Mide Ağrısına Ne İyi Gelir

Genç-yaşlı herkesin ortak derdi bir anda başlayan mide ağrıları… Kimi bu ağrının nedenini biliyor ve tedavi oluyor, kimi ise önemsemiyor ve rahatsızlığı onu karabasan gibi takip ediyor. Sizlere mide ağrılarınızı geçirebilmeniz için bitkisel yöntemler sunuyoruz.


Mide Ağrısına Ne İyi Gelir
Ülkemizde oldukça fazla tüketilen ve birçok derde deva olduğu bilinen balın tüketilmesi mide rahatsızlığında da tedavi edici bir etki göstermektedir.

Papatya çayı mide rahatsızlıklarında etkili bir çözüm önerisidir. Papatya yapraklarından hazırlayabileceğiniz çayın günlük olarak tüketilmesi durumunda hem mide hem de bağırsak rahatsızlıklarında olumlu etkilerini görebileceksiniz.

Portakal kabukları ile hazırlanan şurubun kullanılması, evde yapılan vişne suyunun tüketilmesi, tarçın kullanılması, yemeklerde maydanozun kullanılması, hazır olarak alınan veya evde yapılan elma suyunun tüketilmesi mide rahatsızlıklarında tedavi edici etki gösterebilmektedir.

Mide ağrılarında ilaç tedavisine başlanılmadan önce bir doktora görünmeniz gerekecektir. Çünkü sebebini bilmeden alacağınız ilaçlar olumsuz etki gösterebilir. Bu sebeple önce doktor kontrolüne girmeniz sizin açınızdan iyi olacaktır.

Hamilelikten Korunma Yöntemleri

Bilinçsizce gerekli önlemler alınmadan yapılan çiftleşmeler sonunda istem dışı hamilelikler oluşabilmektedir. Bu istenmeyen hamilelikleri önleyebilmek için doğum kontrol yöntemlerinin neler olduğunu ve nasıl uygulanması gerektiğinin bilinmesi gerekir.Bu yazıda korunma yöntemleri hakkında gerekli bilgilere ulaşacaksınız.


Hamilelikten Korunma Yöntemleri
Doğum kontrol yöntemleri istem dışı hamile kalmayı engelleyebilmek açısından oldukça önemli bir yöntemdir. Bu yöntem sayesinde çiftler istedikleri zaman çocuk sahibi olabilir istemedikleri zaman çocuk sahibi olmayabilirler. Ayrıca doğum kontrol yöntemleri nüfus planlaması açısından da oldukça faydalı bir yöntemdir.
Günümüzde birçok çift planlama yapmadan hamile kalmakta ve sonra pişman olmaktadır. Bilinçsizce gerekli önlemler alınmadan yapılan çiftleşmeler sonunda istem dışı hamilelikler oluşabilmektedir. Bu istenmeyen hamilelikleri önleyebilmek için doğum kontrol yöntemlerinin neler olduğunu ve nasıl uygulanması gerektiğinin bilinmesi gerekir.
Spiral: Oldukça etkili bir doğum kontrol yöntemidir. 6 Yıl boyunca gebelikten koruyabilir. Aslında bunlar rahim içine yerleştirilen bakır veya kadınlık hormonu içeren araçlardır. Toplum arasında spiral olarak bilinmektedir. Çoğunlukla yan etkisi son derece az olduğu için bakırlı spiral daha çok tercih edilmektedir. Spiral spermleri etkisiz hale getirerek kadının hamile kalmasını önlemektedir.
Doğum Kontrol Hapları: Bu seçenekte oldukça faydalı bir yöntemdir. Bu yöntem sayesinde kadının hamile kalma olasılığı oldukça düşüktür. İlaçların içerisindeki sentetik kadın hormonları kadınların doğal hormon düzeylerini değiştirerek yumurta salımını engeller. Bu sayede spermler rahatça rahim içine giremez. Ancak doğum kontrol hapları doktor tavsiyesi ile alınmalıdır.
Spermisidler: Bu yöntem diğer doğum kontrol yöntemlerine göre kimyasal madde içermektedir. İçerisinde köpük, jel ve krem formları bulunmaktadır. Cinsel ilişki öncesinde vajinanın içerisine yerleştirilerek kullanılır. Spermler rahme ulaşmadan ölmüş olur.
Norplant: Bu da çok olmasa da genelde tercih edilebilinen bir yöntemdir. Küçük ince bir kapsül seti şeklindedir. Kadının kolundan cilt altına yerleştirilir. Buradan sürekli olarak kan dolaşımına devamlı olarak hormon salınımı yapılır. Bu yöntem sayesinde beş yıl süreyle gebelik engellenebilmektedir. Bu yöntem uygulanmadan önce bir doktora sorulmalı ve bilgisi dâhilinde yapılmalıdır.
Geri Çekme Yöntemi: Bu yöntem erkeğin boşalmadan önce kendisini dışarı çekerek vajinanın içine değil dışına boşalması şeklinde olur. Ancak çok güvenilir bir yöntem değildir.
Prezervatif: Günümüzde en çok tercih edilen yöntemden bir tanesidir. Birçok çift bu yöntemi kullanmaktadır. Prezervatif sayesinde boşalma sonucunda penisten çıkan spermlerin vajinaya ulaşmasını engelleyerek hamile kalınmasını önlemektedir.
Bunlarla birlikte diğer kullanılan doğum kontrol yöntemleri de şu şekilde belirtebiliriz.
Sterilizasyon (kısırlaştırma)
Koruma iğneleri
Takvim yöntemi
Vajinal fitiller
Diyafram
Vazektomi
Not:Daha detaylı bilgi için uzman bir hekimden mutlaka bilgi alınmasında fayda bulunmaktadır.

Şaşılık ve Tedavisi

Kas felçlerine, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, damar hastalığı, çarpma ve kazalara bağlı olarak ortaya çıkan şaşılık göz hastalıklarından biridir. Bu göz hastalığının tedavisi ve hastalığın ince ayrıntıları hakkında bilgiler bu makalede.

Şaşılık ve Tedavisi

Şaşılık toplumda birçok kişide rastlanılabilinen bir rahatsızlıktır. Bazen karşıdan bakıldığında çok rahat fark edilebilirken, bazen de çok belli olmayabilir. Bazı durumlarda ise özel muayene yöntemleri ile ortaya çıkabilir. Şaşılığı kısaca açıklamak gerekirse; gözlerin paralelliğinin bozulduğu bir durumdur. Gözler burun köküne doğru veya dış tarafa kayabileceği gibi yukarı veya aşağı pozisyonlara da kayabilir.
Şaşılığın bazı şekilleri vardır. Şaşılığın bir şekli gizli şaşılık türüdür. Gizli şaşılığın hemen farkına varılmayabilir. Sadece gözlerden biri kapatılınca ortaya çıkan şaşılıktır. Muayene sırasında bir hekim tarafından fark edilebilme olasılığı daha yüksektir.
Şaşılığın Oluşma nedenleri: Şaşılık birçok sebepten dolayı ortaya çıkabilir. Kas felçlerine, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, damar hastalığı, çarpma ve kazalara bağlı olarak ortaya çıkabilir. Ayrıca hamilelikte annenin geçirdiği bir hastalık, tansiyon, beyin tümörü ve doğumun zor geçmesi gibi nedenler de şaşılığa neden olabilir. Eğer aile bireylerinde gözle ilgili bir sıkıntı varsa çocuklarda da bu sıkıntı görülebilir. Böyle durumlarda çocuğun ilk yaşının içinde muayene edilmesi gerekmektedir.
Çocuk gelişimi tamamlarken de şaşılığa rastlanılabilinir. Böyle bir durumda bebeğin 6’ncı aydan sonra tedavisine başlanması gerekmektedir. Uzmanlar şaşılığın en çok çocuklarda görüldüğünü belirtmektedir. Uzmanlar bebeklerin ilk 3. ayında gözlerinde kaymalar oluşabileceğini ve bu durumun 6. aya kadar düzelme olasılığının olduğunu da belirtmektedirler. Ancak bu durumda bu dönemde sabit göz kaymaları veya sonrasında oluşan kaymalar mutlaka dikkate alınmalıdır
Çocuklarda Dikkat Edilmesi Gereken Durumlar:
Eğer çocukların gözlerinden biri diğeri ile aynı yöne bakıyorsa doktora gidilmelidir.
Çocuk herhangi bir şeye bakmak istediğinde başını çeviriyor ve eğik tutuyorsa doktora gidilmelidir.
Çocuğun yürüme sırasında çok sık takılıp düşmesi ve elindeki eşyaları sık düşürüyor olması.
Oynadığı oyuncakları ya da okuduğu kitabı çok yakın tutması
Çocuğun çift görme şikâyetinin olması durumu.
Not: Bu gibi durumlarda mutlaka uzman bir hekime gidilmeli ve gerekli önlemler alınmalıdır. Ayrıca sitemizdeki yazılar sadece bilgi amaçlıdır.

Bel Soğukluğunun Belirtileri

Bel soğukluğu önemsenmesi gereken bir rahatsızlıktır. Dikkat edilmediğinde tehlikeli sonuçlar ortaya çıkabilir. Mesela Prostatta apse ve İlerleyen safhalarda kısırlık görülebilir. Bu nedenle bu tür hastalıklar mutlaka önemsenmeli ve rahatsızlık ilerlemeden uzman bir hekimden destek alınmalıdır.


Bel Soğukluğunun Belirtileri
Bel soğukluğu günümüzde çok sık görülen bir rahatsızlık türü; olup kadınlara göre erkeklerde daha sık rastlanmaktadır. Bel soğukluğu cinsel yolla bulaşan bir hastalık olup erkek ve kadında da görülebilir. Korunmasızca yapılan seks sırasında çiftler bu rahatsızlığı bir birine geçirebilir. Bel soğukluğu hastalığına yakalanmamak için öncelikle cinsel birleşme sırasında gerekli koruma önlemleri mutlaka alınmalıdır. Toplum arasındaki adı bel soğukluğu olan hastalığın tıp dilindeki adı üretrit dir. İki şekilde incelenir. Bunlar gonore ve nongonokoksit üretrit.
Gonore Üretrit: Tehlikeli bir mikrop olup en çok görülen bel soğukluğu türüdür. Özellikle gençlerde görülen bir mikroptur. Nongonokoksik üretit: buda parazite benzeyen hücre içi mikroplarla oluşur. İkisi arasındaki tek fark erkekteki akıntının rengidir.
Erkelerde bel soğukluğu belirtisi: Erkekteki ilk belirtileri idrar yolunda bir sızma hissedilir. Sonrasında erkek için idrara çıkmak acı vermeye başlar. Diğer belirti ise penisten sütlü görünümlü bir akıntı gelmeye başlamasıdır. Hastalığın ilerlemesi sonucunda idrar yolundaki ağrı artar ve cerahat gibi krem yoğunluğunda akıntı da çoğalır.
Kadınlarda bel soğukluğu belirtisi: Kadınlardaki belirtisi rahim boyunda ve üreme organlarında görülür. Ancak bazen idrar yoluna da yayılabilir. Bazen çok ağrılığı ve sık sık idrara çıkmayla olur. İdrar yolunda sarımsı ya da yeşil renkte bir akıntı meydana gelir. Akıntı kötü bir koku salgılar. Ayrıca adet dönemi bozulur ve ara sıra adet döneminde kanama görülebilir. İdrara çıkma sırasında erkelerde olduğu gibi kadınlarda da yanma görülebilir.
Not: Bu yazı sadece bilgi amaçlı yazılmış olup bu gibi rahatsızlıklarda mutlaka uzman bir hekimden destek alınmalıdır.

Kas Gevşetici İlaçlar

Kas ağrıları bazen çekilmez konuma gelir ve ağrıkesicilerle çare bulmayı deneriz ancak kas gevşetici olmadan düzelemeyiz. Kas gevşetici ilaçlar vücudun ve kasların gevşemesini sağlaması açısından önemlidir. Özellikle sırt, bacak, boyun ve kalça ağrılarında sıkça kullanılmakta olup faydası oldukça büyüktür.


Kas Gevşetici İlaçlar
Bu ilaçlar doktor tavsiyesi ile alınmalıdır. Doktor kontrolü ve onayı olmadan hiçbir ilaç kullanılmamalıdır.
Kasgevşetiçi İlaçlar:
Muscoril, Sirdalud, Dorsilon, Paraflex, Voltaren, Librax, Stiramat, Klorfenezin, Dantrolen, Pridenol, Orfenadrin vb. gibi ilaçlar çok sık kullanılan kasgevşetiçi ilaçlardır.
NOT. Bu yazı sadece bilgi amaçlı yazılmış olup; ihtiyaç duyulduğunda mutlaka uzman bir doktordan destek alınmalıdır. Ne olursa olsun doktor tasfiyesi olmadan ilaç kullanmamaya dikkat edilmelidir.

Bacak Ağrıları

Dolaşım bozuklukları, yürüyüş sırasında olan ağrılar, trafik kazası, fazla ayakta kalmak, ağır bir iş yapmak, travmalar, zedelenmeler, burkulmalar gibi sebeplerle bacak ağrısı yaşayabilirsiniz. Ancak ağrının sebebini mutlaka öğrenin çünkü bazen bu ağrı çok ciddi bir sorunun habercisi de olabilmekte.


Bacak Ağrıları
Bacak ağrısı küçük bir sorun gibi görünebilinir ancak aslında önemsenmesi gereken bir sorundur. Küçük gibi görünen bir bacak ağrısı aslında atardamardaki bir tıkanıklıktan da kaynaklanabilinir; önemsenmemesi durumunda ayağın kesilmesi bile söz konusu olabilir. Bu nedenle kötü sonuçlar ortaya çıkmaması için bacak ağrıları kesinlikle önemsenmelidir.
Bacak ağrılarının çeşitli sebepleri vardır. Dolaşım bozuklukları, yürüyüş sırasında olan ağrılar, trafik kazası, fazla ayakta kalmak, ağır bir iş yapmak, travmalar, zedelenmeler, burkulmalar gibi sebeplerle ortaya çıkabilir. Bu ağrıların çoğu travmaların çok şiddetli olmaması kaydıyla ilaç tedavisiyle azaltılabilir. Fakat ciddi travmalarda ya da yaralanmalarda cerrahi müdahale gerekebilir.
Diz eklemlerinden kaynaklanan ağrılar da kişiyi rahatsız edebilir. Bu ağrı diz eklemlerinin üstünde ya da altında başlar ancak iltihabi durumlara göre bacaklara yayılabilir. Genellikle merdiven çıkarken, namaz kılarken, oturup kalkerken, dizlerde acıma hissedilebilir. Bu ağrı ayağın zorlanmasıyla ortaya çıkan bir rahatsızlıktır.
Ayakların üşümesi bacağın ağrımasına neden olabilir. Bu nedenle özellikle soğuk havalarda kalın çorap giyilmeli ve ayaklar iyi korunmalıdır. Aynı zamanda ayak tabanlarında oluşan ağrılar da bacakları rahatsız edebilir. Bu nedenle çok fazla ayakta kalmamaya özen gösterin. Çünkü ayakta fazla kalınması durumunda vücudun ağırlığının ayaklara binecek olmasından dolayı bacakların ağrımasına sebep olur.
Bacak ağrısının çok fazla hissedilmesi durumunda mutlaka uzman bir hekime gidilmelidir. Unutmayın ki ağrılar küçük gibi görülebilir. Ancak önemsenmediğinde kötü sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle bir sorun olduğunda mutlaka bir uzmandan destek alınmalıdır.

Kemik Erimesi

Hareketsiz bir yaşam sürdürmek yani herhangi bir spor dalıyla uğraşmamak ya da az sayıda fiziksel aktivitenin olması kemiklerde kitle kaybının olmasına buda kemik erimesine neden olmaktadır. İleriki yaşlarda kadınların genellikle karşılaştıkları bu hastalığı birlikte öğrenelim.


Kemik Erimesi
Kemik erimesi kişinin yaşına ve cinsiyetine bakmaksızın birçok kişide görülme olasılığı olan bir hastalıktır. Kemik erimesini tanımlamak gerekirse düşük kemik kalitesi ve kemik yapısının bozulması nedeniyle kemiklerin incelme, zayıflama ve kırılma olasılığının artmasıdır. Menopoza giren kadınlar östrojen hormonun düşmesi nedeniyle, menopozdan sonraki ilk on sene içinde, kemikte daha fazla kitle kaybeder. Bu nedenle kemik erimesi erkelere göre kadınlarda daha çok görülmektedir.
Hareketsiz bir yaşam sürdürmek yani herhangi bir spor dalıyla uğraşmamak ya da az sayıda fiziksel aktivitenin olması kemiklerde kitle kaybının olmasına buda kemik erimesine neden olmaktadır. Fiziksel aktivite yapmak kişide kalsiyum kaybını önler ve kemiklerin güçlenmesini sağlar. Bu nedenle sporla yani fiziki aktiviteyle uğraşmak sağlıklı bir yaşam için önemli olduğu kadar kemik erimesinden korunmak içinde önemlidir. Kemik erimesinden korunmak için kemiklerin güçlenmesini sağlayacak egzersizler yapılabilinir. Özellikle kemik erimesi yani diğer adıyla osteoporoz olan kişilere uzman bir doktor tarafından egzersizler verilebilinir. Ancak verilen bu egzersizler kişiye uygun egzersizler olmalı ağır olunmamasına dikkat edilmelidir. Eğer kemik erimesinin düzeyi fazla ise sırtta çok küçük kırıkların olması sonucu sırt da ağrılar oluşabilir. Bu durumda uzman bir doktordan destek alınmalıdır.
Kemik Ölçümü Yapmak Zorunda Olan Kişiler:
• Eken menopoza giren kadınlar
• Bireylerin Yetersiz kalsiyum alımı
• Yumurtalıkları ya da rahmi her hangi bir neden den dolayı alınmış kadınlar
• Çok fazla alkol kullanan kişiler
• Sporla uğraşmayan hareketsiz kalan kişiler
• Düzensiz adetlerin olması
• Kahve ve sigara tüketimi çok olan kişiler
• Aile bireylerinden birisinde osteoporoz yani kemik erimesi olanlar
• Çocuklukta kalsiyum ağırlıklı beslenmemek
• Çok doğum yapan ve hamilelik döneminde yeterince kalsiyum almayan kadınlarda
Not: Kemik erimesi önemsenmesi gereken bir rahatsızlık olup bu tarz sorunu olan kişilerin mutlaka uzman bir doktordan destek almaları gerekmektedir. Ayrıca bu yazı sadece bilgi amaçlı yazılmış bir yazıdır.

Kalp Hastalıklarından Korunmanın Yolları

Son yıllarda, bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de kalp ve damar hastalıkları giderek artmaktadır. Kalp hastalıkları ölümcül olabilmesi nedeniyle toplum sağlığını tehdit eden en önemli hastalıklardandır.


Kalp Hastalıklarından Korunmanın Yolları
Kalp hastalığı önemsenmesi gereken riskli bir hastalıktır. Bu hastalığın birçok belirtisi olabilir. Mesela göğüste birkaç dakikadan uzun süren baskı, sıkışma, ağırlık, omuzlara, boyuna veya kollara yayılan göğüs ağrısı, baş dönmesi, bayılma ve bulantı gibi rahatsızlıklar kalpte bir sorun olduğunun göstergesidir. Aynı zamanda bu belirtiler kalp krizinin de bir belirtisi sayılır. Ancak ağrıyla kendisini belli eden kalp krizleri hasta için büyük bir şanstır. Çünkü bu sayede doktorun hastaya müdahale etme şansı doğar ve gerekli önlemlerin alınması sağlanır.
Kalp hastalığına karşı bazı önlemler alına bilinir. Bu önlemler sırasıyla;
• Sebze, meyve ve lifli gıdalarla beslenmeyi benimsemek katı yağlardan ve aşırı yağ tüketiminden kaçınmak
• Sağlıklı bir vücut ağırlığına sahip olmak
• Düzenli uyumak ve iyi dinlenmek
• Tansiyonun yükselmesine yol açan tuzu azaltmak
• Sigarayı bırakmak ve alkol tüketimini kısıtlamak
• Cinsel yaşantıya önem vermek gerekir. Çünkü cinsel ilişkiye girmek bir anlamda spor niteli taşımaktadır.
• Koşmak ve en az haftada 3 gün yürümek
• Stres sakıncalı bir durum olup kalp krizine neden olmaktadır. Bu nedenle stresten uzak durmak gerekir.
• Düzenli olarak altı ayda bir check up yaptırmak kalp hastalığı dahil bir çok hastalığın belirlenmesinde önemli bir yer tutmaktadır.
• Yüzmek vücudu her yönüyle çalıştırdığından mutlaka uygulanmalıdır.
Not: Bu yazı bilgi amaçlı yazılmış bir yazı olup; bu tür rahatsızlıklarda mutlaka bir uzmandan destek alınmalıdır.

Gebelik ve Sara Hastalığı

Anne adayı hamile ve sara hastası ise bebekte sara hastası olarak doğar mı? Sara hastası olan annenin gebelik süreci nasıl olur ve ne gibi sıkıntılarla karşılaşılır? Bu konuda bilgi edinmek isteyen okuyucularımız için çok değerli bilgiler sunuyoruz.


Gebelik ve Sara Hastalığı
Epilepsi, sinir uçlarından anormal elektrik uyarımın boşalması ile oluşan bir dizi istemsiz kasılmalarla karakterize bir hastalıktır. Epilepsi nöbetlerini kontrol altında tutmak için bu hastalar sürekli ilaç kullanırlar.

Epilepsili kadınlar, epilepsisi olmayanlara göre gebelik komplikasyonlarına daha fazla yakalanırlar. Bu komplikasyonlardan biri nöbetlerde artma olasılığıdır. Nöbetler düşmelere, ve hastanın incinmesine yol açabilirler. Gebe kalındığında, ilaçlara vücudun cevabı farklılaşmaktadır. Bu da , ilacın vücut için gerekenden daha fazla ya da daha az olmasına yol açabilir. Yani, ilaçların vücuda yaptığı zehir etkisinde artmaya veya , ilacın dozunun yetersizliği görülebilir. Epilepsili kadın gebe kaldığında, her epilepsili gebe kadının vücudunda reaksiyonların farklı olduğunu bilmeli, doktoru ile ilacın ayarlanması ve bebeğin izlenmesi konularını görüşmelidir.

Epileptik annenin bebeğinde risk var mıdır?

Epileptik kadınların % 90 dan fazlası, normal, sağlıklı bebek doğururlar.

Fakat yine de bazı riskler vardır. Epilepsili annelerde bebeğin ölü doğması daha fazla görülür. İleri yaşlarda epilepsi gelişme riski hafifçe daha fazladır. Ayrıca, kanama, erken doğum, gelişme gerilikleri, kullanılan ilaçlara bağlı doğumsal anomali risklerinde de artış vardır. Ancak unutulmaması gereken, ilaç kullanılmadığında ortaya çıkabilecek nöbetler, bebek için fiziksel zedelenme, gelişme geriliği ve hatta ölüm riskleri daha fazladır.

Epilepsili anne kendini ve bebeği korumak için neler yapmalıdır?

Oluşan yeni durumları mutlaka doktorunuzla görüşmelisiniz.

En önemli nokta, epilepsi nöbetlerini önleyici ilaçların, doktorun önerdiği şekilde alınmaya devam edilmesidir. Eğer iki yıldan daha uzun süre nöbet geçirmediyseniz, belki doktorunuz ilaçları azaltarak kesmeyi deneyebilir.

Vitaminleri (özellikle folik asit) gebe kalmadan 2-3 ay önceden kullanmaya başlamanız önemlidir. Bu ilaç bazı doğum anomalilerini önleyebilir. İlacın gebe kalmadan önce başlanması önemlidir. Doktorunuza, kendiniz ve eşinizin ailesindeki beyin-omurilik-sırtta kese olması gibi aile öykülerinizi anlatmalısınız. Yeterli, sağlıklı beslenme, yeterli uyku, düzenli yorucu olmayan beden hareketleri yapmak, gebeliğin sağlıklı geçmesi için yapabileceğiniz diğer önemli noktalardır.

Epilepsi hastası gebelikte neler yapmalı?

Gebelik boyunca doktorlarınızı (doğum doktorunuzu , nöroloji doktorunuzu ve sağlık ocağı hekimini) daha sık ziyaret etmelisiniz. Doktorunuz, nöbet önleyici ilaçları yeterli dozda alıp almadığınızı sizi muayene ederek ve gerekli ise kan ilaç seviyelerini ölçerek anlayacaktır. Ayrıca, doğum doktorunuz gebelik boyunca bir dizi ultrason incelemesi isteyecektir. Ayrıca 16. gebelik haftasında kanınızda alfafetoprotein seviyelerini ölçerek çocukta oluşabilecek bazı anormallikleri tarayacaktır. Belki doktorunuz, yine bebek anormalliklerini taramak amacıyla amniyosentez denilen yöntemle bebeğin içinde bulunduğu su kesesinden örnek alarak incelemek isteyecektir.

Bu sayfa teşhis ve tedavi kılavuzu olarak hazırlanmamıştır. Bu bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, herkes için uygun olmayabilir. Daha fazla bilgilenme için doktorunuzla konuşmalısınız

Hamilelikte Nasıl Banyo Yapılmalı

Hamilelik döneminde önem gösterilen konulardan biri de banyo yaparken dikkat edilmesi geren durumlardır. Küvette duş almak rahme ve dolayısıyla bebeğinize zarar verir mi yada sıcak suyla duş almak gebeliğinizi riske sokar mı? Buyurun bu konuda yeterli bilgileri öğrenelim.

Hamilelikte Nasıl Banyo Yapılmalı

Yirmi otuz yıl önce hekimlerin çoğu küvetteki kirli suyun vajinadan rahme çıkacağına ve enfeksiyona neden olacağına inanıyordu. Daha fazla araştırma yapmak gerekli olsa bugün hekimler zorlanmadıkça suyun vajinaya girmediğine inanıyorlar; bu durumda banyo suyundan enfeksiyon kapma kaygısı da yersiz.

Vajinaya su kaçsa bile rahim ağzında rahme girişi engelleyen sümüksü tıkaç bebeği çevreleyen zarları, suyu ve bebeğin kendisini enfeksiyonlardan korur. Buna dayanarak çoğu doktor normal gebeliklerde su kesesi yırtılıncaya dek banyoya izin vermektedir. Doğum başlayana dek duş yapmaya izin vardır.

Bununla birlikte, duş ve banyo tümüyle risksiz değildir; özellikle de son ayda kayıp düşme olasılığı fazlayken. Böyle bir kazayı önlemek için küvete dikkatli girin, zeminin kaymasını engellemek için önlem alın ve mümkünse küvete girip çıkarken size yardım edecek birini bulun.