<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Medikal Bilgiler ve Hastalıklar &#187; Gebelik</title>
	<atom:link href="http://www.medikal-hastaliklar.com/kategori/saglik/gebelik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.medikal-hastaliklar.com</link>
	<description>hastalıklar, medikal hastalıklar, hastalık ansiklopedisi, medikal blogunuz.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 08 Apr 2010 20:53:37 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Hamilelikte ideal kilo</title>
		<link>http://www.medikal-hastaliklar.com/hamilelikte-ideal-kilo.html</link>
		<comments>http://www.medikal-hastaliklar.com/hamilelikte-ideal-kilo.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Feb 2010 18:56:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medikal-hastaliklar.com/?p=1490</guid>
		<description><![CDATA[Çocuk sahibi olmaya karar vermeden önce ideal kilonuza gelmeniz, bebeğin sağlığı açısından önemli.Her kadın “Hamile kaldığımda çok kilo alacak mıyım, daha sonra bu kiloları verebilecek miyim?” sorusuna odaklanır. Ancak hamile kaldıklarında ideal kilolarında olup olmadıklarını pek önemsemezler. Aslında anne adayının da doğacak bebeğin de sağlığı açısından önemli unsurlardan biridir, anne adayının ideal kilosunda olmasıdır.
Hamileliğe İdeal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/wp-content/uploads/248_hamile_kilo.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1491" style="margin: 5px;" title="248_hamile_kilo" src="http://www.medikal-hastaliklar.com/wp-content/uploads/248_hamile_kilo-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Çocuk sahibi olmaya karar vermeden önce ideal kilonuza gelmeniz, bebeğin sağlığı açısından önemli.<span id="more-1490"></span>Her kadın “Hamile kaldığımda çok kilo alacak mıyım, daha sonra bu kiloları verebilecek miyim?” sorusuna odaklanır. Ancak hamile kaldıklarında ideal kilolarında olup olmadıklarını pek önemsemezler. Aslında anne adayının da doğacak bebeğin de sağlığı açısından önemli unsurlardan biridir, anne adayının ideal kilosunda olmasıdır.</p>
<p><strong>Hamileliğe İdeal Kilonuzla Başlayın, Hem Bebeğiniz Hem Siz Daha Sağlıklı Olun</strong></p>
<p>Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Asena Ayar hamileliğe kilolu ya da normal kilosunun altında başlayan anne adayları ve hamilelik döneminde normalin üzerinde kilo alan annelere bazı önerilerde bulunuyor.</p>
<p><strong>Fazla Kilo, Çocuk Sahibi Olmayı Olumsuz Etkiliyor</strong></p>
<p>Fazla kilo ile yumurtlama problemleri, kıllanma ve insülin resistansı arasında yakın bir ilişki olduğu ve bunların çocuk sahibi olmayı olumsuz etkilediği ispatlanmıştır. Öyle ki, kadında adet düzensizliği ya da yumurtlama problemleri var ise, sadece kilo vererek ve egzersiz yaparak, adetler düzenlenebilir, kiloya bağlı kan metabolizması değişiklikleri geriye döndürülebilir.</p>
<p>Hamilelik Öncesi Fazla Kilolarınızdan Kurtulun<br />
Fazla kilolu olarak hamile kalırsanız;</p>
<p>• Hamileliğiniz sırasında kronik hipertansiyona yakalanma oranınız yükselir.</p>
<p>• Preeklampsiye (hamilelik zehirlenmesi) yakalanabilirsiniz.</p>
<p>• Hamilelik şekeri riskiniz artabilir.</p>
<p>• Kilolu bebek doğurabilirsiniz.</p>
<p>• Ölü doğum gerçekleştirebilirsiniz.</p>
<p>• Yüksek olasılıkla sezaryenle doğum yapmanız gerekir.</p>
<p>• Doğum sonrası kanamalarınız, alt karın, idrar yolu, yara yeri enfeksiyonlarınızın olma olasılığı fazladır.</p>
<p>• Bebeğinizde beyin-omur-omurilik bozuklukları, karın duvarı, kalp anormallikleri ve birçok başka anormalliklerin görülme olasılıkları artabilir.</p>
<p>Bu sebeple fazla kilolu anne adaylarına, hamilelik öncesinde anne adaylarının yağdan fakir, liftten zengin diyet uygulayarak ve egzersiz yaparak kilo vermesi önerilir. Bu diyeti yaparken anne adayının doktorundan ya da bir beslenme-diyet uzmanından bilgi alması çok önemlidir. Çünkü bilinçsizce yapılan diyetler gebe kalma şansınızı azaltabilir.</p>
<p><strong>Çok Zayıf Anne Adayları da Dikkatli Olmalı</strong></p>
<p>Hamilelik döneminde kilo artışına dikkat edilmesi gerektiği gibi, hamilelikten önce de anne adayının ideal kilosunda olması oldukça önemli. Ancak sadece fazla kilolu anne adayları değil, normalin altında kiloda olan anne adayları da dikkatli olmalı. “Aşırı zayıflık da hamilelik şansını tehlikeye atıyor” bunu unutmayın! Ayrıca zayıf kadınlarda, yetersiz beslenmeye bağlı olarak vitamin ve mineral eksiklikleri sıklıkla görülür. Bu sebeple, hamile kalmaya karar vermeden 3 ay ile 1 yıl önce uygun bir beslenme programı ile ideal kilonuza ulaşın. Anne adaylarına önerimiz vücut kitle indeksleri 18,5–24,9 kg/m2 arası, yani normal kilolu olarak hamileliğe başlamalarıdır.</p>
<p><strong>Hamilelik Döneminde İki Kişilik Yemek YEME!</strong></p>
<p>Hamilelik öncesinde anne adayının ideal kilosunda olması kadar hamilelik sırasında da kontrollü yemek yemesi ve beslenmesine dikkat etmesi de çok önemlidir. Hamilelik sırasında çok ve tek taraflı beslenmekten uzak durup temel besin gruplarından gün içerisinde yeterli ve dengeli almak gerekiyor. Üstelik sanılanın aksine ‘iki kişilik’ yemek de gerekmiyor. Hamilelik sürecinde fazla kilo almayı engellemek için yapılması gereken ilk şey; hangi besinlerden ne kadar tüketeceğinizi öğrenmek.</p>
<p>Hamilelik döneminde önerilen; tüm temel besin maddelerinden yeterli ve düzenli olarak alarak ideal beslenme şeklini oluşturmaktır. Proteinler, yağlar, karbonhidratlar, vitaminler ve mineraller olarak tanımlanan temel gıdalardan dengeli bir şekilde almak hamilelik sürecinden önemlidir. Besin değeri düşük gıdaları fazlaca tüketmek, gereksiz kilo almaktan başka bir işe yaramaz. Uygun beslenme planı için doktorunuzun ya da bu konuda uzman bir diyetisyenin önerilerinden yararlanmanızda fayda var.</p>
<p>Hamilelik döneminde kişiden kişiye değişse de normal kilo alımı oranı 10 – 12 kilo arasında değişir. Ancak bu, anne adayının hamilelik öncesi kilosu ve boyu, yaşı, daha önce sahip olunan bebek sayısı, iştahı, metabolik bir hastalığının (diyabet vs.) olup olmadığı, sosyo-ekonomik ve kültürel özellikleri, günlük fiziksel aktivitesine göre değişebilir.</p>
<p><strong>“Zayıf Hamilelik” Modasını da Takip Etmemeli</strong></p>
<p>Hamilelik döneminde bilinçsizce besin değeri düşük gıdaları, aşırı şekilde tüketerek fazla kilo almak kadar, formunu kaybetmemk için az beslenmek de zararlıdır. Son yıllarda giderek yayılan zayıflama trendi, anne adaylarını da etkisi altına almaya başladı. Hamilelik sürecinde fazla kilolardan korkan anne adayları, formlarını kaybetmemek için bilinçsiz diyetler yaparak zaman zaman bebeklerinin hayatlarını tehlikeye sokabiliyor. Bebeğin büyümesi, sağlıklı olması, ruhsal, fiziksel yönden iyi gelişmesinin anne adayını sağlığı ve beslenmesiyle doğru orantılı olduğu unutulmamalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medikal-hastaliklar.com/hamilelikte-ideal-kilo.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum sonrası kilo vermeye ne zaman başlanabilir?</title>
		<link>http://www.medikal-hastaliklar.com/dogum-sonrasi-kilo-vermeye-ne-zaman-baslanabilir.html</link>
		<comments>http://www.medikal-hastaliklar.com/dogum-sonrasi-kilo-vermeye-ne-zaman-baslanabilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Feb 2010 15:20:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Soru-Cevap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medikal-hastaliklar.com/?p=1455</guid>
		<description><![CDATA[Memorial Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Gökçe Günbey, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Remzi Aydın ve Memorial Ataşehir Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Şefika Aydın, “Doğum Sonrası Kilo Verme” hakkındaki sorularımızı yanıtladı.
HAMİLELİK DÖNEMİNDE KİLO ALMA ORANI NE OLMALIDIR?
Op. Dr. Remzi Aydın: Klasik olarak &#8220;hamilelik dönemi boyunca 8 ila [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/wp-content/uploads/248_hamile_bebe.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1456" style="margin: 5px;" title="248_hamile_bebe" src="http://www.medikal-hastaliklar.com/wp-content/uploads/248_hamile_bebe.jpg" alt="" width="150" /></a>Memorial Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Gökçe Günbey, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Remzi Aydın ve Memorial Ataşehir Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Şefika Aydın, “Doğum Sonrası Kilo Verme” hakkındaki sorularımızı yanıtladı.<span id="more-1455"></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>HAMİLELİK DÖNEMİNDE KİLO ALMA ORANI NE OLMALIDIR?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Op. Dr. Remzi Aydın: </strong>Klasik olarak &#8220;hamilelik dönemi boyunca 8 ila 12 kilo alımı normaldir&#8221; dense de, Her kadının hamilelik öncesi kilosu, metabolizması ve risk faktörleri farklı olduğundan standard bir limit koymak doğru değildir. Her kadın için bireysel olarak hesaplanmalıdır. Örneğin gebelik öncesi 90 kg olan ve şeker hastalığı riski taşıyan bir gebe için bu 6 &#8211; 9 kg olabileceği gibi, çok zayıf hamile kalan için 15 &#8211; 17 kilo bile sorun olmayabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>DOĞUM SONRASINDA HASTALARIN KİLOLARIYLA İLGİLİ SAPLANTILARI OLUYOR MU?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Op. Dr. Remzi Aydın: Kadınların tabii ki fiziksel görünümleri ve kiloları ile ilgili kaygıları her zaman vardır ve olmalıdır da! Bu kendi vücudunu beğenme duygusunu beraberinde getirir. Bununla beraber gebelik döneminin çok özel ve geçici bir dönem olduğu akıldan çıkarılmamalıdır ve bu dönemde klasik güzellik ölçütlerinin geçerli olamayacağı bilinmelidir.Unutulmamalıdır ki bu dönem geçicidir ve bu dönemin sonunda çifti büyük bir ödül beklemektedir!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>DOĞUMUN HEMEN SONRASINDA ZAYIFLAMAYA BAŞLAMAK KADINI NASIL ETKİLER?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Op. Dr. Remzi Aydın: Doğumla beraber 4-6 kg arasında kilo kaybedildikten sonra, eğer doğru bir beslenme rejimi uygulanırsa düzenli bir şekilde ayda 1- 2 kg arasında verilebilir. Unutulmamalıdır ki çok az kalori almak hem loğusa sağlığı için zararlı olabilir, hem de sütün azalmasına yol açabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>ANNENİN DOĞUMUN HEMEN SONRASI DÜŞÜK KALORİLİ DİYETLER YAPMASI DOĞRU MUDUR?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Uz. Dr. Gökçe Günbey: Yeterli ve dengeli beslenme ile anne hem kendi fizyolojik gereksinimlerini karşılamakta, hem de bebeğinin fizyolojik ve psikolojik açıdan gereksinimi olan anne sütünün yeterli miktarda üretilmesini sağlamaktadır. Bu dönemde annenin hem kendi sağlığı, hem de bebeğinin sağlığı açısından daha çok enerji, protein, vitamin ve mineral alması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Emziren annelerin, emzirme dönemi boyunca günlük enerji gereksinimlerine en az 500 kalori ilave edilmesi gerekmektedir. <a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/gebelik">Gebelik</a> döneminde normalden fazla kilo alan ve gebelik öncesinde de fazla kilolu olan annelerin emzirme döneminde vitamin ve mineral alımına dikkat ederek ayda 2 kilo kadar zayıflamasında bir sakınca olmadığı ve bunun süt üretimini olumsuz etkilemediği bildirilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak emzirmenin herhangi bir döneminde günde 1500 kaloriden daha düşük diyetler asla uygulanmamalıdır. Bu seviyenin altındaki enerji alımlarının süt üretimini bozmasının yanı sıra diğer besin öğelerinde de yetersizliğe yol açabileceği bilinmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>ANNENİN BESLENMESİ SÜTÜN KALİTESİNİ ETKİLER Mİ?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Uz. Dr. Gökçe Günbey: Anne sütünün kalitesi annenin yediği gıdalardan direkt olarak etkilenmemekle birlikte, sütün miktarı annenin aldığı sıvı gıdalarla ilişki gösterebilmektedir. Anne sütünün % 80’den fazlası sudan oluşmaktadır. Bu nedenle süt miktarının yeterli olabilmesi için annenin günde en az 3 litre sıvı gıda alması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Vejetaryen diyet ile beslenen annelerde protein ve bazı vitamin eksiklikleri görülebilmekte, bu eksiklikler takviye edilmediğinde bebekte de eksikliklere yol açabilmektedir. Ayrıca annenin diyetinin kalsiyumdan fakir olması durumunda, kalsiyum anne kemiğinden alınıp süt üretimine katılmaktadır. Bu durum hem anneyi, hem de bebeğin gelişimini olumsuz olarak etkilemektedir. Emzirme döneminde annenin iyot gereksinimi de normale göre artış göstermektedir. Özellikle guatr vakalarının fazla görüldüğü bölgelerde, bebekte ve annede eksiklik olmaması için iyot gereksinimi mutlaka karşılanmalıdır. Sonuç olarak diyebiliriz ki; vitamin, mineral, protein, yağ ve karbonhidratlardan oluşan yeterli ve dengeli beslenme hem anne, hem de bebek sağlığı açısından vazgeçilmezdir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>DOĞUM YAPAN ANNELER FAZLA KİLOLARINI NE ZAMAN VERMEYE BAŞLAYABİLİR?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Dyt. Şefika Aydın: Anne sütü alan çocuk ilk 3-4 ayda normal bir gelişim göstermektedir. Dört aydan sonra büyüme hızı yavaşlamaya başlamaktadır. 6. aydan sonra da ek besin verilmeye başlanmaktadır. Ülkemizde annelerin çoğunlukla çocuklarını 1,5- 2 yaşına kadar emzirdikleri bilinmektedir. Gebeliğinde fazla kilo alan anneler hamileliğin ilk 4 ayını atlattıktan sonra toparlanma dönemi sonrası diyet yapmaya başlayabilirler.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>KİLOLARI NE KADAR SÜREDE VERMELİLER?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Dyt. Şefika Aydın: Yapılan çalışmalarda hamilelik sonrasında haftalık 0.5kg kilo kaybı annenin gereksinimlerini azaltmamakta ve süte her hangi bir etkide bulunmamaktadır. Annenin aylık vermesi uygun görülen kilo 2’dir. Toplam süreç annenin fazla kilosuna bağlıdır. Gebeliğinde 15 kilonun üzerinde alan anne ile gebelik döneminde 9-12 kg alan annenin kalan kilosunu verme süresi kişiden kişiye değişmektedir. Fakat fazla kilolarda süreci daha uzuna yaymak kiloyu korumanın en önemli adımıdır. Hızlı verilen kilo annede kas kaybına sebep olur.</p>
<p style="text-align: justify;">Yorgunluk, baş ağrısı, kan şekerinin düşmesi, stres, ağız kokusu kemik minerilizasyonunda azalma gibi birçok sağlık problemleri oluşturmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“EMZİRMEK” FORMA GİRMEK İÇİN ETKİLİ MİDİR?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Op. Dr. Remzi Aydın: Emzirmek eylemi anne için yoğun bir metabolizma artışı demektir. Bu hem bebeğe verilecek sütün içindeki maddelerin kalorisi, hem de emzirme eylemi için harcanan kalori demektir. Bu kalori harcamaları tabii ki annenin forma girişini hızlandırabilir. Sadece dikkat edilecek nokta anne sütünü çoğaltabilmek için bilinçsizce kalori alışında artışa yol açmamaktır. Yoksa süt verildiği sürece forma girmek bir yana daha da fazla kilo alımına yol açılabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>DOĞUMDAN NE KADAR SONRA SPORA BAŞLANABİLİR?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Op. Dr. Remzi Aydın: Normal doğum sonrası eğer dikiş yoksa 1. hafta sonrası spora başlanabilir.Ama annenin yoğun bir süt üretim ve yeniden yapılanma döneminden geçtiği ve çok yorgun olabileceği düşünüldüğünde ilk haftalar, günde sadece 15 dk..kadar kısa tutulabilir ve sadece karın ve kaça eklemleri ile ilgili egzersizlerle sınırlı tutulmalıdır. Çok güncel olan &#8220;Pilates&#8221; türü egzersizlerin hafif ve zorlamasız türleri özellikle faydalı olabilir. Buradaki asıl amaç bel ve kalça etrafındaki kasların forma sokulmasıdır. Sezaryen sonrası ise egzersizlere 3. haftanın sonrası başlanılmalı,6.haftanın sonrası aerobik, kalori harcamasını hızlandıracak egzersizlerle desteklenmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>EMZİREN ANNELERE BESLENME AÇISINDAN ÖNERİLERİNİZ NELERDİR?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Dyt: Sefika Aydın: Emziren anneler aşağıdaki önerilerimizi dikkate almalıdırlar.</p>
<p style="text-align: justify;">• Doğumdan sonra bebek emzirilirken gebelik öncesi döneme göre daha fazla sıvı besin alınmalıdır. Emziklilikte su metabolizmasında artış vardır. Alınan su süt salgılanmasıyla, metabolik su ise artan yiyecek alımıyla artmaktadır. Süt miktarının değişmemesi için annenin sıvı alımını arttırmak gerekir. Günlük alınan toplam sıvı miktarı yaklaşık 3000 ml olmalıdır. Bu miktar pratik ölçüler ile 12 su bardağı su, süt, ayran, hoşaf, komposto, limonata, şerbet, meyve suları şeklinde önerilmelidir. Çay, kahve gibi içeceklerin süt verimini azalttığı bilinmektedir</p>
<p style="text-align: justify;">• Kalsiyum yönünden zengin olan süt, yoğurt ve peynir belirtilen miktarlarda düzenli olarak tüketilmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">• Her gün 1 adet yumurta ve 1 porsiyon etli sebze yemeği veya kuru baklagil yenilmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">• Kuru fasulye, nohut, mercimek ve bulgur karışımı yemekleri, portakal, mandalina, domates, maydanoz, yeşil biber, taze soğan gibi C vitamini yönünden zengin sebze ve meyvelerle birlikte tüketilmelidir. Bireysel özelliklere göre gaz yapıcı besinler çıkartılabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">• Vitaminlerden zengin sebze ve meyveler diyette her öğün olmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">• Salam, sosis, sucuk gibi katkı maddesi içeren diğer hazır besinler mümkün olduğu kadar tüketilmemelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">• D vitamini besinlerde bulunmaz. Ancak güneş ışınlarının doğrudan cilde yansıması ile sağlanır. Bu nedenle emzikli anne güneşlenmeye özen göstermelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">• Yemeklerde mutlaka iyotlu tuz kullanılmalıdır. Doğal besinlerde yeterince alınmayan iyot, ancak iyotlu tuzun kullanılması ile anne sütünden bebeğe geçer.</p>
<p style="text-align: justify;">• Kuru meyveler ve kuru yemişler yoğun enerjileri yanında, demir ve kalsiyum gibi minerallerden de zengindir. Ağırlık kontrolü de yapılarak bu besinler tüketilebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">• Kansızlığa neden olduğundan yemeklerle birlikte çay içilmemelidir. Çayı kuşluk, ikindi gibi öğün aralarında, yani yemek yendikten 1-2 saat sonra açık olarak içilmeli, çaylara limon suyu eklenmelidir. İçecek olarak ıhlamur, nane, papatya, kuşburnu gibi bitki çayları tercih edilmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">• Hazır meyve suları, gazoz ve kolalı içecekler yerine taze sıkılmış meyve suları, ayran, limonata tercih edilmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">• Pekmez kan yapıcıdır, şeker boş enerji kaynağıdır. Şeker yerine tatlı olarak pekmez yenmesi kansızlığa karşı alınacak önlemlerden birisidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medikal-hastaliklar.com/dogum-sonrasi-kilo-vermeye-ne-zaman-baslanabilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelik testleri</title>
		<link>http://www.medikal-hastaliklar.com/gebelik-testleri.html</link>
		<comments>http://www.medikal-hastaliklar.com/gebelik-testleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2009 13:43:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medikal-hastaliklar.com/?p=1381</guid>
		<description><![CDATA[
Hamile olup olmadığınızı en erken anlamanın yolu gebelik testi yaptırmaktır…
4 günlük döllenmiş yumurta, insan koryon gonadotropini hCG denilen bir hormon salgılamaya başlar. Bu hormon vücut suyunda vücudun dokularına yayılır. Başlangıçta kanda bulunabilir, kısa bir süre sonra ise idrarda teşhis edilebilir.
Gebelik testlerinin çoğu, kan örneğinden daha kolay alınan idrar örneği ile yapılır.
hCG nin varlığını tespit etmek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="haber_tx_spot2alt"><img src="http://super.kadinsaglik.net/i2008-04-21-19-28-56.jpg" border="0" alt="gebelik belirtileri" height="150" align="left" /></p>
<p>Hamile olup olmadığınızı en erken anlamanın yolu gebelik testi yaptırmaktır…</p>
<p>4 günlük döllenmiş yumurta, insan koryon gonadotropini hCG denilen bir hormon salgılamaya başlar. Bu hormon vücut suyunda vücudun dokularına yayılır. Başlangıçta kanda bulunabilir, kısa bir süre sonra ise idrarda teşhis edilebilir.<span id="more-1381"></span></p>
<p>Gebelik testlerinin çoğu, kan örneğinden daha kolay alınan idrar örneği ile yapılır.</p>
<p>hCG nin varlığını tespit etmek için birçok idrar tahlili tipi kullanılır. Çoğu, hCG ile bir hCG antikoru arasındaki bir reaksiyona dayanır. İlk reaksiyonun gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlemek için ikinci bir reaksiyona ihtiyaç vardır. Bu genellikle bir renk değişimidir.</p>
<p>Bazı kadınlar evde yapılan gebelik testlerini kullanmaktadırlar. Bu test paketleri çoğu eczaneden alınabilir. Çoğu, bir test tübünde idrarla karıştırılan bir solüsyon içerir. Belirli bir süre teste göre değişmek üzere birkaç dakikadan birkaç saate kadar geçtikten sonra, hamileyseniz koyu bir halka oluşur. Bazı markalarda, bir renk değişimi gebeliği belirtir.</p>
<p>Gebelik testini evde yapmaya karar verdiyseniz, talimatları dikkatle izleyin. Ayrıca ister evde ister laborutuvarda yapılsın, günün ilk idrarını kullanırsanız gebelik testi daha doğru olur.</p>
<p>İdrar testlerinin doğruluğu:</p>
<p>Doğrulukları, karmaşık olabilecek talimatları ne kadar iyi izlediğinize çok bağlıdır. İlk kez kullananların ya da deneyimsiz kullanıcıların doğru bir test sonucuna ulaşmaları daha küçük bir olasılıktır ve hiçbir test kusursuz değildir. Ayrıca gebelik testleri, özellikle gebeliğin ilk günlerinde uygulandıklarında, hamile olduğunuz halde olmadığınızı gösterebilirler. Bunun nedeni, gebeliğin ilk zamanlarında hCG düzeylerinin düşük olması ve teşhis edilememesidir. Bu nedenle, herhangi bir gebelik testinin negatif sonuçları, pozitif bir sonuçtan daha az güvenilirdir.</p>
<p>Evde yapılan gebelik testleri tarama testleri olarak kabul edilmelidir. Test sonucu negatifse ama gebelik belirtileri gösteriyorsanız, doktorunuza başvurun. Sonuç pozitifse, onaylaması ve doğum öncesi bakım için doktorunuza gidin.</p>
<p>Hamileyseniz ve adetiniz 4 ila 7 gün geciktiyse, bir klinikte ya da doktorunuzun muayenesinde yapılan idrar testinin sonuçları dörtte üç oranında pozitiftir. Adetiniz 2 hafta geciktiyse, doğruluk oranı yüzde i00e yaklaşır. Evde yapılan gebelik testlerinin sonuçları, adetin gecikmesinden 10 gün sonra yapıldıklarında yüzde 95 oranında doğrudur.</p>
<p>İdrara dayalı gebelik testleri en sık olarak kullanılmaktadır, ama bazı durumlarda, daha kesin olduğu ve hamileliği daha erken teşhis edebildiği için bir kan testi de uygulanabilir. Dış gebelik yumurtanın fallop tüpünde ya da rahim dışında bir yerde gelişmeye başladığı gebelik durumunda, idrara dayalı gebelik testlerinin negatif sonuçlarına karşın, kadında tüm gebelik belirtileri görülebilir. Bunun nedeni, yumurta rahimde olmadığı zaman HCG düzeylerinin yüksek olmamasıdır. Ancak kan testi daha hassastır ve gebeliği teşhis edebilir. Dış gebelik potansiyel olarak yaşamı tehdit eden bir durum olduğu için, bu bilgi annenin hayatının kurtulmasına yardımcı olabilir.</p>
<p>GEBELİK TESTLERİ<br />
Hamile kaldığınız andan itibaren vücudunuzun kimyası değişmeye başlar. Döllenen yumurta rahimde uterus yerleştiği andan itibaren HCG Human Chorionic Gonadotropin adı verilen bir hormon salgılamaya başlanır. Normalde kanda ve idrarda belirli miktarda bulunan bu hormonunu arttığının çeşitli testlerle tespit edilmesi bazı istisna durumlar hariç hamile olduğunuzun kesin kanıtı sayılır.</p>
<p>İdrar testleri:<br />
Kanınızda bulunan B-HCG belli bir eşik seviyesine olaştığında idrara çıkmaya başlar ve hamileliğinizin ilerlemesiyle idrardaki bu seviye artar. İdrarda yapılan bu testlerin amacı, B-HCG nin varlığının ya da yokluğunun saptanmasına dayanır. Çeşitli testlerin hassasiyeti arasındaki farklılıklar idrardaki seviyeyi tanıyıp tanıyamamalarına dayanır. Eczanelerde ya da evlerde hazır test kitleri yardımıyla uygulanan idrarda gebelik testlerinin güvenilirliği üretici firma tarafından her ne kadar 99 olarak belirtilse de yapılan çalışmalar özellikle adet gecikmesinin 10 günden daha az olduğu durumlarda hata oranının yüksek olduğunu göstermektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medikal-hastaliklar.com/gebelik-testleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelikteki ilaç kullanımı ve zararları</title>
		<link>http://www.medikal-hastaliklar.com/gebelikteki-ilac-kullanimi-ve-zararlari.html</link>
		<comments>http://www.medikal-hastaliklar.com/gebelikteki-ilac-kullanimi-ve-zararlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 2009 11:12:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medikal-hastaliklar.com/?p=1359</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, hamilelikte bilinçsizce kullanılan ilaçların bebeğin işitmesine zarar verebileceği uyarısında bulundu. Özellikle bebeklerin işitme yollarında problemlere neden olan hatalar:Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Gürkan Ünal, Gebelerin yüzde 90&#8242;ının hamilelik süresince reçeteli veya reçetesiz ilaç kullandığını, bunun da özellikle işitme yollarında problemlere neden olduğunu söyledi. Özel bir sağlık merkezinde çalışan Dr. Ünal, hamilenin bu ilaçların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 1px solid black; margin: 5px;" src="http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/669520081213091645750.jpg" alt="" width="150" />Uzmanlar, hamilelikte bilinçsizce kullanılan ilaçların bebeğin işitmesine zarar verebileceği uyarısında bulundu. Özellikle bebeklerin işitme yollarında problemlere neden olan hatalar:<span id="more-1359"></span>Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Gürkan Ünal, Gebelerin yüzde 90&#8242;ının hamilelik süresince reçeteli veya reçetesiz ilaç kullandığını, bunun da özellikle işitme yollarında problemlere neden olduğunu söyledi. Özel bir sağlık merkezinde çalışan Dr. Ünal, hamilenin bu ilaçların bir kısmını hekim takibinde, bir kısmını ise gebe olduğunu bilmediği bir zaman süresince kullandığı ağrı kesici, ateş düşürücü ve benzeri ilaçlar olduğunu kaydetti.<br />
<a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/gebelik">Gebelik</a>te ilaç alımı sorgulanırken ilaç kavramına da açıklık getirilmesi gerektiğini belirten Op. Dr. Gürkan Ünal, ilacın dozu, alınış yolu, metabolizması ve ilaçların annenin gebeliğinin hangi döneminde kullanıldığı, yapacağı zararlar açısından çok önemli olduğuna dikkat çekti. Ünal, hangi ilaçların hamilelikte sakıncalı olduğunu ise şöyle anlattı: &#8220;<a href="http://www.medikal-hastaliklar.com/aranan/gebelik">Gebelik</a> sırasında kullanılan ilaçlar, taşıdıkları risklere göre kategorilere ayrılıyor. C kategorisinde biraz daha risk taşımaya başlayan, hayvan deneylerinde risk gözlenen ilaçlar yer alıyor. Bu ilaçların yaşamsal kâr-zarar hesabı yapılarak kullanılması gerek. Bilim adamlarına göre annenin hayatı ciddi tehlike arz ediyorsa, o anki hastalığı tedavi edilmediği taktirde zarar görecekse kullanılabilir. D grubunda yine risk yapacağı kanıtlanan bazı ilaçlar var. Bir de X grubu var. Yani gebelikte asla kullanılmaması gereken ilaçlar. Veya kullanıldığı dönemde asla gebe kalınmaması gereken ilaçlar.&#8221;<br />
Dr. Ünal, X grubunda yer alan ilaçların neden olduğu yan etkilerle ilgili olarak şunları dile getirdi: &#8220;Genellikle immün spesif denen bazı romatizmal hastalıklarda, kanser hastalıklarında veya immün sistemi baskılayan, kronik hastalıklara maruz kalan hastaların bu ilaçları kullanırken farkında olmadan gebe kalması durumunda, özellikle gebeliğin ilk 70 gününde (organların gelişme dönemi) kullandıysa mutlaka gebeliğin sona erdirilmesi gerekiyor. Alkol kullanımı (Fetal alkol sendromu), Talidomid, Radyoaktif iyot (Tiroit fonksiyon testlerinde), CT (Bilgisayarlı tomografi) çekilmesi, Radyasyon (Yüksek doz), Diazepam (Anksiyete ilacı) gebeliğin geç döneminde kullanılırsa, bebekte yorgunluk, aşırı tepki, titreme ve artan yeni doğan refleksleri görülür. Kanamisin, streptomisin / Sağırlığa yol açabilecek kulak anomalileri hamilelik döneminde sıkıntıya yol açacak ilaçlardır.&#8221;<br />
İŞİTME KAYIPLARI NASIL GİDERİLİR?<br />
Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Gürkan Ünal, kulağın vücutta hem işitme, hem de dengeyi sağlamakla görevli bir organ olduğunu, işitmenin olabilmesi için seslerin varlığının anlaşılması ve kelimelerin tanımlanması gerektiğine dikkat çekti.<br />
İşitme kayıplarıın kalıtımsal nedenler, annenin hamileliğinde kullandığı ilaçlar ve anne karnında alınan radyasyona bağlı olarak bebekte iç kulak hasarıyla ortaya çıkabildiğini belirten Op. Dr. Gürkan Ünal, yaşlılardaki işitme kayıplarında genellikle klasik işitme cihazlarının işe yaradığını söyledi. Erişkinlerde ani gelişimli çift taraflı sinir tipi işitme kaybı ve yeni doğmuş işitme kayıplı bebeklerde iç kulak tipi işitme kaybı tedavisinde daha farklı yöntemler benimsemek gerektiğini kaydeden Ünal, bunun da biyonik kulak uygulaması olduğunu dile getirdi. Biyonik kulağın, bir mikrofon ve kulak arkasından gelen sinyalleri dijital sinyallere çeviren bir işlemciden oluştuğunu anlatan Op. Dr. Ünal, işlemcinin bu dijital sinyalleri, bir kablo ve mıknatıs yardımıyla kafa derisi altında kemiğe açılan yuva içine yerleştirilen bilgisayar çipine ulaştırdığına işaret etti.<br />
Ameliyatla biyonik kulak yerleştirilmesinden önce ve sonra odyoloji (işitme ve konuşma bozuklukları) uzmanına ihtiyaç bulunduğunu ifade eden Ünal, &#8220;Daha sonra da hastanın konuşma gelişimi ve eğitimi için konuşma terapisti gereksinimi vardır. O güne kadar sesleri duymayan çocuğa yeni seslerin tanıtılıp, konuşmanın öğretilmesi lazımdır. Bu uzun bir süreç. Ayrıca çocuğun ve ailenin psikolojik destek görmesi için, pedagog ve psikoloğa ihtiyaç vardır&#8221; diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medikal-hastaliklar.com/gebelikteki-ilac-kullanimi-ve-zararlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2. GEBELİK HAFTASI</title>
		<link>http://www.medikal-hastaliklar.com/2-gebelik-haftasi.html</link>
		<comments>http://www.medikal-hastaliklar.com/2-gebelik-haftasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Aug 2008 10:02:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik haftaları]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte 2. hafta]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medikal-hastaliklar.com/?p=90</guid>
		<description><![CDATA[Geçen hafta içerisinde bebeğinizin oluşumuna katkıda bulunacak ve ona sizin genetik yapınızı verecek yumurta hücresinin gelişimi hakkında bilgiler verdik. Bu hafta ise bebeğinizin genetik yapısının kalan yarısını oluşturacak eşinize ait sperm hücresi hakkında bilgiler edineceksiniz.
BU HAFTA BABA ADAYINDA OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER
Milimetrenin 100’de biri kadar uzunlukta olan sperm hücresi erkek üretim organları olan testisler içinde üretilir. Sperm [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçen hafta içerisinde bebeğinizin oluşumuna katkıda bulunacak ve ona sizin genetik yapınızı verecek yumurta hücresinin gelişimi hakkında bilgiler verdik. Bu hafta ise bebeğinizin genetik yapısının kalan yarısını oluşturacak eşinize ait sperm hücresi hakkında bilgiler edineceksiniz.</p>
<p align="left"><strong>BU HAFTA BABA ADAYINDA OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER</strong></p>
<p><img class="alignleft" style="float: left;" src="http://www.gebelik.org/dosyalar/haftalar/yeniresimler/Anatomi15b.jpg" alt="" width="90" height="282" />Milimetrenin 100’de biri kadar uzunlukta olan sperm hücresi erkek üretim organları olan testisler içinde üretilir. Sperm hücreleri vücut ısısına dayanıklı olmadıklarından erkeğin spermi üreten (testis) ve depolayan (<strong>epididim</strong>) organları vücut dışında skrotum (<strong>torba</strong>) adı verilen yapı içinde yer alır.</p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family: Arial Tur; font-size: x-small;">Hücrenin baş, gövde ve kuyruk olmak üzere üç büyük parçası bulunur.</span></p>
<p>Baş kısmı yumurta hücresininin içine girebilmek için gerekli maddeleri (akrozom) içerirken, çekirdek adı verilen bölümde hücrenin <strong>babaya ait genetik yapısı</strong> bulunur.<br />
Gövde kısmı hücrenin ileri doğru hareketi için gerekli enerji deposunu barındırır.<br />
Kuyruk kısmı ise hücrenin hareketliliğini sağlar.</p>
<p><span style="font-family: Arial Tur; font-size: x-small;">Bir ejakülasyon (boşalma) esnasında milyonlarca sperm kadın genital sistemine girse de bunlar arasından yalnızca yumurta hücresine kadar gelebilen yaklaşık 1000 tanesi yumurta hücresini döllemeye aday olur. Adaylardan ise en güçlü bir tanesi yumurta hücresi içine kabul edilmeye hak kazanır. </span></p>
<p><strong>Yumurta hücresi yumurtlamadan sonraki ilk 12 -24 saat içinde döllenmelidir. Bu nedenle başarılı bir döllenme için sperm hücreleri yumurta hücresi geldiğinde Fallop tüplerinde hazır bekliyor olmalıdırlar. Sosyal yaşamda &#8220;erkeğin kadını beklemesi&#8221; kuralı burada da geçerlidir. </strong></p>
<p>Kadın vücudunda üremeyi sağlayan hormonların tümü erkekte de bulunur, ancak erkekte hormonların işlevleri farklıdır: Hipotalamusun verdiği emirle FSH hormonu testise giderek burada sperm hücrelerinin çoğalmasını ve olgunlaşmasını sağlar. LH hormonu ise testiste erkekliğe özgü testosteron hormonu üretimini sağlar. Kadında birim zamanda tek bir yumurta hücresi olgunlaştırılmasına karşın erkekte aynı anda milyonlarca sperm hücresi üretilerek olgunlaştırılır ve depolanarak hazır bekler.</p>
<p><strong>kaynak:http://www.gebelik.org</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medikal-hastaliklar.com/2-gebelik-haftasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>1. GEBELİK HAFTASI</title>
		<link>http://www.medikal-hastaliklar.com/1-gebelik-haftasi.html</link>
		<comments>http://www.medikal-hastaliklar.com/1-gebelik-haftasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 Aug 2008 19:59:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[1. GEBELİK HAFTASI]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik 1. hafta]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medikal-hastaliklar.com/?p=83</guid>
		<description><![CDATA[Gebelik ortalama 40 hafta, yani 9 AY 10 GÜN devam eden bir süreçtir. Tıbbi olarak gebelik başlangıcınızı hamile kaldığınız adet döngünüzde (adet döngüsü üreme çağında olan bir kadının bir adet kanamasının ilk gününden diğer adet kanamasının ilk gününe kadar olan süreci tanımlar) gördüğünüz adetin ilk günü belirler. Bu nedenle gebeliğinizin birinci haftası aslında henüz hamile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gebelik ortalama 40 hafta, yani 9 AY 10 GÜN devam eden bir süreçtir. Tıbbi olarak gebelik başlangıcınızı hamile kaldığınız adet döngünüzde (adet döngüsü üreme çağında olan bir kadının bir adet kanamasının ilk gününden diğer adet kanamasının ilk gününe kadar olan süreci tanımlar) gördüğünüz adetin ilk günü belirler. Bu nedenle gebeliğinizin birinci haftası aslında henüz hamile olmadığınız bir dönemdir.<span id="more-83"></span></p>
<p>Hamile kaldığınız tarihi net olarak hatırlayamayabilirsiniz, ancak Son Adet Tarihinizin ilk gününü daha kolay hatırlarsınız. Bu nedenle biz doktorlar sizin gebeliğinizi takip ederken hesaplarımızı sizin son adet tarihinizin ilk gününe göre yaparız.</p>
<p>Not: &#8220;Gebelik&#8221; kelimesi daha çok doktorlar, &#8220;hamilelik&#8221; ise anne ve baba adaylarınca kullanılan bir kelimedir. Sitede her iki kelime beraberce kullanılmıştır.</p>
<p><span style="color: #ff6600;"><strong>DOĞRUSUNU ÖĞRENELİM</strong></span><br />
Tıbbi gebelik haftası Son Adet Tarihinizin ilk gününe göre hesaplanır. Gebelikte yapılacak testler, sizde ve bebekte ortaya çıkan değişikliklerin yorumlanması ve muhtemel doğum tarihiniz her zaman Son Adet Tarihinize göre hesaplanır.</p>
<p>Tıbbi gebelik haftası hesabı yumurtlamanın adet döngüsünün 14. gününde olduğunu var sayar. Bazı kadınlarda yumurtlama daha erken (erken yumurtlama) veya daha geç (geç yumurtlama) olabilir. Bu tür durumlarda daha ileri gebelik haftalarında suni bir Son Adet Tarihi oluşturularak takibin bu tarihe göre yapılması gerekebilir.</p>
<p>Sizin hamile kaldığınız tarihe göre yaptığınız hafta hesabı doktorunuzun belirttiği gebelik haftasından iki hafta geridedir. Siz doktorunuza örnek olarak “ben tam olarak ne zaman hamile kaldığımı biliyorum ve buna göre 3 haftalık hamileyim” şeklinde yorum yapabilirsiniz ancak siz aslında bu verilen örnekte tıbben 5 haftalık hamilesiniz.</p>
<p>Son adet tarihi hesabına göre gebelik ortalama 40 hafta sürer. Bu sürenin ay karşılığı 9 Ay 10 Gündür. Gebeliklerini aylarla ifade etme eğiliminde olan anne adaylarının bazıları bir ayın 4 haftadan, yani 28 günden daha uzun olduğunu göz ardı etmekte ve yine doktorlarının hesaplarıyla kendi hesapları çelişmektedir.</p>
<p>Modern Doğum Bilimi’nde hamileliği aylarla belirtme uygulaması terkedilmiştir.</p>
<p>Ultrasonografi cihazları doktorun yaptığı ölçümleri gebelik haftasına çevirirken yine tıbbi gebelik haftasını kullanırlar.</p>
<p>Hamileliğiniz başladıktan sonra karışıklıklara meydan vermemek için siz de tıbbi gebelik haftanızı kullanın.</p>
<p>Her ne kadar günümüzde gebelik haftalar kullanılarak ele alınsa da 9 aylık bu dönemi trimester adı verilen üç eşit dönemde inceleme alışkanlığı devam etmektedir. Latince “üç ay” anlamına gelen trimester kelimesi hamileliğin genel gelişimini betimlemede oldukça faydalıdır ve genellikle birinci trimester (ilk üç aylık dönem) bebeğin organ gelişiminin başladığı ve tamamlandığı ve anne adayında hamileliğe uyumun gerçekleştiği, ikinci trimester (ikinci üç aylık dönem) bebeğin hızla gelişimini sürdürdüğü, üçüncü trimester (son üç aylık dönem) ise doğuma hazırlığın başladığı ve tamamlandığı dönem olarak tarif edilir.</p>
<p><span style="font-family: Arial Tur; color: #0000ff; font-size: medium;"><strong>BU HAFTA SİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Arial Tur; font-size: x-small;">Adet döngünüzün yaklaşık 14. gününde yumurtlama adı verilen süreçle sağ veya sol Fallop tüpünüze (kanalınıza) atılacak yumurta hücresi bu hafta içinde olgunlaşmaya başlar.</span></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="6" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td align="right" valign="top"><img src="http://www.gebelik.org/dosyalar/haftalar/uterus.jpg" border="1" alt="gebelik.org" width="250" height="166" /></td>
<td><span style="font-family: Arial Tur; font-size: x-small;"><strong>Fallop tüpleri</strong> bebeğin geliştiği yapı olan <strong>rahimin</strong> sağında ve solunda yer alan ince kanallardır</span><span style="font-family: Arial Tur; color: #aa0000; font-size: xx-small;"><strong><span style="text-decoration: underline;">.</span></strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 3pt;"><span style="font-family: Arial Tur; font-size: x-small;">Bu kanalların içi yumurta hücresini rahim iç tabakasına (<strong>endometrium</strong>) yönlendirecek tüycüklerle döşelidir.</span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td colspan="2"></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div>
<table border="0" cellspacing="0">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Arial Tur; font-size: x-small;">Rahim, <strong>pelvis</strong> adı verilen kemik çatınızda yer alır ve burada mesane (idrar torbası) ve kalın bağırsak ile yakın komşuluktadır. Rahim ile idrar torbasının bu yakın komşuluğu nedeniyle rahim hamilelikte büyüdükçe sık idrar yapma ihtiyacı ortaya çıkar.</span></td>
<td><img src="http://www.gebelik.org/dosyalar/haftalar/yeniresimler/Anatomi10.jpg" alt="" width="320" height="189" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<div>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="3">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.gebelik.org/dosyalar/haftalar/yeniresimler/fallop.jpg" alt="" width="109" height="194" /></td>
<td valign="top"><span style="font-family: Arial Tur; font-size: x-small;">Her Fallop tüpü aynı taraftaki <strong>yumurtalık</strong> ile yakın temastadır. Fallop tüplerinin uç kısmında bulunan hareketli saçaklar yumurtlamayla atılan yumurta hücresini yakalar ve içeri alarak burada ilerlemesini sağlar. <strong>Döllenme Fallop tüpü içinde gerçekleşecektir. </strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 3pt;"><span style="font-family: Arial Tur; font-size: x-small;">Normalde bir karın içi organ olan yumurtalık dokusundan yumurtlama esnasında serbest kalan yumurta hücresinin karın boşluğuna düşmemesi için <strong>Fallop tüplerinin saçaklarının bu yakalama hareketi son derece önemlidir.</strong></span></p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<div>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="4">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Arial Tur; font-size: x-small;">Yumurta hücresi yumurtalıklarda bulunan ve olgunlaşmış haliyle 150 mikron (0.15 milimetre) çapında olan bir hücredir ve adet döngüsünün ilk gününden itibaren olgunlaşmaya başlar. Bu olgunlaşma sürecinde <strong>folikül</strong> adı verilen içi sıvı dolu bir kesecik içindedir. Folikül büyüyerek 18-20 milimetre çapına ulaştığında çatlar ve içerisindeki yumurta hücresi serbest kalır. Serbest kalan hücre Fallop tüpünün içine geçer.</span></td>
<td><img src="http://www.gebelik.org/dosyalar/haftalar/yeniresimler/ovulasyon1.jpg" alt="" width="320" height="258" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<p><span style="font-family: Arial Tur; font-size: x-small;">Yumurtalıkta folikülün çatladığı yerde rengi nedeniyle sarı cisim (corpus luteum) adı verilen bir yapı oluşur ve bu yapı rahim iç tabakasını hamileliğe hazırlayan <strong>progesteron</strong> hormonu salgılar.</span></p>
<div>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="4">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Arial Tur; font-size: x-small;">Resimde yumurta hücresinin içinde anne adayına ait <strong>kromozom</strong> ve <strong>genleri</strong> barındıran hücre çekirdeğini ve hücreyi çevreleyen jelatin benzeri <strong>Zona Pelusida</strong> adlı kalın çeperi görüyorsunuz. Bu kalın çeper yumurta hücresinin içine döllenme sürecinde yalnızca bir sperm hücresinin girmesini sağlaması yanında hücrenin yalnızca insan spermi tarafından döllenebilmesini de garanti eder.</span></td>
<td><img src="http://www.gebelik.org/dosyalar/haftalar/yeniresimler/oosit1.jpg" alt="" width="251" height="242" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<div>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="4">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.gebelik.org/dosyalar/haftalar/yeniresimler/Anatomi13a.jpg" alt="" width="340" height="343" /></td>
<td><span style="font-family: Arial Tur; font-size: x-small;">Yumurtlama olgusu beyinde bulunan <strong>hipotalamus</strong> bölgesinin denetimi altındadır. Buradan <strong>hipofiz</strong> bezine giden emirle salgılanan <strong>FSH</strong> (folikül stimülan (folikül uyarıcı) hormon) folikülün gelişmesi emrini verir. Folikül gelişimini tamamladığında salgıladığı <strong>östrojen</strong> hormonuyla çatlamaya hazır olduğunu bildirir ve bu kez hipofiz bezinden salgılanan <strong>LH</strong> (luteinizan (corpus luteum, yani sarı cisim oluşturucu) hormon) folikülün çatlamasını ve yumurta hücresinin serbestleşmesini sağlar. Folikülün salgıladığı östrojen hormonu aynı zamanda rahim iç tabakasını hamileliğe hazırlar.</span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<p><span style="font-family: Arial Tur; font-size: x-small;">Yumurtlama tamamlandıktan sonra sarı cisimin salgıladığı progesteron hormonu rahim iç tabakasına son şeklini verir. </span></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="6" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td align="right" valign="top"><img src="http://www.gebelik.org/dosyalar/haftalar/couple.gif" alt="gebelik.org" width="118" height="212" /></td>
<td><span style="font-family: Arial Tur; font-size: x-small;">Gebelik planladığınıza göre bu siklusunuzda (adet döngünüzde) korunmayacaksınız demektir. Bilinçli bir anne adayı olarak kendinizi muhtemel bir gebeliğe çoktan hazırlamaya başlamış olmalısınız. Artık yaşam biçiminizi bir anne adayına uygun şekilde yeniden düzenlemelisiniz. Alkol, sigara (pasif içicilik dahil) gibi alışkanlıklarınız varsa bunları bırakmalısınız. </span><span style="font-family: Arial Tur; font-size: x-small;"><strong>Yanınızda 6 adet sigara içildiğinde siz bir sigara içmiş kadar etkilenmektesiniz&#8230;</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Arial Tur; font-size: x-small;">Eğer bir hastalığınız varsa ilgili doktora gidip gebe kalmayı planladığınızı söylediğinizde doktorunuz gebelikte kullanıma en uygun ilacı size verecektir.</span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medikal-hastaliklar.com/1-gebelik-haftasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
