<p>Hamilelik döneminde kişiden kişiye değişse de normal kilo alımı oranı 10 – 12 kilo arasında değişir. Ancak bu, anne adayının hamilelik öncesi kilosu ve boyu, yaşı, daha önce sahip olunan bebek sayısı, iştahı, metabolik bir hastalığının (diyabet vs.) olup olmadığı, sosyo-ekonomik ve kültürel özellikleri, günlük fiziksel aktivitesine göre değişebilir.</p>
<p><strong>“Zayıf Hamilelik” Modasını da Takip Etmemeli</strong></p>
<p>Hamilelik döneminde bilinçsizce besin değeri düşük gıdaları, aşırı şekilde tüketerek fazla kilo almak kadar, formunu kaybetmemk için az beslenmek de zararlıdır. Son yıllarda giderek yayılan zayıflama trendi, anne adaylarını da etkisi altına almaya başladı. Hamilelik sürecinde fazla kilolardan korkan anne adayları, formlarını kaybetmemek için bilinçsiz diyetler yaparak zaman zaman bebeklerinin hayatlarını tehlikeye sokabiliyor. Bebeğin büyümesi, sağlıklı olması, ruhsal, fiziksel yönden iyi gelişmesinin anne adayını sağlığı ve beslenmesiyle doğru orantılı olduğu unutulmamalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medikal-hastaliklar.com/hamilelikte-ideal-kilo.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Elma sirkesiyle kolesterole karşı savaş açın</title>
		<link>http://www.medikal-hastaliklar.com/elma-sirkesiyle-kolesterole-karsi-savas-acin.html</link>
		<comments>http://www.medikal-hastaliklar.com/elma-sirkesiyle-kolesterole-karsi-savas-acin.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 10:54:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[elma sirkesi]]></category>
		<category><![CDATA[pratik bilgiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medikal-hastaliklar.com/?p=1473</guid>
		<description><![CDATA[Sirke ile hazırlanan basit karışımlarla birçok derdinize deva bulabilirsiniz. Mucize denilebilecek ve evde kolaylıkla hazırlanabilecek iksirlerle, kolesterol, kalp ve damar hastalıkları, hafıza zayıflığı ve kramplarınıza karşı çare bulabilirsiniz.
Kolesterol
Elma sirkesi, besinlerin ve sıvıların bağırsakta emilimini yavaşlatan, suda çözünen bir lif olan pektin açısından zengindir. Pektin, sindirim sisteminde yavaşça ilerlerken bağırsaklara yapışarak kolesterol emilimini engeller. Yemeklerden önce [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sirke ile hazırlanan basit karışımlarla birçok derdinize deva bulabilirsiniz. Mucize denilebilecek ve evde kolaylıkla hazırlanabilecek iksirlerle, kolesterol, kalp ve damar hastalıkları, hafıza zayıflığı ve kramplarınıza karşı çare bulabilirsiniz.<span id="more-1473"></span></p>
<p><strong>Kolesterol</strong><br />
Elma sirkesi, besinlerin ve sıvıların bağırsakta emilimini yavaşlatan, suda çözünen bir lif olan pektin açısından zengindir. Pektin, sindirim sisteminde yavaşça ilerlerken bağırsaklara yapışarak kolesterol emilimini engeller. Yemeklerden önce düzenli olarak ballı sirke için, kolesterolünüz normale dönecektir. İsterseniz sirkenizi meyve veya sebze suyu ile karıştırıp da içebilirsiniz.</p>
<p><strong>Kalp ve damar hastalıkları</strong><br />
Elma sirkesinde bulunan pektin ve güçlü bir antioksidan olan beta karoten, kalp ve damar hastalıkları riskini azaltır. Her yemekten önce bir yemek kaşığı sirkeyi, bir bardak ılık suya veya bir bardak elma suyuna katarak için.</p>
<p><strong>Hafıza zayıflığı</strong><br />
Hafıza zayıflaması hepimizi er ya da geç etkiler ama yaşlı insanlarda daha sık görülür. Ya da bazı besinlerin eksik alınması buna yol açar. Hafıza kayıpları B12 ve folik asit oranları çok düşük insanlarda daha sık görülür. Alzheimer hastalığını araştıran bilim adamları, sağlıklı beslenmenin temel unsurlarından olan kalsiyum, tiyamin, niacin ve B12 vitamini eksikliğine dikkat çeker. Elma sirkesi, içerdiği zengin vitaminler, mineraller ve çeşitli aminoasitler sayesinde, hastalığa yakalanmış insanlar için bile (buna ek olarak sağlıklı beslenmeleri şartıyla) yeterli olmaktadır. Koruyucu hekimlikte ise değeri paha biçilmezdir!</p>
<p><strong>Kasılma ve kramplar</strong><br />
Akşam yemeğinde kalsiyum veya multimineral tableti, <a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/elma-sirkesi">elma sirkesi</a>-ballı su karışımıyla alındığında gün veya gece boyunca bacaklarda oluşan kramplara iyi geldiği gözlemlenmiştir. Kas yorgunluğuna karşı <a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/elma-sirkesi">elma sirkesi</a> ile ıslatılmış bir bezi sarmak iyi sonuçlar vermektedir. Sirkenin içine bir miktar tatlı kırmızıbiber de eklenebilir.</p>
<p><strong>İshal</strong><br />
50 gr. kuru toz nane ve yarım litre <a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/elma-sirkesi">elma sirkesi</a>ni, üç hafta kapalı bir kavanozda dinlendirin. Taze nane yapraklarını kaynatın ve içine bir tatlı kaşığı bu sirkeden ekleyin. Eski yazıtlarda her 3-4 saatte bir, bir bardak sirkeli su içilmesini öneriyorlar. Sirkeli su, bir yemek kaşığı sirke ile bir litre suyun karışımıdır. Karahindiba da ekleyebilirsiniz.</p>
<p><strong>Kireçlenmeye karşı</strong><br />
Elma sirkesi, kemik yapısı için gerekli olan kalsiyum, magnezyum, silis, manganez ve potasyum gibi oligo elementler açısından zengindir. Aynı zamanda, kalsiyum gibi, sağlam bir iskelet yapısı için önemli olan bor elementi de ihtiva eder. Borun, steroid hormonlarının serbest kalmasında karmaşık bir rolü vardır. Menopoza girmiş kadınlarda osteoporoza karşı gerekli bir mineraldir. Hormonların miktarını arttırdığı gözlenmiştir.<br />
Elma sirkesi bu durum için yine bir mucizedir!</p>
<p>Yumurta kabuklarını bir gece boyunca elma sirkesinde dinlendirin. Bu işlem kabuklardaki kalsiyumu eritir. Bir bardak ılık suya, bu karışımdan bir tatlı kaşığı ekleyip için. Eğer kalsiyum tableti kullanıyorsanız, bir bardak sirkeli suyla alın. Çok daha iyi sonuçlar elde edersiniz.</p>
<p><strong>Sedef</strong><br />
Kaynamış sarıyonca suyuna bir tatlı kaşığı mercanköşk (veya elma sirkesi) koyup, günde iki kez için. Mercanköşk sirkesi yapmak için 50 gr. dövülmüş kuru mercanköşke, 1/2 litre elma sirkesi ekleyin. Karışımı 3 hafta boyunca dinlendirin. Sonra süzün.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medikal-hastaliklar.com/elma-sirkesiyle-kolesterole-karsi-savas-acin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sporcu veya hamile bayanlar için vitamin</title>
		<link>http://www.medikal-hastaliklar.com/sporcu-veya-hamile-bayanlar-icin-vitamin.html</link>
		<comments>http://www.medikal-hastaliklar.com/sporcu-veya-hamile-bayanlar-icin-vitamin.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Feb 2010 20:52:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medikal-hastaliklar.com/?p=1469</guid>
		<description><![CDATA[Demire ihtiyacın var. National Institutes of Health&#8217;e göre yoğun egzersjz (günde en az bir spor) yapan kadınlar ortalamadan %30 daha fazla demire ihtiyaç duyar. Hamile olduğunda bebek demir stoklarından çalar. Ayrıca kan hacmin ve kaybın artar.
Önerimiz: Floradix Liguid iron and Vitamin Formula (10 ml&#8217;de: 10 mg C Vitamini. 0,8 mg Bl, 0.8 mg B2,0.8 mg [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/wp-content/uploads/gebe.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1470" style="margin: 5px;" title="gebe" src="http://www.medikal-hastaliklar.com/wp-content/uploads/gebe-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Demire ihtiyacın var. National Institutes of Health&#8217;e göre yoğun egzersjz (günde en az bir spor) yapan kadınlar ortalamadan %30 daha fazla demire ihtiyaç duyar. Hamile olduğunda bebek demir stoklarından çalar. Ayrıca kan hacmin ve kaybın artar.<span id="more-1469"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Önerimiz: Floradix Liguid iron and Vitamin Formula (10 ml&#8217;de: 10 mg C Vitamini. 0,8 mg Bl, 0.8 mg B2,0.8 mg B6, 0.8 mg B12, 9.5 mg demir) Doz olarak diğer demir takviyelerinden daha düşük dozludur. O yüzden en yüksek limit olan 45 mg&#8217;ı aşmış olmazsın. Ayrıca içeriğindeki C vitamini emilimini kolaylaştırır. Yemeklerle birlikte alabilirsin ama vitamini süt (emilimini zorlaştıran kalsiyum içerdiği için) ile karıştırmaman iyi olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medikal-hastaliklar.com/sporcu-veya-hamile-bayanlar-icin-vitamin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum sonrası kilo vermeye ne zaman başlanabilir?</title>
		<link>http://www.medikal-hastaliklar.com/dogum-sonrasi-kilo-vermeye-ne-zaman-baslanabilir.html</link>
		<comments>http://www.medikal-hastaliklar.com/dogum-sonrasi-kilo-vermeye-ne-zaman-baslanabilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Feb 2010 15:20:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Soru-Cevap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medikal-hastaliklar.com/?p=1455</guid>
		<description><![CDATA[Memorial Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Gökçe Günbey, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Remzi Aydın ve Memorial Ataşehir Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Şefika Aydın, “Doğum Sonrası Kilo Verme” hakkındaki sorularımızı yanıtladı.
HAMİLELİK DÖNEMİNDE KİLO ALMA ORANI NE OLMALIDIR?
Op. Dr. Remzi Aydın: Klasik olarak &#8220;hamilelik dönemi boyunca 8 ila [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/wp-content/uploads/248_hamile_bebe.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1456" style="margin: 5px;" title="248_hamile_bebe" src="http://www.medikal-hastaliklar.com/wp-content/uploads/248_hamile_bebe.jpg" alt="" width="150" /></a>Memorial Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Gökçe Günbey, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Remzi Aydın ve Memorial Ataşehir Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Şefika Aydın, “Doğum Sonrası Kilo Verme” hakkındaki sorularımızı yanıtladı.<span id="more-1455"></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>HAMİLELİK DÖNEMİNDE KİLO ALMA ORANI NE OLMALIDIR?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Op. Dr. Remzi Aydın: </strong>Klasik olarak &#8220;hamilelik dönemi boyunca 8 ila 12 kilo alımı normaldir&#8221; dense de, Her kadının hamilelik öncesi kilosu, metabolizması ve risk faktörleri farklı olduğundan standard bir limit koymak doğru değildir. Her kadın için bireysel olarak hesaplanmalıdır. Örneğin gebelik öncesi 90 kg olan ve şeker hastalığı riski taşıyan bir gebe için bu 6 &#8211; 9 kg olabileceği gibi, çok zayıf hamile kalan için 15 &#8211; 17 kilo bile sorun olmayabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>DOĞUM SONRASINDA HASTALARIN KİLOLARIYLA İLGİLİ SAPLANTILARI OLUYOR MU?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Op. Dr. Remzi Aydın: Kadınların tabii ki fiziksel görünümleri ve kiloları ile ilgili kaygıları her zaman vardır ve olmalıdır da! Bu kendi vücudunu beğenme duygusunu beraberinde getirir. Bununla beraber gebelik döneminin çok özel ve geçici bir dönem olduğu akıldan çıkarılmamalıdır ve bu dönemde klasik güzellik ölçütlerinin geçerli olamayacağı bilinmelidir.Unutulmamalıdır ki bu dönem geçicidir ve bu dönemin sonunda çifti büyük bir ödül beklemektedir!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>DOĞUMUN HEMEN SONRASINDA ZAYIFLAMAYA BAŞLAMAK KADINI NASIL ETKİLER?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Op. Dr. Remzi Aydın: Doğumla beraber 4-6 kg arasında kilo kaybedildikten sonra, eğer doğru bir beslenme rejimi uygulanırsa düzenli bir şekilde ayda 1- 2 kg arasında verilebilir. Unutulmamalıdır ki çok az kalori almak hem loğusa sağlığı için zararlı olabilir, hem de sütün azalmasına yol açabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>ANNENİN DOĞUMUN HEMEN SONRASI DÜŞÜK KALORİLİ DİYETLER YAPMASI DOĞRU MUDUR?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Uz. Dr. Gökçe Günbey: Yeterli ve dengeli beslenme ile anne hem kendi fizyolojik gereksinimlerini karşılamakta, hem de bebeğinin fizyolojik ve psikolojik açıdan gereksinimi olan anne sütünün yeterli miktarda üretilmesini sağlamaktadır. Bu dönemde annenin hem kendi sağlığı, hem de bebeğinin sağlığı açısından daha çok enerji, protein, vitamin ve mineral alması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Emziren annelerin, emzirme dönemi boyunca günlük enerji gereksinimlerine en az 500 kalori ilave edilmesi gerekmektedir. <a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/gebelik">Gebelik</a> döneminde normalden fazla kilo alan ve gebelik öncesinde de fazla kilolu olan annelerin emzirme döneminde vitamin ve mineral alımına dikkat ederek ayda 2 kilo kadar zayıflamasında bir sakınca olmadığı ve bunun süt üretimini olumsuz etkilemediği bildirilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak emzirmenin herhangi bir döneminde günde 1500 kaloriden daha düşük diyetler asla uygulanmamalıdır. Bu seviyenin altındaki enerji alımlarının süt üretimini bozmasının yanı sıra diğer besin öğelerinde de yetersizliğe yol açabileceği bilinmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>ANNENİN BESLENMESİ SÜTÜN KALİTESİNİ ETKİLER Mİ?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Uz. Dr. Gökçe Günbey: Anne sütünün kalitesi annenin yediği gıdalardan direkt olarak etkilenmemekle birlikte, sütün miktarı annenin aldığı sıvı gıdalarla ilişki gösterebilmektedir. Anne sütünün % 80’den fazlası sudan oluşmaktadır. Bu nedenle süt miktarının yeterli olabilmesi için annenin günde en az 3 litre sıvı gıda alması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Vejetaryen diyet ile beslenen annelerde protein ve bazı vitamin eksiklikleri görülebilmekte, bu eksiklikler takviye edilmediğinde bebekte de eksikliklere yol açabilmektedir. Ayrıca annenin diyetinin kalsiyumdan fakir olması durumunda, kalsiyum anne kemiğinden alınıp süt üretimine katılmaktadır. Bu durum hem anneyi, hem de bebeğin gelişimini olumsuz olarak etkilemektedir. Emzirme döneminde annenin iyot gereksinimi de normale göre artış göstermektedir. Özellikle guatr vakalarının fazla görüldüğü bölgelerde, bebekte ve annede eksiklik olmaması için iyot gereksinimi mutlaka karşılanmalıdır. Sonuç olarak diyebiliriz ki; vitamin, mineral, protein, yağ ve karbonhidratlardan oluşan yeterli ve dengeli beslenme hem anne, hem de bebek sağlığı açısından vazgeçilmezdir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>DOĞUM YAPAN ANNELER FAZLA KİLOLARINI NE ZAMAN VERMEYE BAŞLAYABİLİR?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Dyt. Şefika Aydın: Anne sütü alan çocuk ilk 3-4 ayda normal bir gelişim göstermektedir. Dört aydan sonra büyüme hızı yavaşlamaya başlamaktadır. 6. aydan sonra da ek besin verilmeye başlanmaktadır. Ülkemizde annelerin çoğunlukla çocuklarını 1,5- 2 yaşına kadar emzirdikleri bilinmektedir. Gebeliğinde fazla kilo alan anneler hamileliğin ilk 4 ayını atlattıktan sonra toparlanma dönemi sonrası diyet yapmaya başlayabilirler.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>KİLOLARI NE KADAR SÜREDE VERMELİLER?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Dyt. Şefika Aydın: Yapılan çalışmalarda hamilelik sonrasında haftalık 0.5kg kilo kaybı annenin gereksinimlerini azaltmamakta ve süte her hangi bir etkide bulunmamaktadır. Annenin aylık vermesi uygun görülen kilo 2’dir. Toplam süreç annenin fazla kilosuna bağlıdır. Gebeliğinde 15 kilonun üzerinde alan anne ile gebelik döneminde 9-12 kg alan annenin kalan kilosunu verme süresi kişiden kişiye değişmektedir. Fakat fazla kilolarda süreci daha uzuna yaymak kiloyu korumanın en önemli adımıdır. Hızlı verilen kilo annede kas kaybına sebep olur.</p>
<p style="text-align: justify;">Yorgunluk, baş ağrısı, kan şekerinin düşmesi, stres, ağız kokusu kemik minerilizasyonunda azalma gibi birçok sağlık problemleri oluşturmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“EMZİRMEK” FORMA GİRMEK İÇİN ETKİLİ MİDİR?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Op. Dr. Remzi Aydın: Emzirmek eylemi anne için yoğun bir metabolizma artışı demektir. Bu hem bebeğe verilecek sütün içindeki maddelerin kalorisi, hem de emzirme eylemi için harcanan kalori demektir. Bu kalori harcamaları tabii ki annenin forma girişini hızlandırabilir. Sadece dikkat edilecek nokta anne sütünü çoğaltabilmek için bilinçsizce kalori alışında artışa yol açmamaktır. Yoksa süt verildiği sürece forma girmek bir yana daha da fazla kilo alımına yol açılabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>DOĞUMDAN NE KADAR SONRA SPORA BAŞLANABİLİR?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Op. Dr. Remzi Aydın: Normal doğum sonrası eğer dikiş yoksa 1. hafta sonrası spora başlanabilir.Ama annenin yoğun bir süt üretim ve yeniden yapılanma döneminden geçtiği ve çok yorgun olabileceği düşünüldüğünde ilk haftalar, günde sadece 15 dk..kadar kısa tutulabilir ve sadece karın ve kaça eklemleri ile ilgili egzersizlerle sınırlı tutulmalıdır. Çok güncel olan &#8220;Pilates&#8221; türü egzersizlerin hafif ve zorlamasız türleri özellikle faydalı olabilir. Buradaki asıl amaç bel ve kalça etrafındaki kasların forma sokulmasıdır. Sezaryen sonrası ise egzersizlere 3. haftanın sonrası başlanılmalı,6.haftanın sonrası aerobik, kalori harcamasını hızlandıracak egzersizlerle desteklenmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>EMZİREN ANNELERE BESLENME AÇISINDAN ÖNERİLERİNİZ NELERDİR?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Dyt: Sefika Aydın: Emziren anneler aşağıdaki önerilerimizi dikkate almalıdırlar.</p>
<p style="text-align: justify;">• Doğumdan sonra bebek emzirilirken gebelik öncesi döneme göre daha fazla sıvı besin alınmalıdır. Emziklilikte su metabolizmasında artış vardır. Alınan su süt salgılanmasıyla, metabolik su ise artan yiyecek alımıyla artmaktadır. Süt miktarının değişmemesi için annenin sıvı alımını arttırmak gerekir. Günlük alınan toplam sıvı miktarı yaklaşık 3000 ml olmalıdır. Bu miktar pratik ölçüler ile 12 su bardağı su, süt, ayran, hoşaf, komposto, limonata, şerbet, meyve suları şeklinde önerilmelidir. Çay, kahve gibi içeceklerin süt verimini azalttığı bilinmektedir</p>
<p style="text-align: justify;">• Kalsiyum yönünden zengin olan süt, yoğurt ve peynir belirtilen miktarlarda düzenli olarak tüketilmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">• Her gün 1 adet yumurta ve 1 porsiyon etli sebze yemeği veya kuru baklagil yenilmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">• Kuru fasulye, nohut, mercimek ve bulgur karışımı yemekleri, portakal, mandalina, domates, maydanoz, yeşil biber, taze soğan gibi C vitamini yönünden zengin sebze ve meyvelerle birlikte tüketilmelidir. Bireysel özelliklere göre gaz yapıcı besinler çıkartılabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">• Vitaminlerden zengin sebze ve meyveler diyette her öğün olmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">• Salam, sosis, sucuk gibi katkı maddesi içeren diğer hazır besinler mümkün olduğu kadar tüketilmemelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">• D vitamini besinlerde bulunmaz. Ancak güneş ışınlarının doğrudan cilde yansıması ile sağlanır. Bu nedenle emzikli anne güneşlenmeye özen göstermelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">• Yemeklerde mutlaka iyotlu tuz kullanılmalıdır. Doğal besinlerde yeterince alınmayan iyot, ancak iyotlu tuzun kullanılması ile anne sütünden bebeğe geçer.</p>
<p style="text-align: justify;">• Kuru meyveler ve kuru yemişler yoğun enerjileri yanında, demir ve kalsiyum gibi minerallerden de zengindir. Ağırlık kontrolü de yapılarak bu besinler tüketilebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">• Kansızlığa neden olduğundan yemeklerle birlikte çay içilmemelidir. Çayı kuşluk, ikindi gibi öğün aralarında, yani yemek yendikten 1-2 saat sonra açık olarak içilmeli, çaylara limon suyu eklenmelidir. İçecek olarak ıhlamur, nane, papatya, kuşburnu gibi bitki çayları tercih edilmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">• Hazır meyve suları, gazoz ve kolalı içecekler yerine taze sıkılmış meyve suları, ayran, limonata tercih edilmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">• Pekmez kan yapıcıdır, şeker boş enerji kaynağıdır. Şeker yerine tatlı olarak pekmez yenmesi kansızlığa karşı alınacak önlemlerden birisidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medikal-hastaliklar.com/dogum-sonrasi-kilo-vermeye-ne-zaman-baslanabilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>9 adımda daha iyi görün</title>
		<link>http://www.medikal-hastaliklar.com/9-adimda-daha-iyi-gorun.html</link>
		<comments>http://www.medikal-hastaliklar.com/9-adimda-daha-iyi-gorun.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Feb 2010 15:12:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[göz sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medikal-hastaliklar.com/?p=1452</guid>
		<description><![CDATA[1. Göz kontrolünden geç: En son ne zaman göz doktoruna gittin? Eğer cevabın altı ay ve daha öncesiyse, hemen doktorundan randevu al ve bir göz bozukluğun olup olmadığını öğren. Eğer. miyop, hipermetrop gibi bir rahatsızlığın varsa, şu seçenekleri hemen gözden geçir: Renkli bir aksesuar olarak da kullanabileceğin gözlük modellerine göz at. Eğer gözlük takmanın kendine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/wp-content/uploads/200421818_003.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1453" style="margin: 5px;" title="200421818_003" src="http://www.medikal-hastaliklar.com/wp-content/uploads/200421818_003-300x225.jpg" alt="" width="150" /></a>1. Göz kontrolünden geç</strong>: En son ne zaman <a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/goz">göz</a> doktoruna gittin? Eğer cevabın altı ay ve daha öncesiyse, hemen doktorundan randevu al ve bir <a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/goz">göz</a> bozukluğun olup olmadığını öğren. Eğer. miyop, hipermetrop gibi bir rahatsızlığın varsa, şu seçenekleri hemen <a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/goz">göz</a>den geçir: Renkli bir aksesuar olarak da kullanabileceğin gözlük modellerine göz at.<span id="more-1452"></span> Eğer gözlük takmanın kendine yakışmayacağını düşünüyorsan, kontakt lens ve lazer tekniklerini araştır.Lens takmaya karar verdiysen, lens takan arkadaşlarından ve uzman bir doktordan öneriler al. Lasik tedavisi hakkında bilgi edin. Lasik kelimesi, Laser Assisted inSitu Keratomileusis kelimelerinin baş harflerinden elde edilmiş bir kısaltma. Bu tedavi ile göz kusurları yok ediliyor. Yani gözlük ya da lens kullanmana gerek kalmıyor. İşlem 2-3 dakika sürüyor. Yalnız, bu yöntem miyop ve astigmat sorunlarında başarılıyken, hipermetrop bozukluğunu belli bir ölçüye kadar düzeltebiliyor.<br />
<strong>2. Kör noktayı es geçme: </strong>Gözümüzde retinanın arka kısmında bulunan en iyi görme alanına &#8220;sarı leke&#8221; (sarı nokta) adı veriliyor. Burası görüntüyle ilgili bilgileri beyne ileten reseptörlerin en yoğun olduğu yer. Ama gözümüzde bir de hiç reseptör bulunmayan bir bölge var. Bu bölgeye de &#8220;kör nokta&#8221; deniyor. Kör noktanın üzerine düşen hiçbir görüntüyü algılayamıyoruz. Hatta bazı trafik kazaları sırf bu kör nokta yüzünden meydana geliyor! Hayatına uyarla: Nasıl gözümüzün kör noktası varsa, hayatımızda da bazen göremediğimiz şeyler oluyor. Örneğin &#8220;Aşk, insanın gözünü kör eder&#8221; derler ya, gerçekten de çok doğru! Sen de sevgilinin gereksiz kıskançlıklarını, farkında olmadan annenin kalbini nasıl kırdığını göremiyor olabilirsin. Bu yüzden bazen bakış açını değiştirmeli ve hayata farklı bir yönden bakmayı denemelisin. Bunu başarmanın en etkili yolu ise, empati yapmak!</p>
<p><strong>3. Uzaklara dikkatli bak:</strong> En sık rastlanan göz kusurlarından biri, miyop. Uzağı görememek anlamına geliyor. Miyop olan kişiler net görebilmek için gözlük veya lens kullanmak zorunda kalıyor. Hayatına uyarla: Olacakları önceden görmemiz mümkün değil, ama bu, kaderci olmamız gerektiği anlamına da gelmiyor. Sen de gelecekte kendini nerede görmek istediğini şimdiden düşünmeli, planlamalı ve hedeflerine ulaşmak için gereken adımları atmaya başlamalısın. Paranı dikkatli harcaman, derslerine yeteri kadar özen göstermen de bu konuda yapabileceklerinden&#8230;</p>
<p><strong>4. Yakını gör:</strong> Sınıfta tahtayı çok iyi görebiliyorsun diyelim, peki ya defterindeki yazıları? <strong>&#8220;Hipermetrop&#8221;</strong> adı verilen göz kusuru, miyopun aksine yakını görmemizi engelliyor. Hayatına uyarla: Bazen herkesin ilişkisi hakkında yorum yapar, görüntüsünü eleştirir, kolayca herkesi yargılarız. Ama en yakımızdakileri göremeyiz! Sen de eline büyütecini al ve kendini bir incele! Acaba dışarıdan nasıl görünüyorsun?</p>
<p><strong>5. Odaklanma sorununu çöz:</strong> &#8220;Astigmat&#8221;, bulanık veya çift görmek anlamına geliyor, miyop veya hipermetrop ile birlikte de ortaya çıkabiliyor. Yakından uzağa ya da tam tersi uzaktan yakına baktığımızda gözlerimiz bulanarak bizi rahatsız ediyor.</p>
<p><strong>6. Tembellik yapma: </strong> &#8220;Göz tembelliği&#8221;(Amblyopi) durumunda bir gözümüz iyi görürken, diğeri aynı diğeri aynı seviyede göremiyor. <strong>Paris Hilton</strong>&#8216;da da göz tembelliği var. Tedavisi ise zayıf gören gözü daha fazla kullanmaya çalışmakla, gözlükler, damlalar ve çeşitli lenslerle yapılıyor. Önemli olan bu sorunun üzerine gitmek ve gözü daha çok çalıştırmak. Sende de göz tembelliği varsa, daha çok kitap okuyabilir, göz egzersizleri yapabilir ve gözlerini daha hızlı hareket ettirmeye çalışabilirsin. Hayatına uyarla: Bazen bizi rahatsız eden sorunlarımızı görmezden gelir, üzerine gitmek yerine elimizin tersiyle iter, hiç yokmuş gibi davranırız. Sen de ailenle olan sorunlarını veya okulda yaşadığın problemleri çözmek yerine sürekli erteliyorsan, daha fazla tembellik etme ve sorunun neyse bir an önce çözmeye bak.</p>
<p><strong>7. Kuruluk sorununu çöz:</strong> Gözyaşımız, gözümüzün sağlıklı kalmasını ve göz kırpma hareketini yaparken rahat hissetmemizi sağlıyor. Bazen gözyaşı üretimi azalıyor veya gözyaşı kalitesinde bozulma meydana geliyor. Bu durumda <strong>&#8220;Göz kuruluğu&#8221; </strong>ortaya çıkıyor. Kendini kaşınma, tahriş, ışığa duyarlılık, bulanık görme hatta aşırı gözyaşı üretimi ile belli ediyor. Lens, klima, yoğun bilgisayar kullanımı, göz tansiyonu gibi etmenler gözyaşı kuruluğuna davetiye çıkarıyor. Bu durum psikolojimiz üzerinde de olumsuz etki yaratıyor. İşlerde verimliliğimiz azalıyor.</p>
<p><strong>8. Tüm renkleri gör:</strong> Renkleri ayırt etme yeteneğinin bozukluğuna <strong>&#8220;renk körlüğü&#8221;</strong> deniyor. En çok karşılaşılan sorun kırmızı ile yeşilin ayırt edilememesi. Bazen de bütün renkler ayırt edilemiyor ve her şey siyah-beyaz görünüyor. Bu hastalık sinir sistemi hastalıklarına bağlı olarak ve genetik olarak ortaya çıkabiliyor. Genetik olanlar maalesef tedavi edilemiyor. (Hayatına uyarla: Hayatı bir renk skalası olarak düşünelim. Hayattan zevk alabilmemiz için bütün renkleri yaşamamız gerek. Eğer günlerin birbirinin aynısı gibi geçiyorsa, sürekli aynı pencereden bakıyorsan dünyaya, bazı renkler eksik olabilir! Kendine hep pahalı kıyafetler alıyorsan pazara da çıkmalı, filmleri evindeki Dvd&#8217;den izliyorsan sinemaya gitmeli, yediklerine hep dikkat ediyorsan arada bir kocaman bir çikolata yemeli, farklı arkadaşlar edinmeli, farklı müzikler dinlemeli, sana farklı gelen insanlarla tanışmalısın.)</p>
<p><strong>9. Bazen görmezden gel:</strong> Her şeyi görmek bazen işe yaramayabilir! Bazen de bazı şeyleri görmezden gelmemiz gerekir. Ama dikkat et! Hiç görmemek değil; görüp de görmemezliğe gelmek&#8230; Sevgilinin futbol sevdası, erkek arkadaşının özel günleri unutması, ailenin her şeyi merak etmesi, kardeşinin ergenlik krizleri, arkadaşının sevgilisi için seni ihmal etmesi ve daha bir sürü şey&#8230; Hepsi de bazen göz ardı edilmesi gereken şeyler!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medikal-hastaliklar.com/9-adimda-daha-iyi-gorun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
